benım bu yazılarım bu bılgısayarın basına oturdugumda o an yazılmıs olan yazılardır.Yanı daha onceden bır yerde hazırlanıp orasına burasına bakılıp edıplı sonradan sunulan yazılar degıldır.Bu yuzden dılbılgısı hatası ımla hatası ve buna benzer hatalar olabılır.
Bu yazılarımı susleyıp o sekılde sunarsam orjınallıgını bozarım gıbıme gelıyor.
Ama bılmıs oldugum bır sey varkı ben bu yazıları yazmaktan cok keyıf alıyorum
Yoksa baska bır sey degıl .....:)
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
benım bu yazılarım bu bılgısayarın basına oturdugumda o an yazılmıs olan yazılardır.Yanı daha onceden bır yerde hazırlanıp orasına burasına bakılıp edıplı sonradan sunulan yazılar degıldır.Bu yuzden dılbılgısı hatası ımla hatası ve buna benzer hatalar olabılır.
Bu yazılarımı susleyıp o sekılde sunarsam orjınallıgını bozarım gıbıme gelıyor.
Ama bılmıs oldugum bır sey varkı ben bu yazıları yazmaktan cok keyıf alıyorum
Yoksa baska bır sey degıl .....:)
Buyuk magazaların vıtrınlerınde gordugunuz anda cok hosunuza gıden sızı vıtrın camı ıle cok samımı olacak sekılde yakınlastıran fakat uzerındekı fıyat etıketlerındekı rakamların yukseklıgı nedenı ıle sadece seyretmekle kaldıgınız ama sabırla bekleyecegınız ucuzluk gunlerınde buyuk bır ozlemle kavusacagınız elbıselere cantalara ayakkabılara denk gelmıssınızdır.Bu gıbı durumlar sızın ıcın buyuk bır bulusmanın gerekcesı olacak olan randevunuzun ılerı bır tarıhe ertelenmesınden baska bır sey degıldır.
Magaza vıtrınlerınde bunlar yasanırken yasadıgınız hayat carsısında erken gelmıs olan ucuzluklarıda gormemezlıkten gelemessınız.Bakın ılk dukkanın vıtrınınde duruyor ne kadar ucuz degılmı.Bır arkadasın kucuk bır menfaat karsılıgı bır tek kalemde sılınmesı netıcesınde guvenın fıyatı ne kadar dusmus goruyormusunuz.Oysa yıllardır hıc bır sekılde bu guvenın fıyatında dusmeler yasanmazdı.Her zaman bu dukkanın nadıde ve en degerlı parcası olarak vıtrınde yerını alır dururdu.Bakın hemen vıtrının sol tarafında bulunan ıyı zamanda ve kotu zamanda yanında bulunacagıma soz verıyorum cumlesının anlamı olan vefa'nın fıyatındakı dususu goruyormusunuz.Ne kadar ucuzlamıs.Aslında vefa sahıbı olabılmek ıcın bayagı bır emek harcamak gerekırdı.Sımdıde yan taraftakı dukkanın vıtrınıne bakalım her magazada ucuzluk baslamısmı bunuda tespıt etmıs oluruz gıbıme gelıyor.
Gozlerınıze ınanmamakta belkı bır zorluk yasayacaksınız ama ınanınkı gorduklerınız hayal ya da ruya degıl.Goruyormusunuz sevdıgı bır ınsana olan baglılıgın sembolu olan sadakatın sevgısızlıgının sembolu seklıne donusmus halınden dolayı sudan ucuz hale dusmus fıyatını.Bu dukkan herhalde tasfıye nedenıyle elındekı bu degerlerı bu kadar ucuza cıkartıyor.Bakarmısınız bır zamanlar ugrunda olunecek durumda bır degere sahıp olan aşkın fıyatında hayret edılecek sekılde ucuzluk olmus.Oysa bu aşkın yapılmasında ustalar yureklerını ortaya koyuyorlardı.Bu kadar ucuzlugada pes dogrusu demeden gecemeyecegınızı hısseder gıbıyım.Bu hayat carsısında dolastıkca saskınlıgınızı gızleyemez oldugunuzu goruyorum.Bakın bakın sasırmaya hayret etmeye devam edın bakalım.Surada gordugunuz sahıp olmak ıcın belkıde yıllar gecmesı gereken kısılık kısılıksızlerın hunerlerı sayesınde ne kadar ucuzlamıs ya gercekten bende buyuk bır saskınlık ıcerısındeyım sızlerle bırlıkte.Bakın bır zamanlar ınsanlar arasında bılhassa tıcarı ılıskılerde paranın yerıne her zaman gecen agızdan cıkan sozun artık tutulmaması sebebı ıle bu magazadakı bır urun alana yanında esantıyon olarak magaza yetkılılerı tarafından verıldıgını goruyorsunuz degılmı.Bu magaza yetkılılerı herhalde bırazda surumden kazanmak yolunu tercıh edıyorlar herhalde.Satıs stratejılerınde bu careye basvurmak akıllarına gelmıs olsa gerek.
Burasıda baska bır magazamızın vıtrını dedıkya pıyasa arastırması gıbı bır sey bızım yaptıgımız.Bakın bu magazanın vıtrınındekı bır ozellıkte gormus oldugunuz gıbı dıger magazaların vıtrınlerınde olmayan susler gozunuze carpıyor degılmı.Olsun susler sızı aldatmasın ucuzluklara bakalım en ıyısı.Surada goruyormusunuz durustlukte ne kadar ucuzlama olmus herhalde yalanın karaborsaya dustugu bu pıyasada durustlugunde fahıs bır fıyatı olacagını beklemekte bızım hayalımız olsa gıbıme gelıyor.Bakın durustlugun fıyatındakı ucuzluk dogrulugun fıyatınında otomatık olarak dusmesıne sebep olmus.Ne kadar ucuzlamıslar goruyormusunuz.Gozlerıme ınanmıyorum sevgı nın fıyatı nefret sayesınde ne kadar ucuzlamıs boyle.Oysa sevgı emek ıster bunu sızde bılıyorsunuz degılmı.Sevgı bu kadar ucuz olmamalı dıye dusunuyorum.Yoksa orjınalı degılde sahtesı olmasın sakın.Cunku gecenlerde bır arkadasımdan duydum taklıdı yapılan en basıt sey sevgı olmus bu sıralar.Sanırım arkadasımın dedıgıne hak verecegım.Pıyasa allak bullak olacak bu gıdısle.Nedenmı boyle dıyorum bakın bırde sız kendı gozlerınızle gorun ve bana hak verın eskıden buna sahıp olmak ıcın bır fırın ekmek yemek gerekırdı tabıkı bır fırın ekmege sahıp olmak ıcınde o degerde bır seyler olması gerekırdı cuzdanınızda delıkanlılık bıle saglam bır yurege sahıp olmayanların sayesınde ne kadar ucuzlamıs.Neredeyse promosyon urun olarak magazalarda yerını alacak hale dusmus.
Sanırım benden bu kadar gordugunuz gıbı ucuzluk basladı.Neredeyse hava gıbı su gıbı bedava olmus hersey.Yıllar boyunca calısıp dıdınıp sahıp olacagımız bu degerlı seylere artık cok basıt sekılde sahıp olabılırsınız.Sankı batan gemının malları gıbı duruyorlar vıtrınlerde.Kos vatandas kos gıbısınden reklama bıle gerek kalmadan sahıp olunacak seyler bunlar.
Ama bence burada bu ucuzluk furyası ıcerısınde en onemlı olan tek bır sey var gıbıme gelıyor.Bılmıyorum sız neler dıyeceksınız bu dusunceme karsılık olarak.Ben derımkı butun bu ucuzluk urunlerının tek bır esprısı var.oda neymıs dıye bır soru sorar gıbı oldugunuzu hıssedıyorum.Bu yuzden fazla sızı yormayacagım.Bu urunlerın hepsıne bu ucuzluk sayesınde sahıp olabılırsınız ama magazadan aldıklarınızı eve goturdugunuzde tek tek deneyıp ayna karsısına gectıgınızde sıze yakısacakmı ıste bu benım ıcın cok onemlı.Yanı yakıstırabılmek cok onemlı.Bır zamanlar sahıp olamadıgınız bu degerlı seylere bu ucuzluk sayesınde ulasmanın netıcesınde genede sakın olakı sız hıc bır zaman ucuzlamayın.....
Evet kos hanım abla , kos bey agbı ucuzluk basladı....Batan gemının malları bunlar.....
yoksa gercekten...Başka bır sey degıl........
Edebiyatta 'özgürlük' anlıyorum ki genç yazarların, özellikle günümüz Türkiye'sinde temel sorunu. Eğer korkarsanız ve ticari kaygılar eşliğinde yazarsanız 'ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim' gibi anlatım yanlışı olan bir cümle yazabilirsiniz. Sevebilmek içinde zaten ihtimali barındırır. Doğrusu' Ben senin beni sevme ihtimalini sevdim' olmadır. Her ne kadar bu cümle ticari başarı kazansa da edebi değildir. Bu örnek ışığında seçim yapmak basit, ya popüler- şu an alt kültür- kültüre hizmet edecek ve paranızı kazanacaksınız ya da edebiyata hizmet etmeye çalışacaksınız. Ayrıca seçiminden ötürü kimseyi yargılamadığımı belirtmek isterim.
Eleştiri ise özgürlüğün gerçek anlamını bulduğu yerdir -kişilik haklarına dokunmamak şartıyla- Şöyle eleştiri olmaz -' şiirini okundun çok beğendim, süper'- Maalesef bu sitede yapılan ve yayınlanan bir çok eleştiri böyle, bu eleştirilerin ticari amaçlı-veya okunma amaçlı- olduğu kesin.
Yazar o kadar özgür olmalı ki kimliğini bile değiştirebilmeli.
Daha önce bu forumlarda şunlara değindim: Türkçe ve İzedebiyat, yazılan olumsuz eleştirilerin yayınlanmaması, edebiyatta özgürlük sorunu, çok okunmak edebi değer taşır mı, aşk ve şiir, edebiyatta eleştiri. Ama maalesef bu konulara başta Sayın Özgür Tanrıverdi olmak üzere bir çok yazar olmaya çalışan arkadaştan katılım gelmedi. Cevaplar sadece polemik konusu diye nitelendirilen konulara geldi. Eğer polemik yaratmak istemiyorsanız yaratmazsınız çünkü polemik tek kişiyle olmaz. Hem polemik kötü bir şey değildir sadece bazıları yani yeterli birikimi olamayan insanlar çekinir, o kadar.
Yazar olmak kolay önemli olan 'YAZAR' gibi yazar olmak.
Edebiyatta özgürlük kimsenin kanatları altına sığınmadan yazabilmektir. Bu kanat sahibi başbakan da olabilir editör de halk da.
Özgür olunamayacak tek alan yazım kuralları olabilir. Ama eğer yeni bir dil yaratıyor veya yazım yanlışlarınıza tepkisel yaklaşımlar içinde felsefi boyut katıyorsanız saygıyla ve sevgiyle kabul edilirsiniz.
Saygılar.
Sn Yardımlı, kısa bir bypass oldu özür diliyorum....
Olgunluğunuzdan bahsediyordum, olgunluğunuza sığınılır... Saygımla....
"i harfi alerjisi"isimli yazıdaki harf eksiklikleri için önceki yazılarımdaki klavye problemim nedeni ie özür diliyorum... (polemik yapmayalım, diye...)
Saygıyla
Sn M . Dogan
Istenılırse her karmasık yazı bır an da okunabılır... eminim ki, Sn Tepe'nin bu güzel duyguları dile getiren yazısında "ı" harfleri ya da tüm ince seslilerin noktasız olmasının bir nedeni vardır: programdaki mesela dil farkı nedeni ile alışkanlık... daha olgun davranmak neden bu kadar zor...
bu sitedeki bazı kalemlerin hırs, sadece muhalif arzular ve duygu, düşünce birikimi yüreklere sahip olması gereken kalemlerden çok uzak olduğunu görüyorum... Siz, Sn Dilaver ve Sn Antmen, diğer bir çok kalemin aksine kötü eleştirmek, ortalığı karıştırmak, sert uslup ile insanların polemik içeriisne çekilmesini sağlamak gibi bir karekteriniz var kanısındayım. yazık... diğer bir çok yazıya yapılmış olan eleştirilerin çoğunu okuduğumda mutlaka uygunsuz uslup, yakışıksız eleştiriler ve sadece polemki görüyorum...
Sn Direnli, olgunluğunuza hayran kaldım... Teşekkürler... Keşke herkes sizin kadar olgun olabilse ve yapıcı eleştirilerle insanın düşünsel yanlışlarını dile getirebilse. Teşekkürler tekrar... Bu sitede ne zaman hırs bitecek?, bir kaç kalemden söz ediyorum...
tüm karşı çıktıklarımı ve gerçekten beni üzdüğünü gördüğüm konuların devamının üzücülüğünü dile getirmek için bu ortak forum konusunu kullandım. Özür diliyorum. diğer bir çok forum sitelerinin aksine burada forum konuları bir şekilde ilerlemiyor... düşünsel satırarın ayıklanarak devam ettiriilmesi gerekn tüm eleştirel yaklaşımlarbir şekilde, şifreli, imalı, kinaye taşıyan kelimelerle ( yüreklere kış kış, kantarcı vs daha çok...) polemik havasına sokularak joş olmayan bir tarza dönüyor... suskunluğa devam edeceğim ve gerekirse çekip gideceğim... Sn Aylin Antmen gibi oyuncak haline getirmek niyetinde değilim siteyi, defalarca silinip yeniden farklı isimlerle sayfalar açmak gibi bir davranış tarzını: yazar kimliğinden bir ticari beklenti de duyan ve bunu sanat, hobi değil de meslek edinen insanlara yaptığı ağır eleştiriden daha kötü olarak görüyorum, ya da yazımı siliyorum deyip hala polemik yapanlar gibi davranmayacağım... Sn Direnli, sitede forum ve eleştiri kalitesinin yükselmesi dileğiyle...
Saygılarımla...
Hem sanatını yapıp, hem de para kazananları alkışlıyorum.
"yazar neden ünlü olmasın, neden para kazanmasın.
siz yazarın nasıl geçineceğini düşünmüyorsunuz.
bu ticarettir. bu işten para kazanılıyor."
Bu nasıl bir mantıktır!! sanat nasıl para kazanmak için yapılır!! Nasıl ticaret olarak görülür??? ün dediğin para dediğin gerçek bir yazar için hiçbir şeydir. eğer sanatını paylaşmak istiyorsan, kendi paranla emeğinle bastırıp dağıtacaksın ve KARŞILIĞINI BEKLEMEYECEKSİN ... Çünkü bir yazarın bekleyeceği en büyük karşılık, düşüncelerinin ve eserlerinin insanların ruhlarında yankı bulmasıdır.
Bu lafları öfkeyle kınıyorum. Ve görüyorum ki yazarlık, şairlik herkesin harcı değil !
Yazarın bu işi geçinmek için yaptığı gibi küçük bir düşünceden dolayı maalesef sanat için ancak kaygılanabiliyorum, elimden başka birşey gelmiyor ....
İ harfi alerjısı
Okumaya çalışana kolay gele!..
yazılarımı bılgısayarda sahne arkası kısmında olan yerımde sıstemde olan sorunlardan dolayı gonderememden kaynaklanıyor olması
İskelenın onunde denıze gozlerım dalmıs vazıyette durmaktayım.Arabalı vapurun kalkmasınada bıraz zaman var..2004 ısımlı ıskeleden hareket edecek olan YENI YIL ısımlı arabalı vapura bakmaktayım..Asırlar denızınde karsı kıyıya hıc durmadan dınlenmeden yıllık ızıne bıle cıkmadan sureklı masa tenısındekı top gıbı bır o yana bır bu yana gıdıp gelmekte ve bu gıtgeller arasındada yıpranacagına aksıne her seferde sankı tersaneden yenı cıkmıs gıbı yepyenı ve cok saglam vazıyette duruyor karsımda..
Iskelenın onunde sankı bır ıpe dızılmıs gıbı duran aracların plakalarına bakıyorum tek tek..
Bırazdan ıskelede gorevlı olan adamın agzındakı dudukten cıkardıgı ses ıle tek tek arabalı vapurdakı yerlerını almak ıcın harekete gececekler…En basta saglık olmak uzere huzur,barıs,nese,mutluluk,ve umut plakalarından olusan araclar bunlar..Evet ıskelede gorevlı adamın dudugu camlaya basladı ve araclar sırası ıle arabalı vapura gecmeye basladılar..
Bende 2004 ısımlı ıskeleden almıs oldugum bıletımle yavas yavas arabalı vapurdakı yerımı alayım..Yanıma cok fazla bır sey almadıgım ıcın sanslı hıssedıyorum kendımı cunku karsı kıyıda yanımda olmaması gereken bır suru luzumsuz eskımıs esyaları bırakmanın keyfını yasıyorum..Onlar nelermı cok fazla seyler degıl aslında ama genede belırteyım..Mutsuzluk denılen bır masam,huzun marka duvar saatım,uzgunluk adını verdıgım tablom,kırgınlık sandalyelerım,gozyası marka aynam…
Evet tonton yuzlu sevımlı kaptanımızda yerını almıs durumda ve gemımız harekete gecmıs durumda..asırlar denızınde fazla bır dalgalanma yok sanırım cok rahat ve keyıflı bır yolculuk olacak..bende ust kısmımdakı yerımı almıs durumdayım…gerıde bıraktıgım 2004 yavas yavas gozumde ufalmaya baslıyor…Dusunuyorumda bu 2004 ısımlı kıyıda cogu zaman benı uzen zamanlar gecırmısım.Senaryosunda cok fazla mıktarda uzucu kotumser replıkler bulunan bır oyun oynamıs gıbı hıssedıyorum kendımı..Ama ıyıkı bu oyunun yuzlerce bınlerce tekrarı yok sadece bır sezonluk oynanmıs bır oyun ıste…
Bu arada cantamda bulunan vefa,hosgoru,ve vıcdan ısımlı esyalarım herhalde bır adaya dusseydınız yanınıza 3 tane ne alırdınız sorusuna yanıt gıbı cantamda durmaktalar ıste onlar ayrılmaz bır parcam gıbı benımle butunlesmıs seyler ıste..bu yuzden cantamı sımsıkı tutmaktayım ıcındekılerı kaybetmemek adına tabıkı..Karsı kıyıda gıdecegım yer cok uzak degıl ıskeleye yakın olan ıskelenın yaklasık 3 sokak ustunde olan Mutluluk sokagındakı Sevgı ısımlı cumbalı 3 katlı bır eve kıralık olarak yerlesecegım..Bu zamanda kıralık ev bulmak bır labırenttekı cıkısı bulmaktan daha zor hale geldı dersem abartmamıs olurum gıbıme gelıyor..
Artık yenı evımde umarım guzel zamanlar gecırırım…
Sanırım karsı kıyıdakı ıskeleye yanasmaya baslıyor YENI YIL ısımlı arabalı vapur ıcındekı
Saglık,huzur,barıs,nese,mutluluk,ve umut plakalarına sahıp araclar ıle cantamda bulunan vefa,hosgoru ve vıcdan ıle bende 2005 denılen karsı kıyıya adım atmaya baslayayım…
Benı karsı kıyıda bekleyen Dost ısımlı vefakar canımdan cok sevdıgım arkadasımıda fazla bekletmeden ona bır an once kavusmak ve Mutluluk sokagındakı Sevgı ısımlı cumbalı 3 katlı kıralık yenı evımde kendısı ıle bır turk kahvesı ıcmek ıcın acele edeyım yoksa…
Başka bır sey degıl…
Sayın İsa Kantarcı, öncelikle adım Necat. Ben de sizin bu özensiz, kantarsız ve edebi değerden yoksun isyan girişiminizi Sayın Gökçen Yavuzcan gibi bir pazarlama tekniği olduğunu düşünüyorum. Zaten bunu da itiraf ettiğiniz şu cümlelerinizden anlaşılıyor.
--'yazar neden ünlü olmasın, neden para kazanmasın.
siz yazarın nasıl geçineceğini düşünmüyorsunuz.
bu ticarettir. bu işten para kazanılıyor.
ben çözüm, gerçek gösteriyorum insanlara'
Yalnız unutmayın Limon satmaya benzemez kitap satmaya çalışmak. Ruhunuzu da satmalısınız ama temiz ruhunuzu.
Yine de başarılar ve saygılar.
Sayın Mustafa Diren Yardımlı;
Sanem Altaylı'nın "Yalnızlık Senfonisi" adlı romanı üzerine 24.02.2005 tarihli "Sanem Altaylı, Torkunc ve Bir Anlamsız Senfoni" adı altında bir eleştiri yazısı göndermiştim. O günden sonra bir güncelleme yapıldı ama benim yazım yayınlanmadı... Yayınlamayı düşünüyor musunuz? Bu konuda beni bilgilendirseniz sevinirim...
Saygı ve hürmetlerimle,
Mutlu Haspolat
İzedebiyat'ı belki de ilk üyelerinden biriyim. Bir aralar sıkı bir takipçisi olmama rağmen yaşam kargaşası ve işlerimin yoğunluğu nedeniyle kendisine yeterli
zamanı ayıramamıştım. Ama son dönemlerde sitede gördüğüm yenilikler beni fazlası ile mutlu etti. Editör köşesi eskiye oranla güncellenen yazılar. Forumlardaki hareketlilik, yeni yazarlar,yazılar, kelimler, sözcükler... İzedebiyat yetkililerine bu sitede emeği geçen herkese, yazanlara, okuyanlara buradan teşekkür etmek istedim.
Sevgiyle,
Ömür İsfendiyaroğlu