"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş şarap lekesidir." - Charles Bukowski (Kurgusal Alıntı)"

Öykü

yazı resim

Son

Kapı açıldı. Kızın kafası karışıktı. Bir ileri adım attı bir de geri. Sanki bildiği herşeyi unutmuştu. Sanki hayata bir tavrı kalmamıştı, uçmuş gitmişti hepsi. Hayır uçup gitmemişti, tükenmişti, bozuk çıkmıştı, son kullanma tarihi geçmişti. Bütün bu insanlar nasıl oluyordu da aynı biçimlerle idare edebiliyordu. Kızınkiler tükenivermişti işte. Yenisini

Karanlık

Kolumda bir karıncalanma. Yürüyen bir karıncalanma? Bir akrep! Üzerimde. Bekliyor, bekliyor... Kuyruğu havada: çelik gibi gergin. Bekliyor... Bir ses , istemsiz bir baş hareketi ve yakıcı acı! Zehir!

Geçmiş Bizden..!

...Kültürümüzden hızla uzaklaşıyoruz. Her saniye bir adım daha atıyoruz. Geçmişi anlamadan, yorumlamadan. Şimdiki nesil bir başka ya sonraki? Toplum olarak değerlermizin farkına varmamız şart.

Gözyaşlarına Vuran Ay Işığı Olmak İstiyorum

"Tutkunluk değil gözlerime yaşları pazarlayan, aşk değil hüzünleri yüz hatlarıma mühürleyen! Gerçeklere kapadığım gözlerimi uçurumdan düştükten sonra açmış olmamdır canımı yakan! Zamanında üstünü kapattığım her hata cebime koyduğum bir taşmış ve her bir taşın adı belki`ymiş... Şimdi gerçeğe açtığım gözlerimle bakıyorum ceplerime ve sayamayacağım kadar çok, taşıyamayacağım kadar

Doğduğum Topraklar

“Seni buraya bağlayan ne? Sen de gelsene!” diyordu. O’nun ardından gidecek cesareti bulamadım hiç kendimde. Ancak beni buraya bağlayan nedenler ondan sonraki günlerde kafamı kurcalamaya devam etti. İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir, diyordu Marquez. Sahi bizi bu topraklara bağlayan neydi?

Veda Senfonisi

Uzun süren bir sevda masalıydı onunki..Sevdiğini tanrılaştırmıştı içinde..Tapıyordu adeta kutsal bir varlık gibi ona..Bir gün geldi..ve inancını yitirmeye başladı yüreğindeki tanrıya..

Külahın Kulesinde

bir kadın çamaşırıdır aslında külah,
bir vitrinde sergilenen kırmızı, mor, siyah ve açık saçık..
dolduracak olanın içini, şehvetengiz güzelliğine dair kışkırtıp da..
aslında, yok bir önemi..
"hayır, diğerini kastetmiştim.."

Başa Dön