World Of Warcraft Yazısı
15 günlük bedava oynama biletiyle başladım. 4 yıl oynadım. Pişman Değilim. Yine yaparım.
"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"
"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"
15 günlük bedava oynama biletiyle başladım. 4 yıl oynadım. Pişman Değilim. Yine yaparım.
Hayatina guzel bir beste cikaverir. Iste her sey bundan sonra baslar.
Leylî düşlerimin Leyla’sına merhaba,
Senin gözlerinin beyazına takılı yüreğim, her gece titrer bozkır ayazında. Ankara’da kar altında kalan güller üşür hayallerimde. Dilimde eski bir türkü, teyellenir yaralı yüreğim yüreğine. Ey süveyda bakışlarında eridiğim! Vuslatına eremediğim. Hangi meçhul iklimdesin… Zaman, suya düşen bir gül yaprağına mahpus. Sen,
Ses, fiziki bir olaydır. Titreşimle oluşur ve bu titreşimi enerjiye dönüştürür.
Ses, çeşitli frekansta dalgalar ile havada yol alırken ayrı ayrı frekansta insan kulağına gelir; bazen hoş, bazen nahoş!
Gözlerimdeki yaşlar ondan bak işte
Gözüme kaçıyor meret her of çekişte
Onlar üniversitede "ilim" değil "bilim" görmek istiyor, süslü püslü pahalı takım elbiseler giymiş sonradan görme siyasetçiler, küçümseyen bakışlar, ya da, düzenin zengin ettiği sermaye adamlarını görmek istemiyorlar, "bilim adamı" görmek istiyorlar. Çok bilmiş söylemler duymak istemiyorlar.
Balkonlarımızdaki ipuçlarımız.
Hayatın yokuşunu tırmanırken veya çıkmak için çırpınırken, aslında düz olan yolu yokuş yapan bizleriz kendi elimizle desem hadi oradan diyen çok çıkacak, çırpınmak derken, son nefesi verirken çırpınmaktan söz etmiyorum, yüzmek içinde söylemiyorum,çırpınmak derken acı içinde yuvarlanarak çıkılan yokuş yolunda, aşağıya doğru düşmek çıkamamak, ne yapacağını şaşırmak anlamında
Eskiden, mektup denilen bir tür vardı, name de denilirdi adına. İnsanlar, biribirine yollardı zarf içinde.
Sevgi kokardı, hasret tüterdi sayfalarında. Ayrı bir iştiyakla okunur yazılırdı. Eskiden mektup vardı,o demler güzel zamanlardı...
Sevgili okur, bu ülkede, bir gazete var. İlk çıktığında hiç bitip tükenmeyen özlemimle, özgür basın arayışında olan ben “Acaba yeni bir soluk mu?” deyip hemen almış, okumuş, bir süre sonra da fena halde güdülmek istendiğimi anlayıp feryat figan bırakmıştım. Bırakmıştım da derdimi kimseye anlatamamıştım. Sakalım yok ya...(Şimdi de
e yani, erkekler, neden sevmesin şimdi inekleri :)))))) 'inek' deyip geçmemek lazım değil mi?
Öylesine sordum işte!...