Roman Eleştirileri
3 görüntülenme · 17 ileti
"...Eğer kelebekleri görmek istersem, birkaç tırtılla iti geçinmem gerekecek. Eğer bunu yapmazsam, hiç arkadaşım olmaz. Sen uzaklarda olacaksın. Hayvanlara gelince, onlardan korkmuyorum. Benim de pençelerim var “ diyerek dört küçük dikenini gösterdi. Sonra da “ Böyle oyalanma, sinirlerim bozuluyor. Gitmeye karar verdin, o halde git..." Küçük Prens, Saint Exupéry
Başucu romanım...
Kalemin ve kurgunun dünyadaki ismi Victor HUGO'nun en önemli romanıdır "Sefiller". XIX. yüzyıl Fransa'sında yaşanan olayların anlatıldığı eserde kusursuz olan nokta şu ki :
Sefaletin insanların üzerindeki bascıkıcı etkisinin anlatılmasından çok , insanların sefaletinin izafiyetine göre kendi iç dünyalarında yaşadıkları keskin ivmelerdir.
Kahramanların yaşadığı gerek düşünce gerek karakteristik değişimler oldukça esnek bir üslupla okuyucuya yansıtılmış ki bu da yazarın ne büyük bir usta olduğuna kanıt gösterilebilir. Başta kanun kaçağı edasıyla anlatınan , kitabın baş karakteri ; zamanın geçmesiyle yaşadığı köklü değişim ancak bu kadar sırıtmadan analtılabilirdi
Önerilir ....
Gelmiş geçmiş en büyük romancı olarak gördüğüm değerli yazarın Suç ve Ceza isimli eseri o kadar müthiştir ki sonlarına yaklaştıkça bitmemesini istersiniz. Eşsiz bir kitaptır. İki ana karakteri ve onlarca yardımcı karakteri olan kitabı bir an önce okumalı okumayanlar. Raskolnikov ve Sonya nın dünyasına bir an önce girmeli.
Saygılar
Volkan Çelebi
Şu ana kadar okuduğum kitapları okurken birşeyler bulduğum ve severek okuduğum kitaplardır.Her insan okuduğu kitaplardan bir şeyler bulduğuna eminim.insan roman okurken kendisini o romanın kahramanı gibi hisseder tıpkı yazarı'nın yazarken hissettiği gibi şu ana kadar okuduğum romanları herkeze önermeyi çok isterdim.
aşağıdaki satırlar romandan bir bölüm. ben okudum, begendim ve çok eğlendim. bu tarz kolay okunan ve eğlendiren romanları seviyorum. hele bütün bu komik yaklaşımlarına ve tuhaf görünen tespitlere rağmen hayat hakkında ciddi "şey"ler söylüyorsa...
=====================================================
(...)
Romanlarda okuduklarına benzer bir aşk sahnesini hiç yaşayamamanın ezikliği içinde buluyoruz Can'ı; 'bu türden bir sevişme anısı yaşayamadım. Hem şehvetin dorukları, hem üzerinde azıcık oynasanız felsefe kongresine bildiri olarak sunabileceğiniz diyaloglar... Birbirinizin üzerinde gidip gelirken varoluş sorunsalını yatay süreçlerde irdelediğimiz bir düşünce derinliği... Bana kısmet olmadı. Ben mi sığ ve duyarsızım, karşıma derinlikli ve duyarlı kadınlar mı çıkmadı? İkisi birden, sanırım. Yazarlığa yeni yeni heveslendiğim yıllarda, çok saygı duyduğum bir edebiyatçının 'Yaşamadan olmaz, yaşayarak yazacaksın' demesi üzerine birkaç denemede bulundum aslında. Sormuşluğum var yani: 'Sevişmek tükenmek midir, hiçleşmek midir gecenin koynunda? ' Kimisi 'Yaa ben susadımmm! ' gibi şımarık cevaplar verdi, kimisi 'Sigarayı salonda bıraktın, değil mi? ' diye fırça attı. 'Eee, erken boşalırsan hiçleşirsin tabii gecenin koynunda! ' diyenler bile çıktı, incindim, örselendim. Abartmayayım, aslında o kadar örselenmedim de, vazgeçtim yataktaki duyarlı diyalog girişimlerinden... O güzel insanların güzel atlara binip gittikleri gibi, o özel kadınlar da o duyarlı yazarlara binip gittiler galiba. Benim karşıma çıkmadılar.
(...)
Mıchel Zévaco tarafından kaleme alınan "PARDAYANLAR" adlı kitap gerçekten okumaya değer kitaplar arasında yer alıyor.On ciltten oluşan bu kitabın ancak üç cildini bulup okuyabildim ama ileride bu kitabı tüm cildiyle bulacak olursam satın almayı düşünüyorum.
Kitap orta çağda meydana gelen katolik ve prorestanların dini çatışmalarını,rejim kavgalarını çok başarılı bir üslupla anlatmış.Ayrıca da tüm bu siyasi çatışmaların perde arkasında bir aile dramı ve aşk hikayesine rastlanılıyor.Zaten eseri de sıradışı yapan da bu özelliği.
Kitabın içeriği her ne kadar tarihi de olsa, bu kitabın önemli bir yönü var ki; o da, tarihi akıcı ve canlı, sürükleyici bir kitap özelliği yapması ve okuyucuyu sıkmaması...
Kitap biraz önce de dediğim gibi 10 ciltte ve bölümle halinde anlatılıyor ve yer yer hatırlatmalar ve anektodlarla okuyucuya bilgi verilmesini sağlıyor.Kitap kalın bir roman ama inanın bana, başladığınız zaman bırakmak istemeyeceksiniz.
Tarihi bir roman okumak istemeyen , kitap okuma alışkanlığı olmayan arkadaşlarıma bu kitabı tavsiye ettiğimde bana çok teşekkür ettiler ve bu kitap onların ön yargılı düşüncelerini yıktı.
Ben bu kitabı devamlı gitğim kütüphane vasıtasıyla buldum ama temin edip okumak isteyen arkadaşlarım tüm zamanlar yayıncılıktan bu kitabın çevrilmiş metinini, yani kitabını alabilirler.
Gerçekten de doyumsuz bir kitaptı bana göre
Şimdiden zevkle okumanız dileğiyle......!
Saygılar......!
Edebiyat ve sanat dünyası çok ilginç günler geçiriyor. Bir yanda "Da Vinci'nin Şifresi" kitabı, filmi ile ortalığı sallarken bir yandan geçen hafta tavsiye üzerine okuduğum PEYMANİ adlı roman ile ortalık şifreler ile tılsımlar ile dolup taştığını gördüm. İlginç ve gizemli olaylara karşı her zaman ilgisi olan ben sanatta son zamanlar ağırlık kazanan ve gizemli olayları ve tarikatları, oluşumları, yaşamları, tılsımları inceleyen ve konu alan bu tür sanat eserlerine karşı ilgi duyduğumdan gelişmeler karşısında mutlulukta duymuyor değilim.
PEYMANİ–Tılsım adlı roman ise gerek konusu ve kurgusu gerekse yazılım tekniği açısından hoş bir roman olmuş. Yazarı (ki tanıdık gelmedi) Murat ÇAVGA’ya ayrıca teşekkür ederim. Romanda Üzeyir Amca denilen (ki ben bunu yakın zamanda Üzeyir garih cinayeti ile bağdaştırdım) birisinin ölümü ile başlayan olaylar silsilesinde ortaya çıkan ve ismi PEYMANİ olan gizemli bir tılsımın tarihte nasıl yazıldığı konu ediliyor ve bir anda kendinizi II Abdülhamit dönemide buluyorsunuz. Bu dönemde kurulan bir sufi dergahında kurulan gizli haberalma örgütü ile saraya haber ulaştırma tekniklerinde şiirler cifir denilen bir gizli ilimle kullanılıyor. O dönemde geçen siyasi olaylar silsilesinde bir anda karşınızda zahit, isabel, ezoli usta, mahremi kadın, peyman gibi bir çok garip kişilik çıkıveriyor. Kurgu öylesine gerçeğe yakınki yaşanan olayların ardında tekkenin kurucusu olan peymanın yazdığı tılsım II. Abdülhamit’e düzenlenen suikastten nasıl kurtulduğuna varana değil gerçekleşen olaylar zinciri sizi yine günümüzdeki yaşanan olaylara esrarlı bir şekilde getiriveriyor. Bence PEYMANİ bir çok sebepten dolayı ki bu kurgu, tarih, aşk anlayışı, polisiye edebiyat olarak incelenmesi ve okunması gerekli bir başyapıt olarak ilerde hak ettiği yeri alacaktır. Kaçırmamanızı tavsiye ederim.
Yazan: Esra adlı bir okurumuz
www.derki.com daki yoruma katıldığımdan aynisiniz yazmak istedim bende..
[[B]] Kitabı okumaya başladığınız anda kendinizi bir aykırılığın ortasında buluyorsunuz! Sadece karmaşıklığın ortasında olmak mı? Keşke o kadarla kalsa... Roman; içinde beslediği kahramanı size o kadar bağlıyor ki, çarpan bir kapının sesi bile sizi ürkütmeye yetiyor, içinizde sıcak bir şeylerin aktığını hissediyorken, bir anda nefretin soğuk nefesini hissediyorsunuz beyninizde!
Kitap biterkense, ''Nasıl burda biter!!!'' diye kendinizi yatağa atıp ''Devamını mutlaka okumalıyım, devam niteliğinde ikinci bir kitap olacak mı? Mail atmalıyım yazara...'' düşünceleriyle kendinizi yiyorsunuz :)
Aşkınıza şeytan karışmadan önce mutlaka okumalısınız bence... :) [[/B]]