İçimizdeki Unutma Sesi…
ZAMAN!
Haydi bekliyorum seni
Belki biraz sabırsızım ama
Öyle ihtiyacım var ki sana
Ve en çok da UNUTMAYA!!!
"Yazmak, aslında var olmayan okurların iç sesidir; ve en büyük ironi, bu sesin sizi yazar yapmasıdır." — Umberto Eco"
"Yazmak, aslında var olmayan okurların iç sesidir; ve en büyük ironi, bu sesin sizi yazar yapmasıdır." — Umberto Eco"
ZAMAN!
Haydi bekliyorum seni
Belki biraz sabırsızım ama
Öyle ihtiyacım var ki sana
Ve en çok da UNUTMAYA!!!
Sörfçü, hayata dair kaygılanmayı kestiğin zaman, hayatın daha iyi gitmeye başladığını savunuyordu ki; bu durumda ben yüksek dozda "kaygı" seviyesiyle olayı baştan kaybetmiş bulunuyordum.Şu an öfke duygusuna da kapılmam yersizlikti ...
Hayattaki en acı deneyimler elimizden göz göre göre, ellerimiz ıslakken sabunu tuttuğumuzda yaşadığımız gibi, kayıp giden fırsatların, başarıların, mutlulukların ya da sevgilerin üzerinden gelişiyor..
Çok güzel bir pakete sarıp, üzerini ilginç kurdelelerle süslediğin paketi bıraktığında avuçlarına, bir anda yıkılıvermişti tüm dünyam.
ATEŞ,SU,HAVA VE TOPRAK
İnsanoğlu birbiri ile hiç alıp veremediği, bir şey yokken,birbirinden GICIK kaptım diyerek sevmez, hoşlanmaz,kanı ısınmaz,Yıldızı barışmaz gibi kavramları, sebep yokken öne sürer.Size bu gün, buna sebep olan MAYA dan söz edeceğim.
Sosyal ilişkilerinde olumsuzluk olan ve empati noksanlığı çeken bazı insanlarla ilgili sorun yaşadıysanız, bu yazıyı okuyun.
Kelimelere olan doğurganlığımdan yanında susuşum. Seni özlemenin gece on birindeyim. Depresif
korkularısın kaybetmek istemeyişlerimin!
....olaya Fransız kalışımız sanırım kelimenin kökeninin Fransızca oluşundan kaynaklanır ki asla doğru zaman ve doğru yerde buluşulamaz…
Gece'nin duyguları açığa çıkaran gizemli karanlığı...
Kalabalıklar arasında keşfedilen duygular.
Avuçlarıma aldığım yalnızlık çiçeğidir hüzün.Ve baktıkça kendimi iyi hissettiğim zamanlarımı çalar götürür yüreğimden kimsesizlik...
Bu tüyoları benden aldığınızı kimselere söylemeyin. Aman efendim ne demek; teşekküre değmez. Dostluk öldü mü?
.... Hayattaki koşunu hiç aksatmadın hep savundun birşeyleri hep karşı geldin haksızlıklara, yorgun dönerdin de yuvaya, hiç yorulmamış gibi yaralarımı sarardın cesaret verirdin, umut dolu papatyalarla örerdin saçlarımı kulağıma papatyaların ezgisini fısıl
Gecenin içinde, gözlerimde yangınlar, dört duvara sığmayan umutlar yüreğimde patlayacaklar. Karabasanlar üzerime geldikçe çoğalırım binlerce.
bu yazıyı yaşadım da yazdım.sakin ve yalnız başımayken sadece çektiğim dert ve acılardan yararlanarak duygulandım ve yazma gereğini duydum.evet okuyanların beni anlayacağını sanıyorum ve umut ediyorum.sanırım siz de bu yazı hakkında bana hak verirsiniz.
Arka-daş , olsa olsa arkalarımız aynı olabilir. Yüzyıllardır abartılmış bir kavram arkadaşlık. Özünde bencil olduğumuz gerçeğinin en kat-i örneklemesi olmasına rağmen yanlış algılanan, yanlış yorumlanan bir kavram. İdeal bir arkadaşlığın süresi ne olmalı ?