"Gelecek, şimdinin geçmişidir, ama henüz yazılmamış olanın." - Ursula K. Le Guin"

Öykü

yazı resim

Günışığı

Anlayamadım, sizin onbeş günlük senelik izniniz mi var? O zaman mı hoplayıp, zıplayıp, metliyorsunuz günışığında?

Sipil Üçlemesi I

Herkes çılgınca dans edip ezgiler söylüyor, gençler birbirlerine sarılıp kucaklaşıyor, oyunlar oynuyordu. Kimileri çoktan sarhoş olup bir taraflara sızıp kalmış, kimileri şarap küplerinin dibine tünemiş içmeye devam ediyordu.

Sezgin

O gün hiç farketmediği şeyleri farketti Sezgin. Ama farkın farkında olan bir tek kendisiydi...

Yüzük Hikayeleri

‘‘Yüzük parmaktan çıktığı zaman geri dönüş yoktur kraliçem’’
Çok aşık bir o kadar da gururlu prens böyle diyordu nişanlısına.
‘‘Emin olmalıyım prens, aşkımdan, sizi sevdiğ

umutların bittiği yer

Geçmiş bir anda gözünde canlandı. Bir elektirik hızıyla geçti beraberliği: suyun derinliklerindeki eşini istedikleri gündeki heyecanı... nişanını... evlendiği gündeki mutluluğunu... evliliğinin üzerinden geçen üç yılı... Yalnız bırakmammalıydı. Kavilleri

Ünzile

Öğle üzeriydi. Ama hala serindi hava.. 40 haneli Sarıyar Köyü’nde yeni bir gün başlamıştı. Kırmızı kiremitli kerpiç evlerin ceviz, kavak, dut ve kayısı ağaçlarının arasına gizlendiği köy, uyku mahmurluğunu üzerinden atmış, canlanmıştı.

Kardeşim Dolunay

Bu yazı başka bir kişiyi anlatıyor gözükse de asıl kahramanı tam olarak benim. Edebi değeri vardır veya yoktur; çoktur veya azdır farketmez. Sonuçta bendir, benimdir...

Başa Dön