Yürüyen Ölü Mü Yaşayan Ölü Mü
Değişik bir sendrom farklı bir hastalık çok az kişi de görülmüş...
"Yazdıklarım bir gün anlaşılırsa, bu, benim de bir şey anlamadığım anlamına gelir." — Franz Kafka"
"Yazdıklarım bir gün anlaşılırsa, bu, benim de bir şey anlamadığım anlamına gelir." — Franz Kafka"
Değişik bir sendrom farklı bir hastalık çok az kişi de görülmüş...
Gönül ister ki hayat sadece güzelliklerden ibaret olsun, çirkinliklerden bihaber olalım ama maalesef öyle değildir. İnsanlar bu hayatın çirkinliklerle tanışmasına neden olan elindeki güzellikleri yok eden sahip çıkmayan. Halbuki elimizdeki güzelliklerin kıymetini bilsek, onlara sahip çıksak hayatın yaşamaya değer olduğunu görüp insanlara anlatırız.
Durdane Türkmenoğlu, okuma yazma bilmeyen bir vatandaş. Halk Eğitimi Merkezince açılan kursa katılmış. Okuma yazmayı da öğrenmiş. Belgesini almış. Bunun üzerine memurluk için yeniden başvurmuş.
Polis olan kardeşi 1992 yılında Şırnakta şehit olmuş. Yürekleri yanmış. Diğer kardeşleri de hem emekli hem de kendinden büyük olduğu için
Şimdi imla hatalarına örnek vereceğim diye; hiç mümkün mü sevgili günlüğüm✍🏻 küçük harfle adımı yazmaya başlayayım, tövbe tövbe
Bir masaya oturup sohbete başlıyoruz. Ali Beyin mis gibi kokan kahveleriyle sohbetin tadına doyum olmadı doğrusu. Gerçekten Ali Beyin kahvelerine diyecek yoktu. Her yudumda tüm yorgunluğunuzu atıyorsunuz
Bu masalın nerden aklıma geldiğini ve bu masalla Öcalan’ın, Silivri’dekilerin ne alâkası olduğunu sen bulacaksın. Gusura galma ama sevgili günlüğüm, o gadarcık dert de sende bulunsun.
bizler neden ön yargı ile hareket etme yolunda yürümeye devam eden bir toplum olmaktan vazgeçemiyoruz?
Ey ahali ne diyeyim ben size artık? Konuşacak kelime bulamıyorum. NASA ya gideceğim, Aman NASA canım NASA, benim ismimi de uzaya gönder ne olursun. diye yalvaracağım, bilgisayardan başvuru yapacağım, NASAnın kapısında yatacağım... Teşbihte hata olmaz... Uzaya isimleri bedava göndermezler, (onlar her olayı paraya tahvil etmeye bayılırlar, Sam Amca
Yelken demişken, ne güzeldi yazdığım şiirim.
Aklından çıkar İstanbul
Yıllardır milyonlarca dolara çekilen onca film yönetmeni, belgesel yapımcısı, hayatını tehlikeye atan çevreciler, bize senin anlattığın kadar anlatamadı içinde yaşadığımız bu dünyanın garanti olmadığını.
Korkarım daha göstereceklerin bitmedi
Bu aziz millet dersine çok iyi çalışmış.
Bu millet Tunus’u görmüş…
Mısır’ı görmüş.
Libya’yı görmüş.
Bu millet Suriye’yi, Bahreyn’i görmüş…
Garipseyeceksiniz ama be bu meyvenin (meyve mi) adını Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında gerçekleştirilen ortak proje ile öğrendim.
Meğer kilo vermek, zayıflamak isteyenlerin bolca konuşup dillendirdikleri son zamanların en popüler meyvesi imiş Goji Berry.
Peki Goji Berry nedir?
Onları ilk kez, 2011 Nisan ayında, İstanbul’da, Galatasaray Lisesi önünde görmüştüm. Orada toplanıyorlar, Taksim’e doğru yürümeye çalışıyorlardı.
Cıvıl cıvıl ama öfke doluydular. Biraz şaşkın ve dağınıktılar. Bizlerin alışkın olduğu örgüt, yürüyüş disiplinleri yoktu. Dans eder gibiydiler. Bağırıyorlar, sloganlar atıyorlar, müthiş esprili pankartlar taşıyorlardı.
“Para veren altın bulsun” atasözünü hatırlayanınız var mı?
Peki, “Para veren altın bulsun” atasözü ya da deyimi niçin kullanılır?
Siz de bilirisiniz ki, alış-veriş sonralarında veya borç ödemelerinden sonra para verdiğiniz kişi veya kişilerce en çok zikredilir bu söz…
Daha açık bir
“ Suç iğde de var, yünde de var; çıkrıkta da var, yünü eğiren kancıkta da var.”