Sen Benim Başıma Gelen En Güzel Şeydin...
şimdi tek bir cümleyle özetlemeliyim seni hayatımda\_\_Sen Başıma gelen en güzel şeydin\_\_anladın mı bittikten sonra.....
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
şimdi tek bir cümleyle özetlemeliyim seni hayatımda\_\_Sen Başıma gelen en güzel şeydin\_\_anladın mı bittikten sonra.....
Böyle olurmuş bazen haddini bilmeksizliğin bildirgeçlere yüklediğimiz bizden olan
kelimelerle oynadıklarımız.Onlarda bir gün gerçeğin ışığına yakalanır gözlerine far tutulmuş tavşanlar gibi.Memleketimin asıl mevsimi; düşen yapraklar gibi aheste aheste geliyor.Kış....
Dile gelmeyen suskunluğunda boğuluyorum. Susarak bitirdiğin her sohbeti, sevdamızdan bahsedebilmek için sürekli virgüllerle uzatıyorum...
Birkaç ay önce ünlemin olan o yüreği parantez içine alırsın bir süre sonra... kesme işaretiyle ayırırsın diğer yüreklerden...
Zamanla soru işaareti olur sende..Ve en sonunda ''nokta'' dersin.... Cümle burda sona erdi işte....
“ Farklı açılardan aynı şeye bakmanın diğer adıymış ZAMAN”
Olgular ve kavramlar netleşmiyor bu karanlıkta, kimi zaman yalancı bir dost yüzüyle bakıyorum aydınlığıma karanlık odalardan, ben gecelerime kurban ediliyorum celladım ZAMAN
Çıkarıp attık şaşkınlığımızı üzerimizden.Nasıl da sürpriz olmaktan çıktık birden!Sanki birbirimizi olduğumuz yerlere zaten biz bırakmışız da,bir gün gelip bulacağımızdan eminmişiz gibi..
Mevlana Celaleddin Rumî Hazretleri sadece Türkiye’de değil, dünya ölçeğinde de tanınan ve sevilen bir mutasavvıftır. O, bundan 800 sene evvel dünyamıza bir ışık niyetine doğmuştur. Onun sekiz yüzüncü doğum yıldönümünü kutluyoruz bu yıl… Bunun içindir ki UNESCO adlı dünya kültür kuruluşu bu seneyi “Mevlana Yılı” olarak ilan etti.
İşte böyle be adam, ben senin yanında olmadan da böyle duyguları içimde büyütüp yaşayabiliyorum...
Geç kalmış olmalıyım, bunları sana yazmak için.En çok küskün halini severdim biliyor muydun? Küsünce seni daha çok sevdiğimi hissederdim.
Şimdi ayrı hikayelerin ayrı cümlelerinde, ayrı sevdaları taşıyoruz anlam diye.....
Bazen de umarsızca sevdiğini , onun da senin kadar seni özlediğini umarak beklersin. Aynen şu an benim yaptığım gibi.
Kadın o kadar naif (kırılgan, kolay incinen…) ki; güzel koku ve Arapçası 'salat' olup, çoğulu 'salavat' anlamına gelen “namaz” mefhumu arasında zikredilmiş…
Zaman kendini kovaladı. Mevsimler geldi çattı. İklimlerin dengesi bozuldu. Yazları bile üşür oldum. Hoş, gidişinden sonra hep üşüdümya.
Şimdi durup yüreğime sorduğumda tüm bunları bilseydin yinede atarmıydın o son adımı diye bırakın cevabı sesimin yankısını bile duyamamaktayım; ama adını aşk koydum bu oyunun bir sonraki adımın bana nelere malolacağını peşin bir hükümmüş gibi çakıp alnıma, aldanıyorum birkez daha bu masala...
-Bütün yazdıklarımın ne kadarına alınırsın, nasıl yorumlarsın bilemem. Ama mektubumun kendini imha edebilmek gibi bir yeteneği yok. Yine de sen bilirsin…-
Gaye Boralıoğlu