"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sevgili Umut Sürmeli, Elbette ki eleştiri yapacaksanız. Buraya kadar geldiyse bu site, bunu küçümsenemeyecek bir derecede aldığı eleştirelere de borçlu. Ne var ki bazen sitenin içeriğinin unutulduğunun, tüm konunun sitenin kendisi olduğuna hep beraber tanık oluyoruz. Kendi adıma, bunun nedenini anlayabilmiş değilim. Sistem, aslına bakarsanız çok basit çünkü. Yazılar yükleniyor, yazılar okunuyor. Okunan ve/ya da beğenilen yazı yükseliyor. Yayın ilkeleriyle bağdaşmayan yazılar ise kabul edilmiyor. Yazılar elbette ki yazarlarına ait ve onlarda sınırsız değişiklik yapma hakkına sahipler. Bununla birlikte burada deyim yerindeyse süreç biraz daha 'organik' işliyor. İşin açıkçası, İzEdebiyat bir sanat sitesi ve sabit kurallar, kesin kalıplarla işlemesi mümkün değil. Yıllardır İzEdebiyat'a düzenli bir şekilde yazılar gönderen yazarları biz bir yerden sonra artık sitenin 'ortakları' olarak görüyoruz. Yeni katılanları ise bir süre izliyoruz, yazılarda yapılan değikliklerden de haberdar oluyoruz. Ne var ki bunu söyledikten sonra hemen belirteyim ki bugüne dek Yayın ilkelerine uyan bir yazının yapılan bir değişiklikle uymaması gibi bir durumla karşılaşmadık. Sizin deyişinizle "kalemini yoran" kimsenin bu kadar kötü niyetli olabileceğine ben inanmak istemiyorum. Sistemin nasıl işlediğini anlatan bir sayfa açmaya gelince... bu öneriyi dikkate alacağız. Saygılar, Mustafa Diren Yardımlı Bu arada İstanbul'a hoşgeldiniz Ömür hanım! :)
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Tabii ki herşey kötü değil. Yoksa niye kalemimizi yoralım ki? İlk mesajımda da belirtmişim: bu site nadir bulunur kıymette bir site. Öneri ve eleştirilerimiz de bu yüzdendir herhalde. Kaldı ki "İzEdebiyat'la ilgili öneri, eleştiri ve yorumlarınız" bölümüne de yazmaz isek nereye yazacağız fikirlerimizi. Gördüğüm kadarıyla herkesin ortak şikayet konusu yazılarının geç yayınlanması. Editörlerin okuyup yazıyı onaylamasını bekliyoruz sanırım - yanlışsam düzeltin lütfen. Buradaki amaç uygunsuz yazıların elenmesini sağlamaksa ve bir kere siteye girdikten sonra yazının içeriğini anında değiştirebiliyorsak, editör onayı ne işe yarıyor? Eğer öyle ise bunca insan gereksiz yere bekliyor. Yok yanlış düşünüyorsam eğer işleyiş sistemini tam bilmediğim içindir muhtemelen. O takdirde ise sitenin işleyişiyle ilgili biraz daha bilgilendirilmeyi talep edeceğim. Kendi sayfalarımızın yöneticileri olduğumuza göre aynı zamanda, sanırım bu konuda bilgilenmek de bir gerekliliktir. Eğer sitede böyle bir bilgi sayfası varsa bile ben bulamadım. Yardımcı olursanız sevinirim. Sevgi ve Saygılarımla.
?
Dünya Edebiyatı
Edebiyat Tartışmaları
“Kendinize eğilmek, ruhunuzu sorgulamak, coşkulu anılarınızı anımsamak istediniz mi, Şiir’in Kendi’nden başka amacı olmadığını görürsünüz; olamaz da. Yalnız şiir yazma zevki için yazılmış olandan daha soylu, daha büyük, şiir adını taşımaya gerçekten değen başka şiir yoktur.” “Kötülük Çiçekleri” Baudelaire’i düşündüğümde, ısrarlı bakışı gelir aklıma. Görülenden daha fazlasını anlamak ister gibi dikkatli bakan birinin gözleridir bunlar. Bakışında içine dönüklük de hissedilir. Kendi üzerine eğilmiş, sorgulayan, benliğini kanepeye yatırmış, bilincini soyuyordur; ya da kendisine beyin ameliyatı yapan bir cerrahtır. Siz kendisi hakkında ne düşünüyorsunuz simgecilik romantizme tepki olarak doğan bir akım Baudelaire ise ya çok sevilir ya da nefret edilir...
?
Roman Eleştirileri
Edebiyat Tartışmaları
"...Eğer kelebekleri görmek istersem, birkaç tırtılla iti geçinmem gerekecek. Eğer bunu yapmazsam, hiç arkadaşım olmaz. Sen uzaklarda olacaksın. Hayvanlara gelince, onlardan korkmuyorum. Benim de pençelerim var “ diyerek dört küçük dikenini gösterdi. Sonra da “ Böyle oyalanma, sinirlerim bozuluyor. Gitmeye karar verdin, o halde git..." Küçük Prens, Saint Exupéry Başucu romanım...
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
Los Angeles'ta seni düşünerek yatağıma giriyorum. Biriki dakika önce işerken sevgiyle penisime baktım. Bugün iki kere senin içinde olduğunu bilmek kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Gece 3 15 Ocak, 1967 Richard Brautigan
?
Yeraltından Notlar
Edebiyat Tartışmaları
Beat hareketi, Beat kuşağı, Beat yazarları ile ilgili paylaşmak istedikleriniz... Kerouac ve Ginsberg belkide Richard Brautigan... “Amerika sana her şeyimi verdim, şimdi bir hiçim ben. Amerika, iki dolar yirmi yedi sent 17 Ocak 1956. Kendi kafama bile dayanamıyorum. Amerika, ne zaman bitireceğiz insanlarla savaşı? Al da kıçına sok atom bombanı. Keyfim yerinde değil, sıkma canımı. Kafam düzelmeden yazmayacağım şiirimi. Amerika ne zaman melekleşeceksin? Ne zaman soyunacaksın çırılçıplak? Ne zaman bakacaksın kendine mezarlıktan? Ne zaman yaraşır olacaksın milyonlarca troçkistine? Amerika neden gözyaşı dolu kitaplıkların?...” “Amerika” Allen Ginsberg çev.: Cevat Çapan
?
Dünya Edebiyatı
Edebiyat Tartışmaları
"Yürürken tümceler kuruyorum; otururken sahneler düzenliyorum; sözün kısası bilip bileceğim en coşkulu sevinçler içindeyim. ... Benliğimin bileşimi ancak yazmakla düzenlenebiliyor... Yazmazsam hiçbir şey bütün oluşturamıyor... Yazmazsam hiçbir şey gerçek değil.” diyen bir yazarın yazdıkları bence bir kat daha fazla okunmayı hakediyor. "Kendine ait bir oda" insanın özellikle de kadınların kendilerini olması gerektiği gibi güçlü hissetmesine yol açan bence duruşu sağlamlaştıracak bir yapıt... "Orlando" ise anlaması bir o kadar zor ve bir o kadar basit görünen bir şaheser, yazı yazım, tarih, sanat, değerler, kaygılar kısaca içinde yaşam barındırıyor. Virginia Woolf okumaktan öte yazmayı kamçılayan gerçekten iyi bir yazar...
?
Türk Yazarları
Edebiyat Tartışmaları
Özlem, özleyenin özlenen ile yeniden buluşma olasılığı arttıkça, ya da zamanı yaklaştıkça, -garip ya işte-, azalacağı yerde, çoğalır Özlemi azaltabilecek tek şey, çünkü, özlenenin kendisidir -özleyenin 'kollarında', kanlı-canlı, orada, olması... Öncelikle kendisini keşfetmemde bir basamak olan Onur İlter'e teşekkürler... Özleme tek çare, özlemin, artık, olamamasıdır- yoksa, özlem, hep, vardır... Özlem, hep... 1) Özlem, şimdi, özlenen ile birarada olamamaktır. 2) Kavuşma, şimdi, özlenen ile yeniden biraraya gelmektir. 3) Birleşme, şimdi, özlenen ile birarada olmaktır. Bu üçlünün oluşturduğu, aslında, geçmişte 'tersinden' işlemiş olan bir süreçtir: şimdi özleyen ile özlenen olan iki kişi, geçmişte, önce birarada olmuş; sonra hep biraraya gelmiş; sonra da, ayrılmışlardır - şimdi, özleyen, süreci, gerisin geriye, yürür- geleceğe doğru... Oruç Aruoba
?
Bir Yazar
Edebiyat Tartışmaları
Alva ve Irva belki de Gözlemevi Hikayelerinden de çok etkilendiğim beni çocukluğumda vazgeçemediğim plastip oyunlarına götüren, ikiz kız kardeşlerin şaşırtan öyküsü... Edward Carey çok farklı bir yazar, farklı bir edebiyat farklı bir tür
?
Bir Yazar
Edebiyat Tartışmaları
Yayımlandığında İngiltere ve Avrupa’da çok olumlu eleştiriler alan Edward Carey, ilk romanı “Gözlemevi Hikayeleri” sayesinde Günter Grass, Milan Kundera ve Italo Calvino’ya benzetilmişti. Kitabın Türkçe yayımlanmasıyla da bizim de gerçekten de olağanüstü bir roman okuma fırsatımız doğdu. “Gözlemevi Hikayeleri”nde, bir zamanlar kent dışında varlıklı bir ailenin hizmetkarlarıyla yaşadığı Tearsham Malikanesinin artık şehrin merkezinde, bakımsız, külüstür Gözlemevi Apartmanına dönüşmesinin hikayesi anlatılıyor. Bazı kişiler tarafındanJean-Pierre Jeunet’nin yönettiği “Amélie filmine benzetilse de ve zaman zaman filmden kareler gözümüzde canlansa da Gözlemevi Hikayeleri Carey'nin mutlaka okunması gereken yapıtlarından... Obje fetişizmi, kadın köpek, Mr. Orme'nin ve yaşadığı yerin tuhaflıkları eminim ilginizi çekecektir. Edward Carey “Gözlemevi Hikayeleri” Çev.: Esin Eşkinat, İş Bankası Kültür Yayınları, 2003.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Uzun süredir izedebiyat sitesine yazılarımı göndermiyorum. İsmim ekranın sağ köşesinde yeralan listede belki de 3- 4 aydır belki de daha fazla zamandan beri gözükmüyor buna rağmen yazılanları, yorumları ilgiyle takip ediyorum. Forumlardaözellikle son dönemlerde sürekli bir şikayet söz konusu bütün insanlar huzursuz, yazılarım neden yayınlanmıyor, neden bu kadar geç güncelleme yapılıyor diye... Bundan önce de bu tip yakınmalar gelmişti fakat bu kadar fazla şikayet olması bana biraz ilginç geldi sanırım çoğunuz Sevgili Diren Yardımlı'nın yapmış olduğu açıklamayı henüz okumadınız ya da okudunuz ama yine de çözüme ulaşamadınız. Sayıları geçmişte daha fazla olan izedebiyat editörlerinde bir azalma var burası reklam alan maddi değerler sayesinde yürütülen bir site değil belki de şu an bir iki kişi tarafından yürütülmeye çalışıyor... Ama neden bu gerçeği görmezden gelerek sürekli saldırılar, şikayetler oluyor ben anlam veremedim. Hiç mi iyi birşey olmadı izedebiyatta bugüne dek, hiç mi keyif vermedi bu sitede okuduğunuz bir öykü, bir şiir... Lütfen sizden ricam biraz daha pozitif olarak olaylara bir de kendinizi karşı tarafın yerine koyarak bakmanız, kaldı ki sizler yazan yazıyla içiçe olan insanlarsınız. Ki bir yazarın sahip olması gereken en önemli unsurlardan, empati ve sabır... Olaylara biraz daha empatik yaklaştığınız sürece herşeyin çok daha kolay ilerleyeceğini görebilirsiniz. Tabii bu benden naçizene bir tavsiye, bu tavsiye hepimizin çok daha mutlu olmasını sağlayacaktır bundan fazlası ile eminim... Sevgilerimle, Ömür İsfendiyaroğlu
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Ayın 23'ü gibi iki şiiri beraber gönderdim ve biri 26'sında siteye eklendi ve bir hafta geçmiş aradan, ben hala bekliyorum ki diğeri eklenecek mi eklenmeyecek mi diye. Beş saniye dört güne tekabül eder mi acaba? Yok eğer kabul edilmediyse diğer şiirim - zira yeraltı hanesine yeraltına uygun bir şiir eklemişim - neden olamıyor haberim. Bir de neden yeraltı diye bir bölüm açıpta linkini hala oluşturmamışsınız bakın bunu da anlayamıyorum. Saygılarımla.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sevgili Diren hanim konu biz izedebiyat yazarlari icin gercekten cok üzücü ve önemli. Ancak bazen karsilastigim kullanilmayan üye kayitlari görüyorum. isim var ama yayinlanmis yazi yok. Bunlar temizlenebilirse, dogru anladiysam kapasite problemimiz var belki daha iyi olur en azindan simdilik. Eger reklam alinacaksa ve izedebiyati kurtaracaksa sadece yayin evleri ile görüsülmüyordur umarim. Ben yapilacaksa eger para ile katilim olacagi inancinda degilim. Tabi bu konu ile ilgili düsünceleriniz de muhakkak vardir. Hersey rayina oturur umuduyla sevgi ve saygilar.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Bir yazımın yayınlanmasını hala bekliyorum. Sanırım bugün 4. gün... Hayır belki teknik bir hata oldu ne bileyim yazım ulaşmadımı diye düşünüp kendimi yiyiyorum. Ne yapabilirsem de yapmayı istiyorum.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Merhabalar, İzEdebiyat'ın işletilmesi için site içinden editörler bulma düşüncesi uzun zamandır var. Bunun için gerekli alt yapı da neredeyse tamamlanmış durumda. Bir iki yazarımızla bu konuyla ilgili görüşmelerimiz oldu. Bu uygulamaya geçtiğimizde yazıların siteye kabulu kuşkusuz hızlanacaktır. Ancak günün belli saatlerinde sayfaların açılmaması, vb. sorunlar, şu anki sunucu bilgisayarların yetersizliğiyle ilgili. İzEdebiyat tamamen bu siteye ayrılmış 2 ana-makineden hizmet veriyor, ancak ne yazık ki bu bile artık yetersiz kalıyor. Bunu çözmenin tek yolu daha fazla yatırım yapmak. Birinci tercih elbette bu işi reklam yoluyla yapabilmek, bu sayede verilen hizmetin etkilenmemesi. Ancak bugüne dek görüştüğümüz kurumlar arasından ancak birkaç yayınevi bize reklam verme düşüncesine sıcak baktığını söyledi, bu da sorunu çözmeye yeterli olacak gibi değil. Olmazsa sitenin bütünlüğüne zarar vermeksizin belli servisleri paralı yapmayı da değerlendiriyoruz. Bu konuda gelişmeleri duyuracağız. Diren Yardımlı İzEdebiyat Yayın Yönetmeni
Başa Dön