Gerçek Demokrasi
Demokrasilerde eşitlik ilkesini bozan kapıları kapatmadıkça demokrasi, gerçek demokrasi olamaz.
"O kadar çok kitap okudum ki, artık kendi kafamın içinde bile dipnotlar görüyorum." - Umberto Eco (kurgusal)"
"O kadar çok kitap okudum ki, artık kendi kafamın içinde bile dipnotlar görüyorum." - Umberto Eco (kurgusal)"
Demokrasilerde eşitlik ilkesini bozan kapıları kapatmadıkça demokrasi, gerçek demokrasi olamaz.
Rüzgâr, geçtiği yerde ince dalları kırar. Bulutlar ise gökten yeryüzündeki toprağa sesleniverir, toprak ise suya kanınca toprak olur imiş Hani, kozasından çıkan kelebekler, bir uçumluk ömürlerinde nakış nakış süslerler yerzüyünü, binlerce esin kaynağı olurlar şairlere, ressamlara, gerçek sanat erbaplarına Hüzün ise derin bir çizgi bırakır insanın alnına, ölüme
Bu yazımın özeti, yeteri kadar geliştiremediğimiz demokrasimiz sorunlar yaratıyor. Ayrım yapılmadan bu sorunları yalnız Kürt halkı değil, hatta Kürt halkından daha çok bütün kesimler yaşıyor. Sivil toplum örgütlerinde, sosyal kurumlarda, bürokraside eskiden kalan ve bugün de kayıp annelerinden, faili meçhul cinayetlere kadar pek çok sorunlu aileler var.
Zaman su gibi akıyor gerçekten. Kapkaranlık hiç ışık görmemiş günahların perdelendiği bir gecenin biraz daha uzamasını dilemenin de hiçbir anlamı yok ki. Fakat aydınlık, er geç cürümümüzün perçeminin bir ucundan yakalayıp, yüzümüzü utanç kırmızısına boyayacak elbette
Tunus'ta bir seyyar satıcının 17 Aralık'ta kendini yakarak öldürmesiyle patlak veren isyan domino etkisi yaratarak özellikle İslam ülkelerinde hızla yayılıyor. Fas, Libya, Cezayir, Mısır, Ürdün ve Arabistan için için kaynıyor. Millet sokaklarda kendisi yakıyor. 24 Ocakta bu kere Marsilya’da 16 yaşında bir genç okulda kendini ateşe verdi !
18 ülkeden Malatya’ya gelen bu çocuklar, yalnız Türkçe değil Anadolu’muzun bir gerçeği ve mozaiği olan Türkçenin yanı sıra Kürtçe gibi başka dillerde de okudular.
Öreğin kara kuru bir Afrikalının Şemmame’yi okurken, şalvarlı bir grup Iraklı çocukların oyun havasıyla eşlik etmesi ve Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde sergilenen değişik
Barış, sen zincirlendiğin yer, her nerdeyse, kaç kurtul. Biz seni kurtaramıyoruz. Umutları kaybetmemek için elimizden geleni yaptık, ama olmadı. Oyunun senaryosunu değiştirmek için, tüm oyunu tekrar tekrar seyretmek zorunda kalsak bile, en ufak bir kıvılcımı iyiliğe ve güzele dönüştüremedik
Bir eve pencereden de girilir, bacadan da. Kapıyı çalmadan da eve girilir, kapıyı kırarak da. Türkiye'de tüm sorunlara kapılar kırılarak ya da bacadan girilerek çözüm bulunmaya çalışılmakta. Ters durumlar bunlar. Hak yolu varken tersten girişi tercih etmek, Türkiye'de sapkınlığa yol açmakta. Türban sorunu iki şekilde çözülür. Birincisi, türban
"19 Mayıs 2019" librettosu ve notaları henüz yazılmamış 4 perdelik fantastik bir operadır. Traji-komik, dramatik ve epik ögeleri kapsar. Geleneksel müzik anlayışına aykırı bir izleği olduğundan sahnelenmesi zordur. Bundan dolayı televizyon dizisi veya film senaryosu olarak da kullanılabilir.
Anlatmak istediğin zaten görmek istediğinse, ortada fısıltı halinde dolaşmaya gerek bile görmeyen işkence ve zulüm türlü türlü şekillerde boy gösterirken, acaba bir nevi savaş mı bu da insanoğluna karşı ŞİDDET . İyilik ve kötülüğün göreceli kavramlar olduğunu anlatırken, kötünün gözünde iyilik neyse , iyinin gözünden de kötülük odur,
Her gönül çiçeğinin yeni yılını kutlar, yavaş yavaş dünyanın ve ülkemizin durumunu görmesini isterken, sağlıklı ve huzur dolu bir yaşam dilerim, sıhhatle
Kendi Fantastik Edebiyatımızı oluşturmanın eşiğine gelmiş bulunuyoruz. Bu elbette zorlu ama bir o kadar da zorunlu bir süreç.
hızla tüketilen kaynaklar, dünya nüfusunu mutlu etmeye yetmiyor, küçük bir azınlık mutlu, kalanların da mutsuz olması hesaplanıyor olmalı...
Hakimiyetimin gölgesinden kaçmak istemiştim bu kez. Doğa seyretmeliydi bizi. Kuşlar dinlemeliydi.
Nesine yar nesine nesine sine sine yar sine sine yardı bana yar olan yar gitti kaldım yarım
Engin Geçtan