Sahibine Gitmemiş Bir Mektup
-Bütün yazdıklarımın ne kadarına alınırsın, nasıl yorumlarsın bilemem. Ama mektubumun kendini imha edebilmek gibi bir yeteneği yok. Yine de sen bilirsin…-
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
-Bütün yazdıklarımın ne kadarına alınırsın, nasıl yorumlarsın bilemem. Ama mektubumun kendini imha edebilmek gibi bir yeteneği yok. Yine de sen bilirsin…-
ne derler bilirsiniz..bir insana gereğinden fazla değer verirsen, ya onu kaybedersin..ya KENDİNİ..şimdi ne o, ne de ben..şimdi her şeyim kayıp.
gel, sen koksun sokaklar yine, bırak baharı şehre, çiçeklerin kokusu toprağı sulasın, sen yanımda ol da gerekirse hiç çiçek açmasın bir daha....
Gözleri parkın girişinde, düşünceleri çıkmaz sokaklarda dolaşırken, serseri kurşun gibiydi yolunu bulamayan.
Seni beklerken nice deli nehirler doğurdum ben...Sensiz nice sabahları katlettim ben...Sen sandığım yıllar devrildi üzerime...Yanıldım...Kanatıldım....Seni beklerken....Nice kelimeleri susturdum ben...Büyüdüm seni beklerken...Irmaklardan süzdüm geçmisimi...Sonra vurdum alnımdan tüm sözcüklerimi....Uykusuzluğumu uyandırdım kaç kez.. Kaç kez sen sandım “mimsiz karanlığı...Senin gülüşlerin diye kaç kez karların üzerine serdim ateşimi..Üşüdüm...Üşüdüm...Kaç kez sorgulandım Filistin sorgularında...
Peki aşk bu mudur? Sözcükleri hapsetmek yüreğimize, sonsuza kadar. Öyle bir hapislik ki her iki yüreğe de acı veriyor.
Kapıya doğru yöneliyorum. Eskiden kalma bir sözüm vardı, sana sarılmaya dair. O sözümü yerine getirmek için, ya da sana sarılmak istediğim için; sana sımsıkı sarılıyorum. Seni bırakırken aniden kendine doğru çekip boynumu öpüyorsun. -Öpüşlerinle kutsa ben
Gerçek sevmeler, hani mahşerde bile bulamızdı sonunu. Ayrılığın yanağınıza bıraktığı iki damla yaş mı kalmalıydı geride ya da birbirinizi tanıyamamış olduğunuzun kederi mi?Hani yaşanılan günler geleceği getirecekti sevenlere.Eğer, katlanılan acılar değecekse sevmelere, ömürlerinde istemezlermiydi birbirlerini.Onlar ellerini tutupta yaradananın önünde boyun eğmeyeceklermiydi birlikte?
Her insanın bir parça yalnızlığı vardır. Herkesler bunu göremez. O herkeslere de acır.
Güneş sadece kızgın kumları değil, aşklarını da dağladı bir sabah. Ay devraldığında dünyayı ateş kraliçesinin elinden, bir çağ bitti. Adam ve kadın başka diyarlarda uyandılar uykunun avutamadığı gecelerinden...Ama büyü bozulmadı. Tılsımlı üç harf muskaydı
Bir diktatör anıtı yerle bir oluyordu gidişinin ardından,
Sadece ben değil, koca şehir yas tutuyordu...
-sanki tüm olanlar bir rüyaydı.
artık uyandım veya uyandırıldım.
son telefondan sonra kendimi alıştırmaya dair-
Çok değer verilir, çok sevilir, her şey anlatılır, bazen sevgiliden, bazen aileden bile daha yakındır. Dinler her derdini, derman olmak için elinden geleni yapar, kırılsa da küsmez, küsse de uzun sürmez... Kim taşıyabilir bu kadar güzel vasıfları?
Selim İleri