Banada Bir Şiir Yazarmısın
Sonra ben hep bekledim
Bekledim
Biten cümleler hiç özletmedi, için de sen geçenler hariç…
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Sonra ben hep bekledim
Bekledim
Biten cümleler hiç özletmedi, için de sen geçenler hariç…
...Sevmek, hayatın şifresini çözen bir anahtar, yaşantınızı anlamlı hale getiren bir tılsım gibidir. Çünkü sevmekle içinize ve ruhunuza pozitif bir enerjinin dolmasını sağlarsınız. Bu sayede ufkunuz öylesine genişler ki, bu güzellik sizden etrafınıza bir
Şimdi yabancılığın yüreğimi kanatan bir öyküdür. Ve bu öykünün içinde senden sonra yaşanan her güne yazılmış pişmanlıklar, gözyaşları, hatalar, aşk sanılan duygular, en çok da yalanlar gizlidir.
Sahiplerinin sahte eğlencelerini dilleri dışarıda izleyen evcil köpeklerle farkımızı düşünüyorum. Onursuz bir hayatın piyonları, utanma duygusu körelmiş canlı birer kukla..
Tıpkı bir minyatür sanatçısı misali kelimelerimle donmuş anların tasvirlerini yapardım. Gözlerim anları donuklaştırır ve sonra kelimelerim anların gölgelerini nakşederdi mat bir kağıt yaprağına.
Sol yaprak matbaa renklerinin huzursuzluk verici mükemmelliğinde; sağdaki ise becerisi şüpheli bir çocuğun titrek ellerine ve sınırsız hayal gücüne feda edilmeye hazır durumda. Boyama kitapları hep böyle mi olmalı? Bir çocuk içinse evet. Ya senin içinse?
Ve bazen aşk elimizden kayıp gider biz farketmeden, bazen de sevgiyi yakalarız bir umut türküsünün arasından...
..bana ait olan ve olmayan bütün soruları ve cevapları
ardımda bırakarak gidiyorum..Az kullanılmış ve bayandan bir sevda bırakıyorum sana..Yolun açık
olsun..!
Ben giderken biliyordum seni.. Sen beni öğrenirken silgimle silmeye gidiyordum bedenini. Gözlerin kaldı silemediğim, bir de yüreğin... Giderken onları sakladım defterimin arasına. Ve arasına gül yaprakları koydum beyazdan, kırmızıdan ve sarıdan..
... işte böyle olmalı sevgi aşk... aynı olmadan bir olmayı sağlayan huzuru içinde hissetmeli...
ben siyahın en şehvetli halinde iken kırmızının en karanlık tonajında gözyaşlarımla yıkadım tüm ruhumu...
ben bir parça kırmız ve bir parça siyahla bir tutku yarattım...
Hafta sonu ise; Gittiğimiz Sakarya’da Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği topluluğu koro şefi Dr. Ferdi Koç eşliğinde hüzzam makamında bir şarkı. Bu şarkının sözlerini anlamama rağmen beni alıp götürüyor derinlere. Yıldırım Bekçi – ‘’Özlediğim Şarkısın’’ kulaklarımda.
Alman edebiayatında sevgi, hoşgörü ve insan hakları üzerine bir deneme.
biliyorum aslında asla söyleyemeyeğimi , ama belki biraz cesaret getirir diye de arada fısıldıyorum gönlüme söyle artık diye...
Sahi siz kimsiniz söylesenize? Bir bankanın genel müdürü? Çocuğunuzun annesi? Anne babanızın büyümeyen çocugu? Patronunuzun eli ayağı?
Bir gün bir yerlerde farklı hayatlar yaşayacağız .Zaman zaman aklımızdan geçireceğiz isimlerimizi, belki tebessüm belki hüzün hislerimiz olacak. Yine de mutlu kal.
Enis Batur