Haritada Kaybolan Çocuklar
Her zamanki gibi üç dört dakika gecikmeyle sınıfa girdiğimde, sınıfta beni beklenmedik bir sessizlik karşıladı.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Her zamanki gibi üç dört dakika gecikmeyle sınıfa girdiğimde, sınıfta beni beklenmedik bir sessizlik karşıladı.
Evin içinde oradan oraya dolaşıyordu ama telefon sehpasına görünmez bir sicimle bağlıydı sanki.

Bir gün harşey bitecek. Ne kadar ironik değilmi. Nefesin susacak bedenin titreyerek can verecek.
İyi, güzel, doğru, faydalı olan her şey yitti gitti mi?
Onlar, güzeli çirkin, varı yok etmiş, barışı bırakmış savaşa koşmuş, yok olmuşlar sonra...
Yılan toprağı koklaya koklaya yermiş, tadına daha iyi varmak için değil, toprak bitmesin diye. Yılanken o böyle yapıyor, oysa biz?
E pes yani bana, koyunlara da isyan çıkarttırdım ya,olursa ancak bu kadar olur.. Ne yapacağım ben şimdi, nasıl sakinleştiririm ki ben bu koyunları, koyunların emniyet gücü var mıdır acaba, imdat istesem türünden kara kara düşünürken çalan bir alarm sesi yerimden hoplattı beni.
Zorlamayla oluşturulan günler gerçek amaca hizmet etmez.
Toplumun ihtiyacından ve sevgisinden yola çıkmayan yapay gündemler ,eğreti elbise gibi sırıtır.Bu öykü bizi sahtekarlığa sevk eden zoraki kutladığımız bu günlerin getirdiği sıkıntıları belirten bir kurgulamadır.
Farklı bir beden, aynı bakış açısı ve yine bildiğimiz hayat.
Göz göze geldiklerinde saatine bakmıştı. O anda saatin kaç olduğunu sorsalar bilemezdi.
Aynı yatakta yatsalar da, sisler ardında kaybolan bedenlerini yeniden keşfetmeye çalışan karı kocanın ölüm döşeğinde "katlederek" aşkı keşfedişi...
Katli vacip bir aşk...
Bir de göremediklerini düşündü. Onları da yazmak istedi, üstü kapalı da olsa onlara da gönderme yapmak istedi, hiç değilse az buçuk ferahlamak adına. Olmadı. Görünmeyenleri, görmek istediklerini, görebilmek başarısına erişemediklerini, bir de görüp görmezlikten geldiklerini…
Eğer bir kalp sevgi ile çarpıyorsa, baktığı her şeye, yaşamının her alanına bu sevgi yansır. Sevgi ile dokunur bir çiçeğin kırılgan yüzüne; bir güvercinin ipeksi tenini sevgi ile okşar. İşte yazar bu öyküsünde sevginin gücüne deyinmiş.
Bir ülkenin geçmişine benzer, insanlarının geçmişi de.