Erzurum Balı
Hayat bu bal var tiroit var felsefe var edebiyat var!
Bir de içimizdeki çocuk ile aynada duyulan sesler var. Dinlemek lazım sanki, aksi taktirde yaşamın ne anlamı var ki?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Hayat bu bal var tiroit var felsefe var edebiyat var!
Bir de içimizdeki çocuk ile aynada duyulan sesler var. Dinlemek lazım sanki, aksi taktirde yaşamın ne anlamı var ki?
Bu aziz millet dersine çok iyi çalışmış.
Bu millet Tunus’u görmüş…
Mısır’ı görmüş.
Libya’yı görmüş.
Bu millet Suriye’yi, Bahreyn’i görmüş…
ayaklarımızın üzerine sağlam basmamızı engellemek için neden türlü bahaneler öne sürüyorlar?
Önce “Auto”nun ne olduğuna bakalım.
Türkçede fiil olarak kullanıldığında; “otomobille gezmek, araba ile gezmek” manalarına gelir. İsim olarak kullanıldığında; “otomobil, oto, araba” gibi manaları çağrıştırır.
“Auto”, ön kelime olarak kullanıldığında ise; “kendi kendine, kendi, oto” anlamına gelmektedir.
Yani anlayacağınız “ecnebi” bir kelimedir
anneler babalar neden çocukları ile aralarına bir mesafe koymayı tercih ediyorlar?
Garipseyeceksiniz ama be bu meyvenin (meyve mi) adını Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında gerçekleştirilen ortak proje ile öğrendim.
Meğer kilo vermek, zayıflamak isteyenlerin bolca konuşup dillendirdikleri son zamanların en popüler meyvesi imiş Goji Berry.
Peki Goji Berry nedir?
Onları ilk kez, 2011 Nisan ayında, İstanbul’da, Galatasaray Lisesi önünde görmüştüm. Orada toplanıyorlar, Taksim’e doğru yürümeye çalışıyorlardı.
Cıvıl cıvıl ama öfke doluydular. Biraz şaşkın ve dağınıktılar. Bizlerin alışkın olduğu örgüt, yürüyüş disiplinleri yoktu. Dans eder gibiydiler. Bağırıyorlar, sloganlar atıyorlar, müthiş esprili pankartlar taşıyorlardı.
“ Suç iğde de var, yünde de var; çıkrıkta da var, yünü eğiren kancıkta da var.”
Esnaf sana da lafım var. Nedendir, insanlar paketlenmiş, altını göremeyeceği ürünler almak istemez artık. Ürünü bir kez satıp kazanmak olmasın derdin. Terazin aza altın gibi, fazlaya elin bol olsun. Haram da olmasın gözün.
Yaz kış el arabası ile kağıt toplamak çok da kolay bir iş değil aslında... Sorduğunuz zaman günlük elli liradan, yüz liradan üç yüz liraya kadar kazanan arkadaşlarının olduğu söyleniyor. Asgari ücretin yaklaşık 1600.00 Türk Lirası olduğu düşünülürse bu ülke de günlük kazanılan bu paralar hiç de fena değil...
Emekli öğretmeni mi sordunuz?..Onun için de “Tabi bu arada bir tanesi de kalp krizi geçirerek, kimliğini bilmiyorum, üzerinde durma gereği de duymuyorum, kalp krizi sonucu ölmüş.” dedi. Ne yani, alt tarafı bir öğretmen parçası..Onu da mı dert edeceğiz?..
Var mı benden daha adisi
Her sabah utanmadan kalkan
Güneşe bakıp, işe başlayan
Felaketleri ayağıyla, halının altına iterken
Utanmazlığı dağlara çıkan. Ag
İkinci gün, Karpaz gezisi yaptık. Şehitlikleri, Salamis Harabelerini gezdik. Muratağa, Sandallar ve Atlılar Şehitliklerinde gözyaşlarını tutamadılar. Hele de 10 günlük, 1 aylık çocukların ismini görünce ağlamaktan kendilerini alamadılar. Hepsine dualar okudular. Katliam çukurunda ise onca insanın diri diri çukura gömüldüğünü öğrenince Bu kadar vahşet olmaz dediler.
bazı hedefler ulaşılıncaya kadar geçen zaman zarfında hedef olmaktan çıkıyor , bir ızdırap haline geliyor
Bizler, kahvelerimizi yudumlarken güzel bir bayan yaklaştı yanımıza. Özür dilerim, sizler Mağusadan mı geliyorsunuz? dedi. Evet dedik. Bize teşekkür etti. Ben de Mağusalıyım dedi.
Bayan, bu cafenin sahibi imiş. Adının Nil Yücel olduğunu söyledi. İlk dikkatimizi çeken güzelliği, şık giyimi, kibar davranışı ve içtenliği oldu. Güler