Aşkın? Hali
aşkın değişmeye mahkum yüzlerinden
sonu gelmeyecek kimsesizlik haline ithafen....
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
aşkın değişmeye mahkum yüzlerinden
sonu gelmeyecek kimsesizlik haline ithafen....
pişmanlıkla yoğurulmuş bir nükte var dilimde. türkümde ağıt karışımı bir slogan..
Geleceğim ol.Geçmişimden alıntı yaparak yürüdüğüm yarınlarımda öznem ol..Göremediklerimi göster bana..Diyemediklerimin sözü, yaşayamadıklarımın özü ol..Mahzeni karanlık nüfus kütüğüme gözlerinin aydınlığını vur..Güz yüzlü çocukların tazeliğini bırak avuçlarıma..Ezberine kat beni..Vur beni adının binlerce anlamına..Savur beni ıslak saçlarına..Sonra da topla beni avuçlarına..Topuklarının sesini bırak susuzluğum baş harfi yalnızlığına..Yazgıma, kaderime düş adını..Kendinden alıntı
Bir çocuk oluyor avuçlarımda
gece...
Bulut gibi...
Dokunsam yağacak...
Üflesem dağılacak...
Hayatın içinde yol alan herkeste aynı şeyi gözlerim yıllardır,aramak…..hep aramak….baştan sona ,ülkeleri diyarları,bir ağaç kavuğunda saklanmış yalnızlıkları,geçmiş bir yılda unutulan sandıkları….baksana ne çok arayan var aşkı…
Acaba biz birbirimizin kıymetini biliyor muyuz?
Birbirimizin hayatında olmasaydık hayat daha mı iyi olurdu? Uzak diyarlarda, yüreklerimizde ömür boyu yaşar mıydık, yoksa bırakır mıydık o buruk sevgiyi?..
Sevmek sonsuza dek sürecek sanırız hep ama ayrılıkla tanışmamız gecikmez sonunda...sevginin en acısında....
Her sevdiğin sevecek diye ağlıyorsun ama zorla herkes herkesi sevemez ki!
Masalımıza cümleler kurmak direnişimdi, kocaman tanklarına karşı, avuç kadar taşlarımla...
Derler ki!
Hayatın en hüzünlü anı mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın an dır.
Ense kökümde mermin. Kasten öldürdün işte! Sebebi asla bulunamayacak kalleşlikle!
Ad'ım yıkılıyor, ömrüne!
Sana varışımda ya hazan ya mizan dersek, ben mizanda hazana razıyım sevdiğim...
Kimbilir hangi rengindesin hayatın?
Aşk değdimi bir kez insanın yüreğine, büyüdükçe büyüyor.Yıldızlı gecelerin seyrine dalmış, seni var etmeye çalışıyorum, olmadığını, olmayacağını, olamayacağını bile bile...!
... Soyunuyorum bedenimden; arzularım, şehvetim, vahşetimle çırılçıplak kalıyorum. Ne masum, ne dokunaklı, ne kokusuz...
Enis Batur