Belirsiz Bir Mektup
akla gelen sözcüklerden örülü garip gelen ve giden adresinin belli olmadığı, sadece gönderenin belli olduğu, ancak kime gönderileceğinin asla bilinmediği bir mektup denemesi.
"Geleceğe dair en kesin bilgim, tüm tahminlerimin bir gün beni utandıracak olmasıdır." - Isaac Asimov"
"Geleceğe dair en kesin bilgim, tüm tahminlerimin bir gün beni utandıracak olmasıdır." - Isaac Asimov"
akla gelen sözcüklerden örülü garip gelen ve giden adresinin belli olmadığı, sadece gönderenin belli olduğu, ancak kime gönderileceğinin asla bilinmediği bir mektup denemesi.
kendi başına dünyanın pusularına direnen sporcu o. o bir savaşçı. dövüşmek hayatla tek konuşması. sözleri yumruk gibi, tekme gibi. beden dilini konuşturan bir sporcu o. elleri ve ayakları yürek çarpması gibi. vurdukça elleri ve ayakları hayatın pusularına sisler dağılmakta.

Her zamanki gibi yorucu bir gundu ve isten cikmistim. Telefonum caldi. Bulentti arayan Aramiz bozuk diye acmasam mi diye tereddutte kaldim ama ayip olmasin diye acmaya karar verdim. Bir iki hal hatir muhabbetinden sonra Onun vefat ettigini soyledi.
İstanbul, şehirlerin şahı, sevenlerin ahıdır. İstanbul, panzehri kendisinden menkul olan zehir. İstanbul, gerdanlıklı şehir. Mavi gerdanlığı ona nazarlıktır.
Düşler iken her gece seni, sen düş/tün anlamadım. “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde" diye başlamış masal. "İki katlı bir ev ve bu evde bir prens yaşarmış”. Sonra düş/de gör demişler. Ev kaybolmuş, prensten haber alınamamış. Prenses az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş ama prensi bulamamış.
Kırlara gitsem…
Baharın ilk çiçeklerini koparmadan koklasam, sevsem…
Bayır aşağı koşsam…
Öğretmen; o tatlı, sihirli, tılsımlı sözcük!… Nasıl da telâffuz eder çocuklarımız onu coşku ve heyecanla… Söylerken kalpleri küt küt atar. Çünkü kalpten gelen, katıksız, saf bir kelimedir o… Derste, teneffüste, dışarıda, gök kubbenin altında her yerde yüreğimizi heyecana gark eder. Hangi birimizin hayatında derin izler bırakan öğretmeni yoktur
Seninle aynı anda doğmadım ama
Seninle aynı anda ölmeye varım ...
Ey sevgili, içki içmem günahmış. Bu gece efkarlıyım söyle nasıl içmeyeyim. Gel yanıma, sana bakıp içmeden sarhoş olayım. Ne ben günaha gireyim ne sen hoyrat ellerde kadeh gibi kırıl. Seni sevmek üzüme bakıp şarap küpüne dönmektir. Gel otur yanıma, sağım solum bağ bahçe olsun. Yüreğim yanında ezilip büzülerek
Atatürk, hilafetten cumhuriyete geçişimiz, Ankara'nın Başkent ilan edilmesi, Kurtuluş Savaşımız Dünyada, 20. asırda özgürlüklere kapı açmış, yankı yapmıştır. Bir ilçe görünümünde olan Ankara'nın kısa zamanda çağdaş, mega bir kente dönüşmesi de Türk toplumunun övüneceği en büyük başarısıdar. Saygılarımla.
Nisan bir başka sevindirir beni.
Her şeyden hoşnudumdur nisan günlerinde.
Güneş damarlarımdaki kanla beraber umutlarımı da ısıtır.