Kamburunda yüce
Devedir küçüldükçe
Örten geceyi perdedir
Bir ok atımı düşünce
Lale devri değişince
Hepten arılar bitince
Ölümsüz bir devirdir
Biri tütün çiğneyince
Okkalar çizer sessizce
Diğeri susuz içince
Düşünce de çerezdir
Üflemeyi bilmeyince
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
senin o guzellıgıni herkez zaten bastan beri farkında..
bizler asırlardır devıgen abakus boncuklarıyız aslında…
sadece farkında olamyoruz korler gıbı bu fani dunyada
sen o an bakınca
etrafa
iste o an
hayret edıyosun bu cırkın dogaya
ucan kuslara,
kıpkırmızı olan safaga,
gecelerın yalnız karanlıgına,
ayın umut gibi parlamasına,
denize ıssız dusen yakamozlora..
melekler bile ısyanda..
kuslar sana bakabılmek ıcın havada asılı kalmakta!
pekı guneş nıye kızararak yenıden dogmakta?
ay niye umudunu tasıyamayıp denızle paylasmakta..
oysa..
tanrının edilgen hedıyesi ademogularına
yada
asırlardır guzellik karmasasında
cırpınan ask yazarlarlarına
yazık onlara!
ama gercek ıkı kısı de bulunmakta
gokten dutsu yer yuzune ıkı elma!
bunlardan bırı sana
bırıde bana,
ben adem ogluna
kücük bir tebessumle kok salan umutlarıma,
gördum ki sadece bir damla goz yasi düsmüs yarınlarına!!..
merak etme o yüzden geldim buraya...
huzunler deyildir ki kok saldıran umutlara,
sevgilerdir, bu laf sadece o dosta!!
mezarda nefes almaya calısan ruha....
aslında o aglamıyorki ,mezarda....
hala dostu olmadan acizane nefes almaya calısmakta...
huzunler deyildir kok saldıran umutlara,
sevgilerdir bu laf dostlara!!
bir bahar aksami gunesin batısına,
geceyi aydınlatan dolunay ısıgına,
utanıp,cekınme be dostum senle raks eden seytana
huzunler deyildir kok saldıran umutlara,
sevgilerdir, bu laf sadece o dosta!!
mezarda nefes almaya calısan ruha
Ağaçlar: kökleri toprağın derinlerine, yaprakları göğe doğru gider. Aynı ölçektedir iki hareket. Ve bir gölgesi vardır her ağacın, güneşin hareketini yeryüzüne çeviren.
Suyel
Tın, tın …n
Bi fa majör alaydık
Hani baklavaydık
Fıstığından tınaydık
Iraktık
Kaçıktık
Hazırcı bir simsar
Ulan adamdık
Duvara asıldık
Çarmıhta salındık
Çekiç eğdi diye
Bardakta yıkandık
Tokuştur!
İki kadeh daha ovuştur
Ruhtan geldi kum
Meryem puttur
Buyurursanız adresime bi beleş son nüsha gönderilsin.
Saygılar.
yalınayak edebiyat'ın yeni sayısı şubat ayı ile birlikte çıktı..
şubat-mart sayısı içinde dosya konusu olarak intihar ve edebiyatı göreceksiniz.. yine titizlikle seçilmiş farklı türde öyküler ve dosya konusuyla ilintili olarak genel tema altında çalışılmış denemeler ile dolu bir sayı..
yalınayak 6, ankara'da konur sokaktaki kitabevlerinden (imge, turhan, bilim ve sanat...), galeri kültür, dipnot, arkadaş kitabevleri, orta dünya ve hayal şair evinden hala temin edilebilir.. diğer kentlerdeki dağıtım durumu için: www.geocities.com/yalinayak_edebiyat
ayrıca yayımlanmasını istediğiniz yazılarınızı yalinayak_edebiyat@yahoo.com ya
da diken_s@hotmail.com adreslerine gönderebilirsiniz..
gölge gibi peşimde ol,yan değil,
sabır gibi beynimde ol,kan değil,
gunes gibi tenimde ol,kar değil,
sezdiğim yerdesin....
göze kapılasın hep,dile değil,
yüze konusasın hep,güze değil,
doguya koşasın hep,batıya değil
güldügüm yerdesin.....
gölge gibi peşimde ol,yan değil,
sabır gibi beynimde ol,kan değil,
gunes gibi tenimde ol,kar değil,
sezdiğim yerdesin....
göze kapılasın hep,dile değil,
yüze konusasın hep,güze değil,
doguya koşasın hep,batıya değil
güldügüm yerdesin.....
bılıyormusun ney sevgısınden yoksunken geldın yanıma
ah be.... sen gıdınce geldi aklıma....
halbukı sen benim ıcın,nede gusel bahardın,
bosver deyilmi kime ne!!,artık zaten kimin umrunda!!..
tabi canıım,
durup,bikez olsun dusunur mu gunes?
hic soramı ki batarken batiya.
dusundunmu?işıgımı silerken!!.....
ah be..karanlıklar cöktu gene bir yanıma
galıba sen yok olunca..
biliyormusun,bilerek olmadım yanında.
ah be....bahar gelmış dostum ama gunes yok...
bos ver deyilmi kime ne,artık zaten kimin umrunda!!..
batan güneş kadar mahzun...
karanlık kadar masumdun.....
ışıgımı silerken aslında.
....dostuma hitaben......
Eninde âşık
Neyler kaşık
Belasını dikseler de
Sonunda ham bi aşık
İçinde ilik
Kedide mekik
Yalasa da sözlerini
Dağda bi keklik
Laftan usanmaz
Avluda uyanmaz
Abdesti öğrense de
Camiye bi sığmaz
Diri gibi görünür
Ölü gibi gömülür
Amentüyü bilse de
Yılan gi (bi) sürünür
Elinde sazı yok
Parmağında ojesi yok
Gezse de nonoş gibi
Duracak bi kaldırımı yok
Böyle uzar işte
Koyunlar gevişte
Mor tarlalarda fal ise
Us mu bi hapiste
iciyorum sebebi var
sambiyelin subabi var
adananin kebabi var
benim neyim var sevdigim
sevdigimin saclari samur gibi
apak elleri beyaz hamur gibi
yapismisim bir nevi camur gibi
cikmam fircalayip silkselerde
selvi boyu uzun bir omur gibi
kasi kara gozleri komur gibi
baglanip ispanakta demir gibi
kopmam miknatisinan cekselerde
yarin kaslari keman yayi gibi
dudaklari kusburnu cayi gibi
durup yoluna kabadayi gibi
vermem kolum kivirip bukselerde
yanagi kizilla gullenmis gibi
kirpigi ortunup tullenmis gibi
gonlum tovbe etse kirlenmis gibi
yunmam kirk tasinan su dokselerde
askindan yanarim bir cira gibi
tuz basilmayi bekler yara gibi
baygin dustum yatarim sara gibi
aymam burnuma sogan ekselerde
sevdigim deri kemik etim gibi
sirtima giydigim ceketim gibi
alismisim ona nikotin gibi
caymam cigerlerimi sokselerde
fakir pan sevdaya tutulmus gibi
ortadan ikiye yirtilmis gibi
yaman yar hirkaya vurulmus gibi
tinmam cuvaldizinan dikselerde
Babamda bu yöntemi kullanıyor. Kendisinin bir şiir kitabı var. Fakat bunu kaset ve CDye de okudu. Böylelikle körlere de ulaşabiliyor. Şimdi yeni bir kitaba daha hazırlanıyor. Bu seferki bir öncekinden farklı. Kitabının içerisinde kısa kısa hikayeler, şiirler, mektuplar bulunuyor. Bunlarıda CD ve kasetlere okuyacak...
Bence çok güzel bir yöntem.
Haberiniz olmuş muydu? Görme engelliler kütüphanesi için sesli kitap oluşturmak üzere bir proje başlatılmış.
www.patatesprint.com.tr/seslikitap adresinde ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Ayrıca projeye katılan gönüllülerin oluşturduğu bir de e-posta grubu var.
http://groups.yahoo.com/group/gonulluokuyucu
Tek yapmanız gereken, bir kitap seçmek; kitabın daha önce okunup okunmadığını kontrol etmek, ilgili adresten bir ses kayıt programı indirip kitabı okumaya başlamak. Sonra da projenizi bilgisayardan cdlere aktarmak:)
İzEdebiyat'tan büyük bir katılım gelir diye umuyorum.
Şimdiden kolaylıklar dilerim..
İsimsiz Öyküye dair Nida 24.02.06'da:
Ruhi bile üç soru ile kendini kısıtlamış. (dizi tiplemesi). Peki, ben kendi öykümün sonunu getireyim; sevgilisini İstanbul’a kaptırmış bir deniz adamının, tek dostunun deniz, oluşu. Aksesuarları deniz kokmalıydı, elbet. Yani serüven içinde kendini bulamayan, kendini yaratamayan… Bitti elbet. (Nida)
İsimsiz öykü'nün (kendisi bitirdi ya, bittiğine karar verdikten sonraki) devamına dair:
İki jandarma, sahilin asayişini bozduğu için deliyi ve paltosunu tutuklayarak cezaevine göndermiş. Yosun kokusundan sonra, rutubetli ve ufuksuz duvarlara dayanamamış olmalı ki, ölmüş. Öldüğünde paltosunun gölgesinde bir kedi hala yalanıyormuş. (nida)
Nida gibi insanların bir tek umudu olabilir: kendisi gibi başka insanların da iletilen yazıları okumayacağı yönündedir bu umut; fakat bu umutları (da) boşa çıkar. İnsanlar okuyabiliyor Nida, ve bunun için şöyle bir inanış vardır: sadece tüketmeye dönük "herkes benim gibi olsun bir şey olmasın" anlayışı değil, liyakat ve ehliyetli olmanın geçerli kılınması için herkes kendini (ve bununla bağlantılı ne varsa) aşmalıdır yönündeki kanaat, görüş, insani kudret. Aksi takdirde, ülkemizde diz boyu olmuş "birbirimizle laubalileşelim, verimli insanları ürkütüp tüketelim" sevdası (bana göre: anakronik takıntı) yarın da hala işleyebilecekti, ama anakronizmin de kendi kendine bir orantılı aynda bakmaya mecbur kaldığı nokta vardır; bu bakışı sırasında gözleri başka yönlere kaçırtmaya çalışmanın sadece yeni bir anakronizme yol açar.
Bir de şu son kez söylenmiş olsun: bazı karakterler, başkasının susmasını, duyarlı davranmasını, nazik olmasını, böbürlenmemesini, kısacası: hoşgörülü olmasını, bir zayıflık belirtisi olarak algılar; değildir! Bu forumda susanların zayıf olduğu sanrısıyla ortalıkta sendeleme serbestisini kendine bir ayrıcalık tanıyan kişi, gerçek görünümden (vue totale) büsbütün habersizdir. Keşke ben de susabilsem, ama önemli değil; rezillikten zarar gelecekse bana, gelsin.
Suyel