"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"

Öykü

Dilencilerin Tanrısı

Dilencilerin dejenere ederek kullandığı bir kelimenin aslında basit bir kullanım hatası olmadığını anlatan bir gezi yazısı...

Deli Serpil

Sarışın, tombulca, akli dengesi yerinde olmadığı belli olan genç bir kız görürdüm yeni taşındığım kentin sokaklarında

Farklı Hayatlarda Bir İnsan - 4. Bölüm

...Bir an için odayı sessizlik kapladı.Oda zaten yeterince sessizdi.Pencereler yalıtılmıştı.Kapı bile ses geçirmeyecek şekilde tasarlanmıştı.
Doktorun,her hastasında olan “Acaba bu odada konuştuklarım bu odadan dışarıya çıkar mı?” sorusunun Handan'ın kafasını meşgul ettiğini anlaması uzun sürmedi.
-Lütfen rahat olunuz.Burası sadece bize acı veren hayatla değil,aynı

Alacakaranlık

Hiç olmadığım kadar kötüyüm…
Beynimdeki ve yüreğimdeki bütün yüzlerin bir ölünün yüzüne dönüşmesi ve o ölüyü bu kadar özlüyor, “onu” özlemek eylemini de bu kadar garipsiyor olmam kaldırabileceğim bir durum değil sanırım. Yılların yorgunluğu bir gecede üstüme çökerken benim aslında ona ne kadar âşık olduğum söyleniyor

Sonsuzluğun Matemi

Beklenmedik bir öykü bu, sevdanın derin seslenişi...
Hiçten hepe yolculuklar arayan bir maneviyat çağrısı,
İmdat diyen bir haykırış, cennet masalı sır oldu sanki,
Hasret diyarlarında, duyuldu sonsuzluğun matemi.
Mustafa Kemal İZGİ

Bez Bebek

Çocukta olsak kendimizi kabul ettirmek, farlılık yaratmak adına yazılmış bir yazı.

Başa Dön