Alevi Babanın Gözyaşları
Beni de bir Alevi baba olarak kabul edin.
Gündüzleri beli bükülene kadar çalışan, evine ekmek götürmeye uğraşan, elleri nasırlı Alevi bir baba….
"Gelecek, her zaman dündü; sadece daha iyi bir PR ekibi vardı." - Terry Pratchett (Kurgusal alıntı)"
"Gelecek, her zaman dündü; sadece daha iyi bir PR ekibi vardı." - Terry Pratchett (Kurgusal alıntı)"
Beni de bir Alevi baba olarak kabul edin.
Gündüzleri beli bükülene kadar çalışan, evine ekmek götürmeye uğraşan, elleri nasırlı Alevi bir baba….
Etrafınızda sürekli söylenen, birşeylerden şikayet eden insanlara mutlaka rastlamışsınızdır. Genelde toplumun her kesiminde bu tür insanların varlığına şahit oluruz. Hatta belki biz de o insanlardan biriyizdir. İşler planladığımız gibi gitmediği zaman verdiğimiz tepkiler, kullandığımız sözler ve aklımızdan geçenler, hayata bakışımızın bir resmidir aslında.
Arz, dünya dediğimiz yerkürenin tamamına verilen isimdir. Yani dağlar, denizler, gökyüzü, yeryüzü, kara parçaları, okyanuslar dünya çevresindeki atmosfer vb. bunların hepsine arz denilmektedir. İşte bu arz diye isimlendirdiğimiz bölgede meydana gelen olağan üstü olaylara ise dabbe’tül arz diyoruz.
Şeytanın karakteristik özellikleri herkes tarafından az çok bilinmektedir. O insanı doğru yoldan saptırabilmek için her şeyi yapmaya muktedirdir. Her hangi bir konuda aşırılık, laubalilik, şehvet, ihtiras, gösteriş, gıybet, yalan, isyankârlık, iftira, gurur, kibir, miskinlik gibi olgular şeytanın en büyük silahıdır. İnsan, aklını kullanarak onun tuzaklarından korunmalıdır.
Allah’ı seven ve O’ndan korkan müminler, her koşulda kadere tam olarak teslim olurlar. Dünyada yaşadıkları her zorluğun karşılığını ahirette alacaklarını umarak en güzel ahlakı göstermeye çalışırlar. Ve bunda kararlı davranarak asla isyan etmezler.
Yeryüzündeki tüm insanlar, eşit hak ve özgürlüklere sahiptir. Hiç kimsenin, bir diğerine üstünlüğü yoktur. İnsanlar her ne kadar maddi ve yetkisel anlamda farklı hiyerarşik konumlarda bulunsa da, bunlar kesinlikle geçici dünya sürecinde ki imtihan aşamalarıdır. İnsanların birbirlerine olan üstünlüğü sadece Allah’a olan yakınlıkları nispetindedir.
İçinde yaşadığımız toplumda birbirinden farklı karakterlere sahip yüzlerce insan yaşar. Kimi kıskanç, kimi hırslı, kimi hoşgörülü kimi sinirli, kimi kavgacı… saymakla bitmeyecek kadar çok karaktere ve huya sahip milyonlarca insan.
İnsanlık tarih boyunca çeşitli putlar oluşturmuştur: taştan, tahtadan, ideolojilerden veya teknolojiden. Modern çağda ise bu putlar, gaybı (bilinmeyeni) bildiğini iddia eden sahte otoriteler haline gelmiştir. Kur'an'ın gaybın yalnızca Allah'a ait olduğunu vurgulamasına rağmen, günümüzde bilim insanları, uzmanlar ve danışmanlar geleceği kesin biliyormuş gibi konuşmakta, insanlar da bu "bilimsel"
Bununla beraber İslami kesimin demokrasi idealini ne kadar içselleştirdiği ya da böyle bir kaygusunun olup olmadığı da tartışmaya açıktır. Çoğulcu bir demokratik yapının koşullarının gerektirdiği adımların atılması yolunda ayak sürüyen siyasal hareketlerden birisi de İslamcılıktır. Seçimlerle oluşan siyasal yapıyı çoğunluğun azınlığa tahakkümü biçiminde algılayan ve asgari ortak paydada
Yâhu, bu sineğe bak. Gayet küçücük zarif elleriyle kanatlarını, gözlerini siler süpürür. Her işini görür.
Dinin Açtığı Yaraları,
(Hastayı Daha da Kötüleştirmemek Adına)
Dini Görünen Ancak İlmi Merhemlerle
Tedavi Etmeye Çalışırken,
Sunulan Yeni Merhemin Yanlış Yorumlanıp
Ben sustum ama O hep dinledi .Zaten batımdakileri ancak O dinleyebilirdi ...
Ben sustum bu sefer ayetler konuştu :
Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
Hayat, içsel karmaşalar ve dış arayışlar arasında bir yolculuktur. Gerçek huzur, dünyevi meşgalelerden değil, insanın Yaratan'ına yakınlığından doğar. Zariyat Suresi'ndeki "Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri dışında yaratmadım" ayeti, varlığımızın asıl amacını hatırlatır. İçimizdeki fırtınalar, ancak Allah'a olan kullukla dinebilir. Gerçek mutluluk, içimizde saklı olan ilahi bağlantıda
Efendimiz (sav) birgün mekke'ye doğru yürüyerek yaklaşmakta olduğu bir esnada bir kadının saçını başını yolarak ağladığını gördü ve kadına yaklaşarak halini ve hatrını sordu.
Aşk sana onun yüzündeki bir kırışıklıktan bütün halini ortaya koymalı.Gözleri semaya baktığında
ne düşündüğünü buldurtmalı.Aşk seni gece-gündüz Rabbe yalvartmalı.
Eğer gerçek aşkın bu aşk olduğunu düşünüyorsan...
Reji̇m Ve Toplum Ne Olusa Olsun İnsanlarin Temel İnanç Taşi Olan Di̇nleri̇ Hayatlarinin Bi̇r Parçasidir Ayirmaza Ve Koparamazsin O Yüzden Ancak O Tplumun Bi̇reysel Haklarina Reji̇mi̇n Ve Devleti̇n Devami İçi̇nn Çok Di̇kkat Etmeli̇ Ve İncecei̇k Çi̇zgi̇yi̇ Aşmamlisin:)
Beceriksiz kralı tahttan indiren ve yağmacı Yahudi pre-kapitalistlerin tekelci sermaye oluşumlarına son vermek isteyen halkın; bu ihtilalin son aşaması olarak Hz. Davudun yanına gelmeleridir. İhtilalin ruhu, ayette duvardan atlama veya tırmanma olarak betimlenir.
İnsanları insan olmanın da ötesinde daha bir anlamlı kılan en yüce değer sevgidir.
Evet, belki de bütün bu okuduklarınızdan sonra yazdıklarımı cahilce diye nitelendirebilirsiniz. Peki, hiç düşündünüz mü? Cahilliğe yeni bir tanım getiren bilgece bir düşünün ürünü olabilir mi?
Orhan Pamuk