bir eylul vedasi
ayrilik nedir ?
veda nedir?
ve eylul butun bunlarin cevabini insanogluna bir cirpida verir.......
belki de acimasiz , kaldirilmasi zor bir cevap bu nedersiniz?
"Bunca zaman sonra hala 'neden' diye soruyorsam, ya ben çok zekiyim ya da dünya çok aptal." - Douglas Adams"
"Bunca zaman sonra hala 'neden' diye soruyorsam, ya ben çok zekiyim ya da dünya çok aptal." - Douglas Adams"
ayrilik nedir ?
veda nedir?
ve eylul butun bunlarin cevabini insanogluna bir cirpida verir.......
belki de acimasiz , kaldirilmasi zor bir cevap bu nedersiniz?
Aşka dair, Kendimizi Bulmaya Dair Birkaç Laf İşte.. Öyle Sıradan.. Fazlaca Bizden...
Susuyorsun. Susmanı duymak öyle acı ki! gidişinde kalanlarla başbaşa olmak öyle öyle dayanılmaz ki! kalan “hiçbirşey”se; insan “hiçbirşey”e dayanamaz ki! dayanmak en azından tek bir şey ister: “dayanacak birşey”! imkans
sevgilinin not defterinden intizar ve sanci dolu mektuplar...........kirilganlik seremonisi....yinede herseye ragmen ufacik bir umut kirintisi....
İnsanlar bazen yaşayacakları şeyleri önceden hissederlermiş , bedenleri ve ruhları o yaşayacakları olaya kendini hazırlarmış. Bunu bugün sen gittikten sonra ancak anlıyorum ve anlamlandırıyorum sevgilim ,bedenim ve ruhum sana hazırlanıyormuş
Ya hiç öğrenemeden beni gidersen. Artık arada bir bile olsa seni göremezsem...Korkuyorum..
O sesin sana ulaşmadığını gördükçe ben, sen daha çok gitmiş oluyordun. Sen uzaklaştıkça ben, daha çok bağırıyordum…
Beklenen anlar olduğunu biliyorum, seni bana, beni sana getirecek anlar... Duygulu anlar biliyorum aynı anda yaşanan, gözler buğulu... Hüzünlü anlar biliyorum, karşılıklı hissedilen...
Hiç düşünmemiştim, yorgun nefesimde seni hissedemeyeceğimi. Oysa ki kayıp bir şehri keşfetmek gibiydin sen. Her basamağın yepyeniydi benim için. Sormuştum seni dağlara, sonra nehirler söylemişti selamını bana. Çiçeklerde arıyordum seni
Geçmiş deneyimlerin hüzünlü gölgesinin düştüğü isyankar ve çaresiz bir yalvarış, şizofrenik bir üslupla dile geliyor...
İLK'E DAİR
Kır saçlı duygulara yenik düşen yorgun bir avcı hüznünde sesleniyorum gecenin alacakaranlığına,acımasız olmamıştı ve sızlatmamıştı beni hiç bu kadar sensizlik. “gün geçer ömür neylersin” tadında bir öfke tadıyor her şey ve sen ve ...
Bazen de umarsızca sevdiğini , onun da senin kadar seni özlediğini umarak beklersin. Aynen şu an benim yaptığım gibi.
Aldatılmanın sıradanlaşmasına duyduğum tepkiyi paylaşmak istedim. Aşk'ın her duyguya isim olarak konulmasından rahatsızım pek çoğunuz gibi..O yüzden suya yazdım...Su bile daha kalıcı günümüz "aşk"larından..
Çok kızgınım aşka, ne güzel rahattım ben yahu. Aklımda sadece yolda yürürken acaba kaç karınca ezdiğim vardı. Ah pardon birde matematik.
Karların düşmesini bekliyorum ruhumu temizlemesi için. Gözyaşlarımı saklaması için yağmuru bekliyorum ve gelmiyor hiç bir zaman beklediğim. Seni bekliyorum yaşayabilmek için.