Kör Kuyunun Sevdası
gidişler kaybetmek değildir..kaybolmamak..yok olmak için gidersin...geldiğin yere kör kuyulara dönersin...
"Yazmak, bir hayaleti kovalamak gibidir; yakaladığında, aslında kendin olduğunu fark edersin." – Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaleti kovalamak gibidir; yakaladığında, aslında kendin olduğunu fark edersin." – Franz Kafka"
gidişler kaybetmek değildir..kaybolmamak..yok olmak için gidersin...geldiğin yere kör kuyulara dönersin...
Korkuyorum… Ölümden, sensiz ömrümü geçirmek fikrinden ve başkalarıyla seni sevmekten; ne olur kızma! En az benim kadar sende biliyorsun sensizliğimi…
Sadece bir nefeslik ömrüm olsun sende,
Sadece bir hasretlik yerim olsun yüreğinde
Tek istediğim ; Ilık meltem olup bahar kokan saçlarına düşmek, yüreginde yanmış bir soluk olup dudaklarından toprağa süzülmek...
“ Sana dokunmak, hayatın içinde durup dinlenmek gibi. Sana dokunmak, nefes almak gibi. Sana dokunmak, tüm kelimeleri yakmak gibi. Sana dokunmak, tüm insanları affetmek gibi. Sana dokunmak, hayatı temize geçmek gibi. Sana dokunmak, ölüme inat gibi. “
İnanan insan yılda tek bir günü değil, her gününü Sevgili'sine adar. Mutluluk ancak O'nun aşkıyla olur, bunun dışında kalpler tatmin olmaz; kurtuluş yolu bulunmaz. İnsan yüzlerce yol dener ancak başka türlü mutlu olamaz. Yaşaması gereken, bu samimi ve gerçek aşktır.
Canımdan can gidiyor. Bir anne’nin canından can gibi gidiyorsun. Dilimden düşmeyen dualara, Allah’a sığınıyorum. İçine biraz huzur işliyorum./Dualar ziyan.
Mevsimlerden hazansa hele bir de ve yakışıyorsa hüzünler hazana buna da alışır elbet dersiniz zamanla…
Sınırsız, karşılıksız, alabildiğine sevmek. Ünlü tiyatrocu Ali Poyrazoğlu’nun bir köşe yazısında yaptığı sevgi tanımını çok beğendim ben. Diyor ki; “Sevgi oktanı en yüksek, fiyatı en ucuz enerji kaynağıdır. Bagajınıza daha çok sevgi yükleyin.” O halde hiç durmadan yüklemeye başlayalım, ne dersiniz?
...Bir varmış bir yokmuşlar uçuşuyordu bahçede. Asırlar kadar uzaktık birbirimize, masallar kadar yapmacıktı içinde bulunduğumuz durum. Biri küçük, diğeri kocaman iki kağıttan bedendik tahta banklar üzerinde. Rüzgar uçuruyordu saçlarımızı, saçlarımız birbirine değemiyordu ama bir türlü.
...
Sonra yalnızlık gitti, ben kendi düşüncelerimin cesetleri ile
Sana kavuşma ihtimalini çoktan geçtim ben… Şimdi sana kavuşamamayı düşlüyorum. Seni gözümün önünde tutup da, ellerini tutamamayı… Ne de olsa seni uzaktan sevmeyi seçtim ben. Yokluğunda var olmaktı kaderim; Kabullendim, direnmedim.
gerçek değer geldiğinde boşluk dolduran değil gittiğinde boşluk yaratandır. Özdemir ASAF