Etö Gerçeği
Devlet kendi içindeki, devlet ve halk düşmanlarını temizlemiştir. Kararda bunu kanıtıdır.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Devlet kendi içindeki, devlet ve halk düşmanlarını temizlemiştir. Kararda bunu kanıtıdır.
Sanat, hele de edebiyat ve şiir bizi alıp götürmeli, geniş ufuklar açmalı ruhumuzda, benliğimizde... Bunu başaramıyorsa, okunan bir şiir ya da nesir, sıkılırız hemen, hem yazıdan, hem de yazarından... Hatta ufak böbürlenmelerimize bile yol açar ''Pöh! Bu da neymiş ki ben bundan daha iyilerini yazarım bir kere.'' diye
YZ
Dengeleri bozmayın... Hepsi bu. Bozarsanız da ağlamayın ama
Serkan Karaismailoğlu
Müzik otoriteleri, akademik çevre, Fazıl Say’ın sadece sanat anlamında değil, matematiksel anlamda bile bir dahi olduğunu(Cumhuriyet Gazetesi/Bilim ve Teknoloji Eki, 25.12.2012), teorik anlamda belki bir sürü bilmediğimiz terimlerle, beğenilerini ifade edebilirler. Ama bence, eğer bir seyirci, gözünü kapadığında, sanatçının icra ettiği musikinin içine balıklama dalabiliyorsa, o zaman ,o
belki de ben abartıyordum bilmiyorum, belki çok şey bekliyordum aşktan. beklentilerim karşılanmadıkça da karalara bürünüyordum, sevda rengini yitiriyor artık ben kararıyordum
Gitme,
çok ağlarım ben, gözlerim hep nem nem.
Gitmeyelim, bırak toplamayı aşkın valizini,
boşaltalım geri, ne varsa ceplerimizde.
Konuş ne olur,
Araya sıkıştırmaktansa eşini, dostunu, onlara zaman ayır, tüm dünyaya kapını kapat, kısacık ömründe mutlu olmanın mutlu etmekten geçtiğini anla...
Gömleğimin her düğmesinde sen vardın sevgili. Parmak izlerinin dolu olduğu göğsümü senin ellerine bırakırken, yüreğime işlerdi dokunuşların. Gömleğimin her düğmesi teker teker açıldığında, elin uzanırdı tenden örtülerime. O tenimden örtülere parmak uçların, sanki oyalı süslemeri nakış nakış işlerdi. Oysa hiç kimse senin kadar tenimi süsleyemedi. Ellerinin güzelliğini senden
Bilmiyorum söylemişmiydim sana, zordur benimle olmak, zordur beni sevip sevgime sahip çıkmak. Gözlerimizin içinde dünyayı bulalım ve birbirimizle yeniden dünyaya gelelim isterim.
Malatya Araştırmaları Derneği’nin 6. kitabıdır Damla Kuyusu.
Taşrada yayıncılık yapmak eskisi gibi zor olmasa da kolay bir iş değildir. Değil Malatya gibi bir taşra kentinde yayıncılık yapmak, merkezde yayıncılık yapmak bile zor bir iş. Hele hele kitabın okunmadığı, okuyucusunun bulunmadığı bir zamanda yayıncılık yapmak gerçekten er
Fatma Ninem de günlük tutmuş.
bahar gelsin sular yürüsün dallarıma diyen ağaçlar gibi
ve hasretle dudaklarını gökyüzünden damla düşsün diye açan toprak gibi
her damlasına hasret bir bekleyiş
her damlasına ömür boyu beklemeye yeminli toprak gibi
Sema Kaygusuz