Pandoranın Kutusu
Bir Pazar sabahı şehrin sokaklarını dolaşmaya çıkarsa kötülük, neşesi yerindeyse, derin derin nefes almak, gökyüzünü ciğerlerine çekmek istiyorsa; korkma zarar vermez sana
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha pahalıya satılır." - Mark Twain (kurgusal)"
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha pahalıya satılır." - Mark Twain (kurgusal)"
Bir Pazar sabahı şehrin sokaklarını dolaşmaya çıkarsa kötülük, neşesi yerindeyse, derin derin nefes almak, gökyüzünü ciğerlerine çekmek istiyorsa; korkma zarar vermez sana
İslam'da tebliğ önemli bir ibadettir. Her Müslüman tebliğ yapmakla sorumludur.
Başlığı görünce öfke duyan ve itiraz edenler olacaktır mutalaka. Ancak önyargılı olmadan, "acaba ne demek istiyor" diye anlamaya çalışarak yazımı okumanızı rica ediyorum. Atalarınızdan öğrendiklerinizi bir kenara bırakın ve delil olarak sunacağım ayetleri, üzerinde düşünerek okuyun lütfen.
İman hakikatleri insanların imanlarını artırmalarına vesile olan sebeplerden biridir. Allah’ın yaratmış olduğu canlıların mucizevî özelliklerini öğrenmek, O’nun gücünü ve kudretini daha iyi kavramamız açısından son derece önemlidir.
"Yeni bir akım çıktı. Kuran müslümanlığı, meal sapıklığı (haşa). Peygamberin sünnetini yok etmek bunların gayesi" !
"İslam'ı doğru yaşamak için Kuran yeterlidir" diyen insanların maruz kaldığı sözlerdir bunlar.
Kuran'ı Kerim'de ilk peygamberin Hz. Adem olduğunu bildirilir. Hz. Adem'den sonra Kuran'da adı geçen ikinci peygamber Hz. Nuh'tur. Hz. İbrahim ise, Hz. Nuh'tan sonra gelen ve onun soyundan olan peygamberdir.
Yaratılan ve bildirilen her iyi varlığı, her güzelliği seviyoruz ve saygı duyuyoruz. Hak din İslam'dır, bunu da biliyoruz. Milletimizi, Türklüğümüzü, vatanımızı, Atalarımızı seviyoruz. Her milletten iyi niyetli ve saygılı her insanı seviyoruz ve onlara saygı duyuyoruz. Yeter ki, hak olan hakikati görebilelim. Sabah'ın seherinde bir yolculuk, iyi niyetli
Namaz! diyor Alemlerin Efendisi: Gözümün nuru, bana dünyanızdan sevdirilen üç şeyden biri ve mü’minin miracı. İnsanların ahrette sorguya çekilecekleri ilk şey ve devam ediyor Sevgili: eğer ki kişinin namazı tam çıkarsa ne alâ eğer namazı eksik çıkarsa o zaman onun hesabı zordur.
Hakikaten, samimi olarak, gönülden ve içten bir inanç ile inandım. Tabi ki eksiklerim olduğunu, düzeltemem gereken (çok şükür çok büyük olmayan) hatalarımın olduğunu kabul ediyorum. Ve onları da düzeltmeye, daha iyiye yolculuklara hazırlanmaya çalışıyorum. İlmin, irfanın ve hakikatin değerli olduğunu düşünüyorum. İyi niyetli ve hakikate dair olan herkesi
İslam'a atılan en büyük iftiralardan biri, İslam'ın kan, şiddet, terör dini olduğu söylemidir. Bu iddiayı savunanlar ağız birliği etmişcesine, Kuran'ın yarısı savaştan ve öldürmekten bahsediyor
İslamcı düşüncenin, Aleviliği, İslam’ın dışında sapkın bir inanç biçimi olarak değerlendirmesi Aleviler açısından önemli midir? Dinsel aidiyet olarak İslam vazgeçilmez bir hissiyat mıdır? Bu makalede bahsedilen soruya yanıt verilmeye çalışılacaktır. Ve yanıtı hemen zikretmek gerekirse, İslamcı düşüncenin Aleviliği nasıl konumlandırdığı önemli olmadığı gibi, Aleviliğin, İslam’ın dışında kendine özgü
Bizim söylediklerimiz gönlümüz gibidir.
Güvenelim hislerimize, bitmeyen umutlarla bakalım geleceğe...
Bitmeyen bir öğreniştir vâr oluşlarımız, fani hayatta ve cennette.
Bu metin, İslam'ın insanlar arasındaki eşitlik ve adalet anlayışını Hucurat Suresi 13. ayet üzerinden ele alıyor. Allah'ın insanları farklı milletlere ayırmasının tanışmak için olduğunu, üstünlüğün ise sadece takvada bulunduğunu vurgulayan ayet, İslam'ın ırk, renk veya cinsiyet ayrımını reddeden evrensel mesajını sunuyor.
Bizler eskiden üzerine güneş doğmayan bir millettik? Sabahın erken saatlerinde yatağımızdan kalkar, Allah’ın huzurunda secdeye varır, günün ilk şükrünü eda ederdik. Sessizliğin içine dalar, manevi iklimlerde soluklanırdık. Hakikat yolunun sadık yolcusuyduk Hiç kimse bizi hak bildiğimiz yoldan çeviremezdi. Sırat-i müstakim üzere yürürdük hayat yolunda. Hayat ağacının leziz meyveleri
İrade ve kader kavramlarını derinlemesine ele alan bu metin, insanın özgür iradesi ile ilahi kader arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Levh-i Mahfuz'da yazılı olan kaderin mutlaklığı karşısında insanın seçme özgürlüğünün bulunmadığını ispatlayarak, varoluşsal bir dini bakış sunuyor.
Yaratıılmışlar içinde ALLAH'ın habibi hz. peygamber(s.a.v.) efendimiz gibi sevilen,özlenen,hürmet gören, hasretiyle gönülleri yakan başka kim olabilir? O sevgiden, sevgi de O'ndan hasıl olmuştur.
Oruç kalkandır…
Kirlenen ruhlarımızı ramazanın paklığında arındırırız. Manevi kirler oruç ikliminde iyice temizlenir. Sert rüzgârlar günah ağacının yapraklarını döker. Sevap ağacının kökleri toprağa kenetlenerek güç kazanır. Bu mübarek ayda ruhumuz alabildiğine genişler. İnsanlığın medar-ı iftiharı Resul-i Ekrem Efendimiz: “Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz
Çocuktum topum uçuruma takıldı.Ne yapacaktım.Küçük ellerimi havaya kaldırdım.Gökyüzü masmaviydi.Tanrı gülümsüyordu.Bulutlar beyaz kanatlı kuşlar gibi baş ucumda uçmaktaydı. Ama benim topum uçurumdaydı.Dua ettim o an.Dudaklarımdan döküldü acı dolu sözcükler.Ağlamaklıydı bütün cümleler.
Sevdiklerimizin doğum günleriyle aramız nasıl? Onları mutlu etmek hoşumuza gidiyor mu? cevabımız eğer evetse, haydi o zaman "en sevdiğimizi" mutlu etmeye.
İhsan Oktay Anar