"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Deneme

yazı resim

Mudurnulu Fatma Nine'nin Günlüğü / İçimde Bir Sıkıntı Var

Gasteleri okudukça - tabi ikdidar yanlısı olmayanları- moralim bozuluyo, yüreğim küçülüyo. Derken, gücüm guvvetim tükeniyo sevgili günlüğüm. Memet Amca’n da, okuma gaste falan diyo. Neme lâzımmış, kim ne yaparsa yapsınmış. Ben öyle duyarsız vatandaş olamam. Memlekât meselelerine gulak şapırdatamam. İşde böyle her şeyde gafa yorunca da, sağlığım bozuluyo.

Canan

Sonra ansızın bütün saatlerin zembereği boşandı. Akşam freni boşalmış eski bir kamyon gibi çıkıp geldi. Evden beklerler, geç kalmayayım, dedi. Onu durağa götürdüm. Otobüsü hiç gelmesin diye dua ediyordum. Aksine çabucak geldi. İyi akşamlar, yarın görüşürüz, diyebildim. Kalabalık otobüsün içinde bir ara yağmurluğunu görür gibi oldum. Sonra uzak

Nkl 1983 Mezunları Buluştuk

Hürkan Harutoğlu, Hülya Tanyeli, Ahmet Acaroğlu ve Tijen Derya sınıfta en başarılı kişiler arasındaydı. Ben sınav zamanları mutlaka bunların yanında olur, tartışmalarını dinlerdim. "Şu soru çıkabilir. Cevabı böyle olacak" gibi kendi aralarında konuşurlardı. Ve, yüzde doksan bu sorular da çıkardı sınavda. Ben de aklımda kalanları cevap olarak yazar

Abdülbaki Gölpınarlı

Osmanlıdan Cumhuriyete kadar Türkiyede Eski İstanbul Kahvehanelerine aydın, akademisyen, yazar ve şairlerin büyük bir ilgisi vardı. Özellikle Lalelide ki; Acemin Kahvesi ve Beyazıtta ki; Marmara Kıraathanesi son dönem yazar ve şairlerin düşünce insanlarının uğradığı sayılı mekânlar arasında yer alırdı.

Ekopolitik"in Malatya Ayağı

Yani anlayacağınız “Türkiye’nin büyük çatısı: Demokratikleşmeye doğru Malatya durağı”nda Malatyalılar yoktu
Kaç yıl öncesi tam tersi olurdu.
Birkaç yıl önce bu tür etkinliklerde halk vardı, devlet yoktu; şimdi devlet var, halk yok…
Hangisi daha acı bilmiyorum ama ben devletle halkın iç içe

\- Gece -

“Hayatın gerçeği” nedir? Hani şu filozofların ve toplumbilimcilerin peşinden koştuğu şey. Dostoyevski’ye sorarsanız “hayatın anlamı hayatın kendisinden daha değerlidir” der.

Güvercinlik Köyü Mezarlığı

Kavuş dayı, köyümüzün yıllarca otobüs şoförlüğünü yaptı. Herkesin kahrını çekti. Tüm köylünün eşyasını, malını gider şehirden alır ve getirip evine teslim ederdi. Yolcuların çoğu para vermezdi. Ama o yine de "canınız sağ" olsun der kimseden para istemezdi. Otobüsü de farklıydı dayımın. Arkadan bakınca önü görünürdü. Otobüsün içi dolar,

Metro İnsanları

Alarm çalıyor. Yine sabah oldu. Sabah oldu ama gün aydın olmadı. Enerjiden tasarruf amaçlı kış saatine geçmediklerini iddia ediyorlar fakat eminim ki benim gibi milyonlar, önce ışıklarını açıyor, daha sonra gözlerini

Buğulu Merhaba

Şimdi size soruyorum, buğulu merhabasız güne başlanır mı? Gününüz aydın, bakışlarınız berrak,buğulu merhabanız sımsıcak ve taptaze olsun.

Başa Dön