Er - Rab
Allah’ın en belirgin ve en nadide sıfatlarından biri olan Er-Rab isminin kelime manası; terbiye eden, törpüleyen, sivrilikleri kazıyan ya da göstererek ve yaşatarak öğreten gibi anlamlara gelmektedir.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Allah’ın en belirgin ve en nadide sıfatlarından biri olan Er-Rab isminin kelime manası; terbiye eden, törpüleyen, sivrilikleri kazıyan ya da göstererek ve yaşatarak öğreten gibi anlamlara gelmektedir.
İnsanlık tarih boyunca çeşitli putlar oluşturmuştur: taştan, tahtadan, ideolojilerden veya teknolojiden. Modern çağda ise bu putlar, gaybı (bilinmeyeni) bildiğini iddia eden sahte otoriteler haline gelmiştir. Kur'an'ın gaybın yalnızca Allah'a ait olduğunu vurgulamasına rağmen, günümüzde bilim insanları, uzmanlar ve danışmanlar geleceği kesin biliyormuş gibi konuşmakta, insanlar da bu "bilimsel"
Kitap ve Hikmet, her ikisi de kesinlikle Allah’ın varlığının en somut delilidir.....
Güzel olan her şey insanı etkiler ve sahip olma isteği uyandırır. Güzel bir eş, güzel bir ev, araba, güzel bir hayat… İnsanların yaşamları boyunca hedefledikleri, ulaşabilmek için büyük çabalar sarf ettikleri sayısız amaç; güzel olanı elde etme isteği…
“İnsanların denendiği ya da bazı hakikatlerin yaşatılarak öğretildiği mekân” şeklinde tercüme edebileceğimiz dünya, uzay diye isimlendirilen bir boşlukta güneş ve kendi etrafında dönen bir gezegendir. Bu boşlukta dünya gibi başkaca gezegen, yıldız, uydu vb. niceliğini veya niteliğini bilemediğimiz daha nice âlemler mevcuttur.
Kuran ahlakından uzak olan insanlar hayatlarını cahiliye toplumunun kurallarına göre yaşarlar. Bu yaşam tarzına öylesine kapılırlar ki, içinde bulundukları şeytani sistemin verdiği zararın farkına bile varamazlar.
Sadece O'na ağlayabiliriz hıçkıra hıçkıra utanmadan,sıkılmadan .
Kırılmış bir kalbi de huzura,sukünete çeviren O değil mi ?
‘Namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.’ (Nisa Suresi, 103) ve insanlara hayatları boyunca sürdürmeleri emredilen çok önemli bir ibadettir.
Kur'an'ın işaret ettiği modern putperestlik: Heva kavramı üzerine düşündürücü bir inceleme. Geleneksel putperestliğin ötesinde, insanın kendi arzularını ilahlaştırması tehlikesini ele alan bu metin, "heva"nın etimolojik kökeninden yola çıkarak günümüz dünyasındaki yansımalarını sorguluyor. Neon ışıklar ve sosyal medya çağında, belki de tarihte görülmemiş bir heva putperestliğiyle karşı karşıya olduğumuzu
Efendimiz (sav) birgün mekke'ye doğru yürüyerek yaklaşmakta olduğu bir esnada bir kadının saçını başını yolarak ağladığını gördü ve kadına yaklaşarak halini ve hatrını sordu.
İslam'da imanın özü ve derinliği üzerine düşündüren bu metin, gerçek imanın sadece Allah'ın varlığını kabul etmekten öte, kalbin derinliklerinden gelen tam bir teslimiyet olduğunu anlatıyor. Arapça kökeniyle "güven" anlamını taşıyan iman, Müslümanın hayatının her alanında Allah'a yönelmesini ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmadan bağlanmasını gerektiren kutsal bir bağdır.
Aşk sana onun yüzündeki bir kırışıklıktan bütün halini ortaya koymalı.Gözleri semaya baktığında
ne düşündüğünü buldurtmalı.Aşk seni gece-gündüz Rabbe yalvartmalı.
Eğer gerçek aşkın bu aşk olduğunu düşünüyorsan...
Reji̇m Ve Toplum Ne Olusa Olsun İnsanlarin Temel İnanç Taşi Olan Di̇nleri̇ Hayatlarinin Bi̇r Parçasidir Ayirmaza Ve Koparamazsin O Yüzden Ancak O Tplumun Bi̇reysel Haklarina Reji̇mi̇n Ve Devleti̇n Devami İçi̇nn Çok Di̇kkat Etmeli̇ Ve İncecei̇k Çi̇zgi̇yi̇ Aşmamlisin:)
Beceriksiz kralı tahttan indiren ve yağmacı Yahudi pre-kapitalistlerin tekelci sermaye oluşumlarına son vermek isteyen halkın; bu ihtilalin son aşaması olarak Hz. Davudun yanına gelmeleridir. İhtilalin ruhu, ayette duvardan atlama veya tırmanma olarak betimlenir.
İnsanları insan olmanın da ötesinde daha bir anlamlı kılan en yüce değer sevgidir.
Evet, belki de bütün bu okuduklarınızdan sonra yazdıklarımı cahilce diye nitelendirebilirsiniz. Peki, hiç düşündünüz mü? Cahilliğe yeni bir tanım getiren bilgece bir düşünün ürünü olabilir mi?
Hayat doluyken, vadiler dolusu altının, malın mülkün, hırs ve emelin dolduramadığı o eli, nasıl da dolduruvermişti toprak... Ve kıskıvrak sarınca etrafını, karnı patlarcasına doymuştu da “tamam, yeter” bile diyememişti. İş bu kertede bitseydi, mesud sayacaktı kendini el sahibi. Sonra, aynen ağaç kurdunun tahtayı kemirmesi gibi toprak da etini
duanın metafizik yansımasının fizik alemde işaretleri ve biz...
Güneşin yakın dostudur Bilal... Taşın da öyle, tuzun da öyle, devenin de.. Ne kadar taş ezdiyse bedenini, o kadar sevdi taşı Bilal... Tuz deve derisine bulanıp, ne kadar kavurduysa tenini, o kadar çekti Bilal...
Güneşin yakın dostudur o...
Çölün kırmızısıdır Sümeyye
Mızrakların
Kerem Eksen