Öykü
Bir Ayrılık Sahnesi...
‘Seni seviyorum’ bile diyememişti. İçinde yitmek istediği gözlerdeki bakışlar yakmıştı onu...

Yüksek Gözyaşı Mahkemesi
Siz ! merakla dinlemesizce merakla dinlemektesiniz. Merakla izleyen gözler, mızrak uçlarıdır, asla gözlemsiz.
Prenses ve Ejderha..! 2. Bölüm
Dikenleri kuyruğunun ucuna kadar devam ediyormuş. İpincecik pençeleri, yeşil bir derisi ve kafasında bir o yana bir bu yana dağılmış on onbeş tane dikeniyle dişi bir ejderhaymış bu... Ejder de gözlerini bu güzellikten bir türlü alamıyormuş yani..!
Sanrı
Bu bina evime benziyor sanki. Peki ya şu yaşlı ağaç değişmiş mi? Yoksa kesip yerine başkasını m dikmişler? Sanırım doğru yerdeyim. Sanırım. Tabii aklım ve hafızam beni yanıltmıyorsa…
Bir Daha Gelmeyeceğim
kanalizayon borusunu dinlerken şahit olduğum sinirleri bir konuşmaydı.
Kısa Öykü Üzerine (1965)
“short story, nüvelin Florensa’dan New York’a göçü esnasında aldığı biçimdir”
Çok Mani Bir Mektup
Biraz kırık, biraz dökük duygular. Üstüste gelmişler hayalleri oluşturmuşlar. Gerçekleşmeyecek duyguların üstüne bastırmak; kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığını, maniyi çıkarmış ortalığa.
Aslında bu bir mektup, okuyanı yok.
Hikaye
Adamlar kadını tutup yaka paça dışarı çıkarmak istediler.Ancak kadın çırpınıyor ve onlara karşı son direncini gösteriyordu.Bir anda kendini yerde buldu.
Korku Kuyusu
Buraya gençliğindeki mutluluğu tekrar bulmaya gelmişti. Yola çıkarken, mutluluğunu burda unuttuğunu düşünüyordu. Anılarını sıraya koydu, görevlinin
getirdiği çayı yudumlarken. Uzun uzun, saatlerce tebessüm ederek izledi bütün anıları, kaçıncı çayını ve siğarasını içtigini oda bilmiyordu. Fakat yinede
hayatını kabusa çeviren, mutsuzluğun sebebini bulamamıştı anılarının arasında.
Kır Kahvesinde
Kır kahvesinde bekleyen bir aşığın hikâyesi... Her ayın ilk cumartesi günü saat beşte buluştukları özel mekânda, sevdiği kadını bekleyen anlatıcı, geç kalan sevgilisini düşünürken beş yıllık rutinlerini ve bu büyülü mekânı anlatıyor. Ağaçların eşliğinde ulaşılan, doğayla iç içe olan Kamil Usta'nın kahvesinde, su sesi, çiçekler ve paylaşılan anılar
Hoşça - Kal
Son sayfasında yazıyordu, sonu. Son yaprak kaldı.. Zaten ağlamıyacaktım, ziyan olan yapraklara bırakmıyacaktım sonunu, diğerleri gibi ıslanmıyacaktı, hem tek kişilik kararlar yetmiyor.. Ama kararlarım da bitmiyor, ayrıca aldığım kararı sabah değiştirdim..
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20






