"Yarınki gazeteyi okumak için bugün ölmenin ne anlamı var ki?" *Mark Twain*"

Zaman ve Kapanmayan Yaralar

zaman bizi kanatmak zorunda mı? bize zarar vermeden geçip gidemez mi? yaralarımızı sarmaya izin veremez mi?

yazı resim

insanın yakalamaya çalıştığı ama,hızına yetişemeyip yakalayamadığı, yaralarını sardığını düşündüğü ama, yaralarını sarmaktan çok, tekrar açıp kanatan tek şey,"zaman".eğer,"zaman"ın tanımını yapacaksak tanım budur. zaman... o kadar hızlı geçiyor ki yakalayabilmek ne mümkün. o, hızla akıp giderken bizim kapanmayan yaralarımızı da alıp gidiyor sanıyoruz ama, yanılıyoruz. o,sadece geçiyor kapanan yara falan yok. yaralarımız hep taze,hep kanamalı. zaman geçtikçe biz daha çok yaralanıyoruz,daha çok kanıyoruz. her geçen zaman, yeni bir yara demek. birinin acısını hafifletmeden yenilere yelken açıyoruz. zaman bize karşı hiç anlayışlı değil. bize biraz olsun izin vermiyor durmak, düşünmek,yaralarımızı dinlendirmek için. acımasız bir insan gibi zaman.
acaba, o yorulmuyor mu bu kadar hızlı olmaktan? acelesi varmış gibi gitmek zorunda mı ve geçip giderken bizi kanatmak zorunda mı?

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön