Sanat İnsan ve Tıngırtı
Filozoflarla şairler, kainatın bir bütün halinde işleyişini canlandırmak istediler.
Kainat musikisi.
Bir senfoni…
Saf ve soyut bir ses çıkarmayı denediler.
Ağladılar…
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
Filozoflarla şairler, kainatın bir bütün halinde işleyişini canlandırmak istediler.
Kainat musikisi.
Bir senfoni…
Saf ve soyut bir ses çıkarmayı denediler.
Ağladılar…
İslam, barış kökenli bir kelimedir. Temelinde barış olan İslam'ı savaş ve vahşet dini gibi göstermeye çalışanların, Kuran ayetlerinden bihaber oldukları aşikardır. İslam'da savaş, sadece ve sadece saldırı olursa haktır. Doğal olarak saldırı olduğunda, savunma amaçlı olarak yapılması gereken ne ise o yapılır. İslam'da savaş ve kısas dışında bir
Bu metin, İslam'ın insanlar arasındaki eşitlik ve adalet anlayışını Hucurat Suresi 13. ayet üzerinden ele alıyor. Allah'ın insanları farklı milletlere ayırmasının tanışmak için olduğunu, üstünlüğün ise sadece takvada bulunduğunu vurgulayan ayet, İslam'ın ırk, renk veya cinsiyet ayrımını reddeden evrensel mesajını sunuyor.
Halid Ziya Uşaklıgil
tatlı bir zehirdir hayat damarlarımızda usulca ilerleyen. usulca bekler vakti gelinceye dek.
Ucu kemirilen hayellerden arta kalan son umut kırıntıları...
Belki sevgiye dayanıyor herşey. Belki sen , kırgınlıkların , hayal kırıklıkların, üzüntü ve tasalarınla boğdun sevgiyi. Belki yer bırakmadın nefes almasına, yaşamasına.
Aşk; üç harfli ve tarifi kolay bir kelimedir.
-Ama gidiyorsun. Beklide yapmacık bir gülümseme, takılıp o gülümsemenin peşine…-
Bundan yedi-sekiz sene önce edebiyat ödülleri üzerine bir yazı yazmaya kalkışsam işim çok daha zor olurdu. Çünkü o zamanlar, bugünkü ödül dağıtım mekanizmaları üzerine biriken kızgınlığımı anlamsız kılabilecek bir içeriğe sahip en azından iki ya da üç “edebiyat ödülü” ve bu ödüllerin seçici kurullarında da yetkinliğine inandığım -en
O çok severek anlattığı bu hikayeye “Bu efsane binlerce yıl önce yaşanmış gerçek bir aşk hikayesiymiş.” derdi.
Ben de çok isterdim içinde “acı” geçmeyen yazılar yazmayı.
Suya-sabuna dokunmadan…
Ezilenlerin feryadını duymadan…
Komşusu açken uyuyabilen…
Vurdumduymaz bir hayat yaşamayı ben de denemek isterdim.
İnsan bazen öyle bir duruma düşüveriyor ki, bu ona verilmiş en büyük ceza olsa gerek diye düşünüyorum.. neden mi? Çünkü insanoğlu eylemde bulunmak içgüdüsüne sahip bir canlıdır ve bu eylemlerinin çoğu zaman mantıklı bir açıklaması olmaktadır..
İskender Pala