"Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez. Pazartesi sabahı kalkmak da öyle bir şey." - Mark Twain (kurgusal)"

Öylesine Puslu Bakıyordu ki...

Bir damla gözyaşı...

yazı resim

Öyle puslu bakıyorduki gözleri,inanılmaz mutluluk,inanılmaz acımtırak bir tat bırakıyordu yüreğimde. Bir gülücük bu kadar şey anlatabilirmiydi?Sanki,sanki hiç uyumadan rüyalara dalmak vardır ya işte öyle bir tat bırakıyordu pembeliklerde, öyle bir haz veriyordu maviliklerde. Anlıyorum sanıpta aslında hiç birşey anlamayan boş gözlerle bakıyordum gözlerine o da bana anlayıpta hani anlamamış gibi boş bakıyordu gözlerime, süzüyordu bütün benliğimi yüreğimden başlayarak gözlerime kadar.Bazen,bazen şaşırıyordum ellerine, bir parmağımı tutup derinlere inmeyi başarabilen ellerine,o uçsuz bucaksız rüyalarında görmüştü belkide,kimbilir duymuştur birinden belkide. Baba demeden dahi şiir misali konuşulurmu?Her kelimeyi gözlerle binkez anlatabilirmi?Ağlatabilirmi bir insan böylesine,konuşmadan karşısındakini,aşık bile olmadan. Öyle saf teni vardıki, dünyanın en yumuşak,en saf, en hoş kokulu teni,binbir çiçek karışımı,binbir meyvenin karışımı misali kokusu,tadı. Dokununca sanki, sanki yüreğindeki saflıkla sanki boğulacakmış,o saflığı kirletecekmiş gibi hissediyordum,titriyordum. Annesinden almıştı gözlerini, gülümseyişini,onun gibi bakıyordu gözlerime,onun gibi ısıtıyordu benliğimi. Ağlaması, ah yokmu o ağlaması sanki yüreğim milyon kez parçalanıp milyonkez dilimlere ayrılıyor ağladığında, sanki o ağlamıyor da ben derin çukurlardan yardım çığlıkları atıyorum, parçalıyorum kendimi.Kapatıyorum kulaklarımı ama kapatamamki yüreğimi,kulaklarımdan giremese giriyor yüreğimden çığlıklarım. Ama o gülüşü yokmu bunca çığlıktan sonra o eşsiz gülüşü, sanki fırtına sonrası gökkuşağı misali, rengarenk ışık saçıyor etrafına ve unutuyor bütün çığlıkları yüreğim ve birleşiyor milyon parçaya bölünmüş yüreğim.
Allah bir mucizesini daha göstermişti işte,hemde tam karşımda, gözyaşlarıma bu kadar yakın bir yerde kucağımda,nefesini hissedebiliyordum dudaklarımda, görebiliyordum gözlerindeki gökkuşağını gözlerimde, öpüyordum bal yanaklarından,giriyordum bembeyaz dünyasına, kirlenmiş, kokuşmuş bunca şeyden kaçarcasına...

KİTAP İZLERİ

İnce Memed 1

Yaşar Kemal

Toroslar'dan Yükselen Bir İsyan Ağıtı: İnce Memed Yaşar Kemal'in edebi evreninin temel taşı ve şüphesiz en bilinen eseri olan "İnce Memed", ilk kez 1955'te okuyucuyla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön