"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"

Deneme

Kentin Hafızasına Yolculuk...

“Kalkmış güzelim sabaha açmış penceresini,
Dalga köpüğü Trabzon evlerinden biri,
Silkelemiş düşlerini pencereden,
Bakmış evinin ayak ucunda,
İnce bir örtü mavi deniz…”Ceyhun Atıf Kansu)

yazı resim

Mutluluk

Hayat bizi küçük şeylerle mutlu olmaya mecbur eder. Hayatın izin verdiği mutluluğa erişmek için kavrayışımızın kapasitesi önemlidir. Hassasiyetlerimiz, beden sağlığımız, mizacımız saadete erişimin açarı. Bazı insanlar mutsuz olmak için bahane arar. Mutlu olmak için sebep çok bence. Şikâyet etmeye başladığında sonsuz arızalar, eksikler bulmak zor olmasa gerek.

İhtiyarlara Yer Var!

Onca tanıdığım insan, okuduğum onca kitap beni huzurlu bir emniyet duygusuyla kuşatamazken, uzaktan gördüğüm bir ihtiyar kadına, beli bükülmüş bir pîri faniye yakınlık duyuverişimi yadırgamayın lütfen Çok yakın bir zamanda bizim de onlar gibi olacağımız kuşku götürmez bir gerçekken hem.

Ses Çağrışımları

Doğada bazı sesler vardır insan oldukça haz veren, dinlendiren. Dağ başında, ay ışığında türkü söyleyen kitabesiz bir çeşmenin şırıltısı. Çağıl çağıl akan bir dere. Cıvıl cıvıl kuş sesleri , toprak kokusuna karışan yağmurun sesi…

Din

O'nun Önünde Bütün Kainat Eğiliyor Biz Eğilmişiz Çok Mu

Yaratıcımız, Rabbımız Allah'ın önünde bütün kainat, yerdeki solucandan, gökteki kartala, denizde ki balıklardan, koşan atlara ve tabi eşrefi mahlukat olan insanlara kadar her canlı, cansız varlık boyun eğmiştir... Kul olma şerefi ise sadece ve sadece insanlara verilmiş bir üstünlüktür... İnsanda bunun, kul olmanın gereğini yapmak durumundadır...

Her 1 Mayıs'ta Yenilenmek

1 Mayıs’a örgütlü bir biçimde katıldıklarına ilk kez tanık olduğum, kocaman pankartlarının ardında, futboldaki sömürüyü algılamış, isyan eden taraftar grupları… Kolejliler ve Vosvosçular… Evet bu örgütlenmeleri, Taksim kutlamalarında, ben ilk kez görüyordum.
Oyuncuların, sinemacıların ve aklınıza gelen her meslek grubunun kortejleri de her zamankinden kalabalıktı…

Elmanın Beni Sevmesi Şart

O kadar tatlı, o kadar güzel bir meyvedir ki hemen hemen her mevsim yersiniz elmayı ama dalında taze olarak, ama buzhanede saklanmışını. En başta cildi güzelleştiriyor. Yani bu demek ki buluğ çağında ki gençler fazla elma yerlerse, yüzlerinde daha az sivilce çıkacak, ciltleri pürüzsüze yakın olacak. Bu da

Sanat

Sanat bu âleme sığmayan sözcüklerin okuyucuların gönlüne sığarak gönlünü süsleyerek gülümsetmesidir. Bu bir şiir olur öykü hikâye bir makale deneme söz olur gelir okuyucunun gönlüne bir kelebek misali usulca konar, gönül tellerini titreterek hissetmesini sağlar

Başa Dön