Mutasyon
Çalınmış suratlarla yaşayan herkesin suratına okkalı bir tükürük, yiyeceği en kötü dayaktan daha ağır.
"Bunca yıl sonra anladım ki, en büyük eserlerimi, yazmaya üşendiğim günler düşündüm." - Franz Kafka"
"Bunca yıl sonra anladım ki, en büyük eserlerimi, yazmaya üşendiğim günler düşündüm." - Franz Kafka"
Çalınmış suratlarla yaşayan herkesin suratına okkalı bir tükürük, yiyeceği en kötü dayaktan daha ağır.
...Anılar yaşayamadan hızla akıp gidiyor ve duygular ayrıntılara takılıyor ya... Sevişmek varken savaşmak neden...
Bir zaman, sessiz zaman, kimsesiz zaman, bensiz zaman. Kayıp bir şehir kaybolmuş insanlar ve tek hayal ben. Neden böyle olmuş? Bilmiyorum...
Yağmur... Hüznü de koynunda taşıyan afet... Benden daha mı dolusunda taşıyorsun sen... İçin benden daha mı çok yağıyor da akıyorsun! Bana inat mısın lanet olası! Neler taşıyabilirsin ki sen kara bulutlarından başka? Ağırlığı ne ki? Onla boy ölçüşebilir mi
Sağırlaşmış duygularımızla, görmediğimiz güzelliklerle, zamanı bir maratoncu adımlarıyla takip etmemizle, neler kaçırdığımızı fark ettim birden..
Yağmura tutuldum ıslandım bir anda ama bitti. Yağmur dindi çoktan güneş açtı buralarda. Hem neden merak edeyim seni? Neden söyle bana, sen zaten hiç olmadın ki! ....
Seri katillerin körelmis duygularına sahip ruhumun, çocukluğumu yırtarak yüzüme haykırışını yine görmemezliğe geldim. Yaşanmamışlıklar yaşanmalımıydı kestiremiyordum...
“Seninle; masmavi, pırıl pırıl gökyüzü gibi berrak;
delicesine, coşkun akan bir nehir gibi olan dünyam,
Sensiz; yağmura hasret, verimsiz, çorak topraklar gibi...”
Belki de bir rüyaydı gördüğüm, içinde gerçekçikler bulunan…Kendimi pırıltılı suların büyüsüne kaptırıp, hiç düşünmeden, karşı kıyıya, yürüyerekulaşacağımı sandığımda, yardımıma koşan bir sen vardın.
Yıllar sonra karşıma cıkan bir yitirilişin ısmarlaması üzerine gecmişe el sallayarak ve yakın bir arkadaşımın yazısından etkilenerek alkolle dadanılan bir gece yazılmıştır...
Ne zaman seni düşünsem; usuldan bir şiir başlar gökyüzünden, dökülür ağır ağır saçlarıma. Tepeden tırnağa mısraya batarım, tepeden tırnağa aşka...
ağzım zehir gibiydi.ne zaman tükürüğümü yutacak olsam zehirlenme hissine kapılıyordum...
İnsanın kendini keşfetmesi, aya ilk adımın atılmasıyla eşdeğer değil mi..? Yapılması gereken, üzerine doğru yürümek sadece. Yaşamda; Geleceği oluşturmak, geçmişin birikimleri üzerine olmaz mı?
Bana sarılırken avucunda sakladığın minik bıçağı sırtıma saplamasaydın keşke!
Peyami Safa