"Yaratıcılık, beynimin en dağınık çekmecesi. Ve evet, o çekmeceyi kimse toplayamaz." - Virginia Woolf"

Uçuk Pembe

Şarkılar taç yapmıyor artık sevgilinin başına. Çünkü bilmiyor sevgiyi kendini sevdirenler… Uçuk pembe olmuş dünyanın rengi. Uçan pembe mi, yoksa pembenin düşleri mi gören yok. Bir tren kalkıyor acı çığlıklarla gardan… İçinde pembenin kaçan fırsatları olmalı…

yazı resim

Hayat önümüze konulmuş koca bir soru işareti. Bu soru işareti cevapsız bir soruya mı, yoksa sorusu olmayan bir cevaba mı ev sahipliği yapar belli değil.

İçimizdeki karartıyı aydınlatmaya yetmez köşe başlarındaki sokak lambaları. Hayat mı çok karanlık, yoksa ışıkları söndüren birileri mi var? Yağmurlar buz gibi yağıyor artık. Nisan da tek sadık dost oluyor şemsiyeler. Ilık ılık ıslanmayalı çok olmuş tek bedende iki yürek.

Bir gün bir rüya görüyorum, yorumunda baharların vedası saklı. Başbaşa kalmış yaz ile kış. Kış yazda misafir, yazın saçında ak var. Şarkılar taç yapmıyor artık sevgilinin başına. Çünkü bilmiyor sevgiyi kendini sevdirenler…

Uçuk pembe olmuş dünyanın rengi. Uçan pembe mi, yoksa pembenin düşleri mi gören yok. Bir tren kalkıyor acı çığlıklarla gardan… İçinde pembenin kaçan fırsatları olmalı…

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön