Meçhule Yazılmış Mektuplar - 35
Bugün, günlük güneşlik bir hava var. Mevsimlerden ilkbahar. Sen yoksun ya!İçimde sonbahardan kalma kırıntılar. Bu yüzden olsa gerek, günlük güneşlik şarkılar söyleyemiyorum.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bugün, günlük güneşlik bir hava var. Mevsimlerden ilkbahar. Sen yoksun ya!İçimde sonbahardan kalma kırıntılar. Bu yüzden olsa gerek, günlük güneşlik şarkılar söyleyemiyorum.
e yani, erkekler, neden sevmesin şimdi inekleri :)))))) 'inek' deyip geçmemek lazım değil mi?

İnsanı yıkayan en temiz suyun kendi teri olduğuna inanmış olacak ki, uzun zamandan beri vücuduna başka su değdirmemeye özen gösterdiği ilk bakışta anlaşılıyordu. Kırçıl saçları öyle yapağılaşmış ki görseniz içiniz acır İri yapılı, badem gözlü, yüzü çopurlaşmış, buğday rengi yüzünü kapatan 5 aylık sakalı, ağzına doğru sarkan intizamsız
Ulusal arpalıkların toplumsal önemi değerlendirilmeye çalışılmıştır.
bizler, savaşmanın neden kırıp dökmekten ibaret olduğu fikrine kapılıyoruz?
Sen, dünyaya baktığım pencere, ruhumu anlatan tek kelimem ve ruhumun rengiydin. O yüzden ya, ben kendime uzaklaştığımda sen de silinir, ve geri geldiğimde pırıl pırıl parlardın. Senle gözlerimin ışığı da parlardı. Çünkü sen benim hayata baktığım renktin.
Aşk gerçek desem yalan…
Aşk var desem koca bir kaosa dönüşür zaman…
An gelir sen eksilirsin, yine piçe döner anlam…
Türkiyedeki ve dünyadaki tüm çapulcular için. Benim için en değerli çapulcular olan kalbimde yaşayan canımın içi babam, yaşamımın her saniyesinde iyi ki varsın dediğim canımın içi annem ve her zaman yanımda olan,elimi tutan canımın içi ablam için. Bana hayatlarının ve hayatımın her döneminde insanlığı çapulculuğu yaşatıp,öğrettikleri için.Yazımda anlattığım
Eğer insanlar gölgelerine göre değerlendirilseydi,günün en ileri saatine kadar sokaklar bomboş kalırdı;güneşin batacağı sırada ise sokaklarda iğne atsan yere düşmezdi!
-Aşıkın namusu mu;namuslunun aşkı mı?
Yolda yuruyorsun, bir patlama sesi ve ne oldugunu anlamadan yerde buluyorsun kendini. Burnun kaniyor, dudaklarina kan geliyor, ne oldugunu anlamaya calisiyorsun...
Bugün bir şarkı dinledim. Öyle bir duygusu vardı ki tıpkı frezya çiçeği gibi narin ve iç gıdıklayıcıydı. Dedim ki bu duyguları bir erkek taşıyamaz. Erkek it gibi sever, eşek gibi sever. Böyle bir duyguyu kadın yüreğinde barındırırdı ancak. Kuşlardan, bulutlardan, nergislerden, güllerden bahseden bir ruh anca narin bir
Yine olmuyordu istedigi gibi... Seviyordu aslinda... Yurekten seviyordu hem de... Sanssizligindan midir nedir yapisi geregi her seferinde bir noksan goruyordu sevdiklerinde...