"Yazmak, konuşmadan söylemenin yoludur. — Jules Renard"

Deneme

Din

Dinlerin Doğuşu ve İslam'ın Gerçek Özü (2)

Günümüz bilgi ve teknolojik çağda, bugüne kadar var olmuş tüm dini inanç ve tanrıcılığın bağımsız ve bilimsel analizi yapılmadan, yaşanılan siyasal, sosyal ve ekonomik sorunların minimuma inmesi hiçbir zaman mümkün değildir. Bu çalışma da, dinlerin bağımsız bir şekilde analizini içermektedir. Her insanın şunu iyi bilmesi gerekir; bağımsız analiz

yazı resim

Nasıl Bir İnsansınız?

Ahlaki bunalımların baskısı vicdanınıza dokunmuyor mu? Dokunmuyor mu? Halkın sosyal bağlarının çözülüşünü görürken bir eziklik hissediyor musunuz? Hissetmiyor musunuz?

Aşkçıkmazı

Gök gürültüsü büyük, yağmuru küçük aşklar yaşattı bana hayat. Her yukarı bakışımda başımı yere eğdim tekrar tekrar. Bütün yağmurlar acı bir tokat gibi vurdu suratıma. Her ne zaman birini bir ağacı sever gibi sevmek istediysem, boyundan daha büyük gölgeler düşürdü berrak sularıma. İşte bu yüzden dostum, bu zamana

Yaşar Kemalin Ardından

Annem anlatıyor: Yaşar Kemal küçüklüğünde bir kaza geçirmiş.Yanılmıyorsam Kurban Bayramı sırasında koyun kesilirken o da izliyormuş. Koyunu kesen kişi, bıçağı elinden kaydırmış. Bıçak da onun gözüne denk gelmiş. Bağırmış Kemal, kanlar içinde kalmış. O günden sonra sağ gözü kör olmuş. Bu nedenle biz ona hep Kör Kemal derdik.

Meczup

Zor zamanlardayiz suphesiz. Belki bir Ilk caglarin geri zekaliligi, orta caglarin buhranlari yok ama kabul edelim beyinler de bir Ronesans degil artik. Guvenli kipte yasamaya calisiyoruz.

Yalkının Yeri

alkının elinde bir düdük olurdu. Bunu, yanından hiç ayırmazdı. Yoldan geçen her araca bu düdüğü çıkarır ve gidene kadar çalardı. Araçta kim olursa olsun onun için fark etmezdi. Kendisi Buradan geçerken, buraya uğramayan, selam vermeyen, bakmayan bu düdüğü yer derdi.
Daha ziyade eski bürokratlardan, emekliye ayrılmış

Oruç Babadan Aforizmalar - 49

\*Yanlış yapmak hayatın sonu demek değildir; ama bilerek yapılan yanlışın da savunulacak bir tarafı yoktur.\*Gündüz geceye dönüştü diye üzülme; sabret, nasıl olsa gece de gündüze dönüşecek.\*Gelecek, çabuk mu gelecektir, yoksa yavaş mı? Bilemem. Benim bildiğim, ben ona doğru hızla gidiyorum.\*Büyük adamlar; hiç hata yapmayan insanlar değildir; hatalarından ders

2...

Salgılan ey mutluluk hormonum yoksa kendimi 2'ye böleceğim. Hangi düğmeydi bu, nereye basmam gerekiyordu? Aşka mı yalnızlığa mı?
Dünyanın tüm dertlerini 2'ye koysak, sallasak sallasak, köpürse; yazının kısa olduğunu düşünüp tekrarlasak: Dünyanın tüm dertlerini 2'ye koysak, sallasak sallasak, köpürse; ne kadar okunur bu yazı?

Nimet İle Şaka Olmaz

O yıllarda TRT de oynayan Amerikan dizi ve filmlerinde sizin de dikkatinizi çekmiştir mutlaka, oyuncular birbirlerinin suratlarına yaş pasta fırlatırlardı... Biz de, bizim filmlerde olmaz böyle şeyler derdik. Garibimize giderdi o sahneler, o fırlatılan pastalar birer nimetti bizim için, hala da öyledir.

Mudurnulu Fatma Nine'nin Günlüğü / Bu Nasıl Bir Rüya

Nerden aklıma geldi ben de bilmiyom. O hırsla sordum Memet Amca’na: “Sen gençliğinde rakıyı sulu mu içerdin, susuz mu? dedim. “Gece yarısı ne rakısı be gadın! Ben de, rakıya gafayı dakanların ne halt yediklerini, yerken de yanında su içip içmediklerini gerçekden çok merak ediyom.” dedi. Homurdana homurdana, arkasını

Başa Dön