Twitter'da Yazmakta Olduğum Bir Tefrika İlk Bölüm
Twitter adresimde her gün üçer twit halinde bir tefrika yazmaya karar verdim. Bu da şu güne kadar yazdığım kadarı twitter adresim http://www.twitter.com/EylemYurtsever
"Yazmak, aslında var olmayan okurların iç sesidir; ve en büyük ironi, bu sesin sizi yazar yapmasıdır." — Umberto Eco"
"Yazmak, aslında var olmayan okurların iç sesidir; ve en büyük ironi, bu sesin sizi yazar yapmasıdır." — Umberto Eco"
Twitter adresimde her gün üçer twit halinde bir tefrika yazmaya karar verdim. Bu da şu güne kadar yazdığım kadarı twitter adresim http://www.twitter.com/EylemYurtsever
Kendi kendine konuştuğu zamanlarda kelimelerle oynardı bazen, farklı anlamlarını telaffuz ederdi. Kelimeleri tersten okuyup anlamlar yüklemeye çalışırdı. Bu kelimelerle günlük yaşanan önemli olaylarla bağlar kurar ve kendince olağanüstü sonuçlar çıkarırdı.
“..İzlediğin şeyi etkilersin Tiiz. Bu saçma bir politika. Dünya'yı bin yıllardır izliyoruz. Kaza ile kaç kez temas ettik. Kültürleri üzerinde iz bıraktık. Bu çok aptalca. Kendimizi kandırıyoruz..”
Bu tanımdaki en önemli unsurlardan birisi, robotların insan zekasına ‘sürekli’ ya da ‘süreksiz’ olarak bağlı çalışması. Önceleri robotların insan zekasından tamamen bağımsız olarak kendi kendilerine yetebileceklerine ilişkin çalışmalarda epey ısrarlı olundu. Ancak zamanla bir yandan yaşanan yeni gelişmeler bir yandan da bu yöndeki çabaların sürekli aksamalarla karşılaşması sayesinde
Kız arkadaşı bir pazar günü Sercanı bulur ve şehrin en merkezi caddesinde yürürken konuşurlar. Kız onun şehirden gitmesini istemektedir. Sercan bunun kabul edilebilecek bir durum olmadığını. Şehri asla terk etmeyeceğini söyler.
Bir nevi gasp edilen hücrelerin enerjileri birbirlerine perçinlenmiş silahtaki yapay zekanın kontrol ettiği minik robotlar için gerekliydi bir de şarjı için. Beş tane özel yapım merminin ardı ardına sıralanmış ve o kısmın üstüne içerisinde gaz bulunan minik boru yerleştirilmiş aynı bölümün iki kenarına da beşer tane olmak üzere
Zihninin bilinçli seviyesinin yanı sıra bilinç altı seviyelerini de farklı sanal mevcudiyetleri yönetmek için kullanabilen kişilerin çok yaratıcı şeyler yapacağı öngörülebilir. Oysa sanal mevcudiyete ilk adım atanlar çok büyük bir çoğunlukla ya bir eş bulmak, ya bir eşi atlatmak ya da bir eşi takip etmek için kullanıyorlar yeteneklerini.
Silahtan çıkan hüzme, dilencilerin sayıları ve hareketleri doğrultusunda içinde gaz dönüştürücü mikro kapsüller ve onların daha da içinde de nano tüpler bulunan küçük parçalara ayrıldı.Kapsüller havadaki gazları algılayıp gaz tüneli sayesinde nano tüplere aktardıktan sonra onlar orada bir dizi kimyasal reaksiyondan sonra sıkıştırılıp depolandı.
Ben radyo tv ve sinema bölümündeyken hocamız üç kelime verdi ve bu kelimelerden senaryoya benzeyen bir öykü çıkarın dedi.
Kelimeler:
Kum, yıldız ve ataç.
2008'de Türkiye Bilişim Derneği'nin Bilimkurgu Öykü Yarışmasına bu öykü ile katıldım. Kısa listeye kalmıştı. Bu öykünün arkasında chip.com.tr'deki blogumda önceki bir sene boyunca yazdığım Kamil Asma serisinin derin etkisi var.
Twit tefrikanın ikinci bölümü: Her gün üçer üçer twitler şeklinde devam ediyorum. Günlük takip etmek isterseniz: http://www.twitter.com/EylemYurtsever adresini takip edebilirsiniz.
"Nasıl oldu da bu kadar geliştik" sorusuna "tırnak makası" cevabını vermek isteyenlere büyük kolaylık. Okuyun...
Sevgililer Gününün romantizmiyle ve internetin ilişkiler üzerindeki etkisiyle ilgili yazılmış bir ne? Öykü tabii ki!
Not: Sci-fi öğeleri de barındırıyor.
-Sevmeyi öğretebilir misiniz bana? diye sordu yaşlı robot plastik ve paslanmaz metal karışımı elleriyle evin bulaşıklarını yıkarken.
Yıllar önce Turna denilen bir kent vardı. Bu kent ilime bilime öyle önem vermişler ki,astroloji,tıp,botanik vb bilimlerde çok ileri gitmişlerdi. Bu şehir kültür ve ticaret şehriydi. Ve sık sık savaşlar oluyor karışıklar çıkıyordu. Yine bir kış günù büyük bir orduyla gelerek Timur devleti taş üstünde taş,baş üstünde baş
“Bakacak zaman yok Kemal! Bakacak zaman yok! Bu ne Allah’ın belası böyle!” dediği anda helikopteri binanın arkasından kaldırmış ve ileriye süratle hamle etmişti. “Kemal otomatik top kumandası bende roket ve füzeler sende! Buraya bir baraj kuruyoruz!” Ateşe başlamıştı Paşa.
Arizona kırsalında geçen bu hikaye, yapay zeka ve robot teknolojisinin tarım sektörünü ele geçirdiği bir geleceği anlatıyor. İnsanlığın asırlık gelişimini haftalar içinde kat eden bu teknolojik devrim, şirketlerin devasa tarım alanlarında insan işçiler yerine robotları kullanmasıyla sonuçlanmış. Maliyetleri düşüren bu durum, geçmişteki siyahi tarım işçilerinin yaşadığı zorluklara benzer
Dünya 2025 yılındaki büyük mali krizin etkilerini daha üzerinden atamamıştı. Luiz bu süreçte kliniğini kaybetme noktasına gelmişti. Bir çıkış noktası ararken keşfetmişti bu yöntemi. İlk hastasını 2026 yılının eylül ayında tedavi altına almıştı. Tedavi sürecinin başarılı olması ve medyada duyulması, kliniğine bu operasyon için başvuru sayısını çok yüksek