Aynamda Terör Var
patlamanın şiddetiyle uzaklara savrulmuş; uçup uçup bir solucanın tüysüz bedenine yapışmış...düşünsenize tüylü bir solucan!...züğül züğül!...saçlarım burgam burgam olu...
"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"
"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"
patlamanın şiddetiyle uzaklara savrulmuş; uçup uçup bir solucanın tüysüz bedenine yapışmış...düşünsenize tüylü bir solucan!...züğül züğül!...saçlarım burgam burgam olu...
zaman bizi kanatmak zorunda mı? bize zarar vermeden geçip gidemez mi? yaralarımızı sarmaya izin veremez mi?
Takvimlere bakmadan soldu saçlarım, uzadı senli gecelere… Sonbahar sızıları yüreğimi kanatırken; gözlerime doğan güneşim, senli günlerim daha bir kıymetli artık… Yanan her gecenin ardından nefesinle buğulanmış camına adımı yazıyorsan, o günüm daha umutlu… Ne olur, her gündoğumu adımı yaz sabahlarına, ne olur bir güneşli sabah daha… Gecelere uzayan
B. Nihan Eren
sevgilerin karşılıklı olmasını beklememek...
huzur bulacaksın ilk kez bu çılgın şehirde
Bir arkadaşım, Kenan, kahvenin sevişmenin yerini yapmak için kullanılan bir içecek olduğunu söylemişti. Eskiden “Sessiz bir yere gidelim mi?” lafı tehlikeliydi şimdi, “Kahve içelim mi?” bunun yerini aldı.
Tanımsız benliğime mahkum eder camdan kelepçeler.Gardiyan olarak acılarımı tayin eder başıma.Hiç terketmez acılar beni biran olsun kurtulamam.
Başımıza gelenlerin ne kadarı tesadüftür acaba?
Tesadüfleri biz mi yaratıyoruz, yoksa tesadüflerin birer oyuncağımıyız?
İnsanlara sen iyisin demek onlardan istifade etme adına bir eylem olacaktır, insanlara sen kötüsün demek kendinden istifade edilmesi için açık bir davet olacaktır.....
Derinizin altındaki acıyı yüzünüzün kıvrılarak gülüşü saklayamaz, kanınızın pıhtılaşmış sancısını ağzınızdan çikan yüksek sesli kahkahalar hiç mi hiç gizleyemez, kendinizi aldatmayın, yoksa teninizi
Dar vakitlerde durma sevgili… Yaşamak ölümden beterken vur yumruklarını geceye… İlk defa ağla… Son defa ağla… Gözlerinden silme gülüşlerimin gamzesini… Bana inat sesli harflerin olsun sevdadan yana dudaklarında…
Maia... Güzel prenses... Işıl ışıl parlayan iri gözleri... Rus kızlarını kıskandıracak kadar güzel sütun bacakları... Ahhh... Hele o pembecik karnı... Taze dişi Maia!
Güzel kızım... Prenses kızım... Biraz daha olgunlaştığında, sokağın sevgilisi olmaya aday kızım!...
Bebecikken, boynumda, koynumda uyuttuğum kızım, bir de kızdırmasan şu
Doğan Cüceloğlu