Sarı'yı Anlamak
"Karar verdim, sarıyı seveceğim.
Sarı gülü, Sarı kediyi, Sarı papatyayı...
Yeni bir sayfa açıyorum.
Lise sıralarında başladığım, yazma tutkuma, devam ediyorum.
İlham gelse de,
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Karar verdim, sarıyı seveceğim.
Sarı gülü, Sarı kediyi, Sarı papatyayı...
Yeni bir sayfa açıyorum.
Lise sıralarında başladığım, yazma tutkuma, devam ediyorum.
İlham gelse de,
Şarkılar taç yapmıyor artık sevgilinin başına. Çünkü bilmiyor sevgiyi kendini sevdirenler…
Uçuk pembe olmuş dünyanın rengi. Uçan pembe mi, yoksa pembenin düşleri mi gören yok. Bir tren kalkıyor acı çığlıklarla gardan… İçinde pembenin kaçan fırsatları olmalı…
Denizin yığın yığın olduğu bir yerde tek başınıza oturmuş,düşünüyorsunuz...
"Ben olmasam acaba nasıl olurdu..."
...
Cam renksizdir, cam şaffaftır. Cam, bir kafayı yaracak kadar güçlü, bir kadeh tokuşturmasında kırılacak kadar hassastır..
Aynı sen gibi, aynı ben gibi, aynı sizler gibi..
Hele bir elleri vardı, göreceksiniz,
Beş uzantısı olan ak bir yıldız.
Görürsün ama temas edemezsin.
Dudakları da aynen öyle;
Gün doğumuyla kızaran, ufuk çizgisi gibi
Kokusu sevda kokusudur.
Onun kokusu sana ulaşıp,
içine çektikçe sarhoş olacaksın.
O sevgi kokusu sana güç verecek,
büyüsü seni kendine çekecek..
cok degerli bir lise ogrencimizin egitimi ile ilgili guzel dusuncelerini sizlerle paylasmak istedim..
Götüremeyeceğin iki şeyin kalacak bende; birisi senin hayalin, kaşların, gözlerin dudakların, ellerin yanakların, gülümseyişin.. Diğeri de sevdan. Bunları alamazsın benden. Bunların ağırlığını taşıyamazsın sen.. Ne sana, ne de arabana sığmaz...
Öyle bir ev düşünün ki, içi tıka basa eşyalarla dolu.
Kat kat elbiseler, gidilmek istenen yer için ayarlanmış ağzı açık bavullar, yere sağlam basmak adına alınan ayakkabılar, güneşin zararlı ışınlarına karşı biriktirilmiş sayısız güneş kremi, sayısız güneş gözlüğü, dört bir yana savrulmuş içilen içki şişeleri, yer;
Gir,özümün derinliklerine açsın sevdasını bana ama ürkeğimdir,ayrılıktada aşık.Bana öğretsin ay ışığında arınmayı,sevişsin bakire kalarak...
Hayali gönlümün en yüksek tepesinde dururdu her zaman. Giydiği giysilerde sevda rüzgarları uçuşur,
saçları rüzgar gülü gibi, rüzgarın yönünü gösterirdi.
“Belki de sen özenle katlanmış bir mendil gibisindir Açınca içinden yeni biçilmiş çimen kokuları yükselen" Ben, dokunur dokunmaz kiraz dallarına çiçekler açtıracak biriyimdir belki de..
O kadar kolay ki küsmek, kırılmak ve üzülmek. Oysa gökyüzü, gönüllere hep açıktır. Barıştıkça sarılır yaralar ve buluşur maviliklerle çocuklar. Düşlerden öte bir hakikatin izlerini taşır uçurtmalar. Öylesine güzel salınırlar ki göklerde, sanki istikbali yansıtırlar. Artık iyileşsin acıyan yaralar, ilacı Aşk'tır bilesin.
Gelincikler varsın kıskansın dudaklarının kırmızısını. Rüzgarlar saçlarında rüyaya dalsın. Varsın ay geceye yaslanıp, altından elleriyle denizleri okşasın. İlk defa bütün kitaplar yalan, rüyalar gerçek olsun.
Şermin Yaşar