"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
İzedebiyat ' ta en eski şiirlerimden olan "Gitti O Gülyüzlüler" aslında "Gitti O Gül Yüzlüler" olması gerekiyormuş.Dikkatsizliğimden dolayı bütün yazar ve okuyuculardan özür dilerim.Gerekli düzeltmeyi yaptım. Öğreneceğimiz daha çooook şey var.. "Bilmediklerimi ayaklarımın altına koysam başım göğe değer" (İmam-ı Azam Ebu Hanife) Sevgi ve saygılarımla...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
sadece okuyun.
? Kitap Dünyası
Niteliklerim uygunken, hatta şu an yapabileceğim en iyi iş bu iken neden olmasın. Ancak; nasıl? biraz daha bilgi almayı umabilir miyim?
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Aslında millet olarak okumadığımızı ele alırsak İzedebiyat ' ta yazılan yazı ve şiirlerin bu denli okunması bile sevindirici.Kaldı ki burada ki okunma oranının çokluğu kimseyi iyi şair yapmaz , az olması da kötü şair olduğunu göstermez.Bazen çok farklı tepkilerde alınabilir yazıdan ötürü.Bazen de çok yerinde eleşriler ya da tebrik.Bunların hepsi kalemleri daha bir keskin yapar.Az okunmak şevki kıracaksa eğer benim ilk zamanlar da pes edip yazmayı bırakmam gerekirdi.O yüzden siz gelen tepkilere bakın.Hemen her yazarın e-mail adresleri var.Yazı altına yapılmayan yorumlar o şekilde de ulaştırılabilir.Önce kendimiz inanalım yazdığımızın niteliğine. Okunma sayısı değil okunma şeklidir asıl olan. Ercan Öneş yaptığın düzeltme için teşekkür ederim.Duyarlı olmak zorundayız.Hem yazdıklarımıza hem birbirimize... Sevgi , saygı ve dostlukla....
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Yaklaşık bin kişinin düzenli olarak yazdığı yazıları yüklediği bir ortamda gerçekten de yazarların kendilerinin ve tanıdıklarının yazılarından başkasına pek zaman ayırmadığı bence de doğru. Listelere bakıldığında da bunu görmek çok zor değil. Ama bunu anlamak için listelere kadar uzanmaya gerek yok. Bunca yazı yazan insanın bir araya geldiği bir ortamda yazılar arası etkileşim diye bir olayın duygusal bir takım paslaşmalar dışında neredeyse hiç ortaya çıkmaması da bunun bir göstergesi. Genellikle oldukça yüzeysel içerikli yorumlar dışında birbirimizin yazdıklarıyla çok fazla ilgilenmediğimiz ortada. Bunda haklı olduğumuz yanlar da yok değil elbette. Henüz gelişme aşamasındaki edebi çalışmalar karşısında oturup da bir Dostoyevski okur gibi davranamıyor insan. Ama yine de yalnızca kağıda basılmış oldukları için okunulan tonlarca yazıya gösterilen ilgiden daha fazlasını hak ediyor bence bu sitedeki yazılar.
?
Yarışmalar
Açık Büfe
Zaman zaman öykü, şiir yarışmalarının yapılacağını duyarım veya okurum.Hemen hemen her yarışmada, yaş sınırı vardır."Katılımcıların 35 yaşın altında olması gerekir," gibi.Yarışma dışı bırakıldığım için üzülürüm, hatta sinirlenirim.Yaş sınırı konulmasının en önemli amacının genç kalemlerin önünü açmak olduğunu düşünürüm. Ancak - bence-, genç kalem olmanın yaşla ilgisi yoktur.Elli yaşında yazmaya başlayan veya on- onbeş yıldır yazdığı halde basılı bir eseri olmayan kişi, 60 yaşında da olsa gençtir, "genç kalem" dir.Çünkü henüz ortaya çıkarabildiği bir eseri yoktur.......Hal böyle olunca, bu genç kalemi yarışma dışında bırakmak, haksızlık olur kendisine. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?Yarışmalarda, yaş sınırı koymanın gereği var mı?....Sevgiyle kalın.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sayın İmdat Özcan ve Gökçen Yavuzhan, bana vermiş olduğunuz yanıttan ötürü, teşekkür ederim.Demek ki, genelleme yapmakla ben haksızlık etmişim sizin gibi arkadaşlara.Sizden ve 'gerçek şair adaylarından' özür diler ve 'herkes' kelimesini 'çoğunluk' olarak düzeltmek isterim. Ama, yazdıklarımın arkasında olduğumu hala belirtiyorum. İzedebiyat yönetiminden de bir ricada bulunuyorum.İzedebiyattaki yazıların okunma ortalamasını tespit etsinler.Bakalım bir yazar, ortalama kaç yazı okuyormuş.Amacım, kendimi doğru çıkarmak değil; yanlış anlaşılmasın. Ve yine bana göre, şu an Aziz Nesin yaşasa ve İzedebiyat' da öykü yazsa, asla bir Aziz Nesin olamazdı!Çünkü okunmazdı!Veya örnekler çoğaltılabilir, 'ironi' anlayışıyla herkesi kırmış geçirmiş bir Oğuz Atay roman yazsa ve bu sitede görüntülese, o romanı basmaya cesaret edemezdi, çünkü cesareti kırılırdı. Belki çok ağır eleştiriler bunlar, ama bence kendimizi sorgulamaktan başka da çaremiz yok.Bizi biz okumazsak, bir yazar adayı olarak geleceğe nasıl bakabiliriz. Ki biz, belirli bir 'entellektüel' birikime az çok ulaşmış insanlarız gibime geliyor. Bir de okuma alışkanlığı hiç olmayan bir toplumun karşısına çıkma fikrini düşünün, bütün şevkinizin kırılması kuvvetle muhtemeldir, bilmiyorum yanılıyormuyum. Önce, bizim birbirimize sahip çıkmamız gerekiyor.Piyasadaki 'ubidik gubidik' sanatçılar, kitap çıkarıyorlar(serdar ortaç, hülya avşar......)Ama bu işe gönül vermiş insanlar, birbirlerini okuma zahmetinde bile bulunmuyorlar. Çağrımı tekrarlıyorum, bir istatistlik yapılsın ve bakalım ne kadar okuyoruz(!)
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Herkes kendi yazıları ile alakadar ise niye bunca emek veriyoruz ki! Eğer yazma isteğimize engel olamıyorsak, yazalım bir deftere kapatalım kapağını gitsin. Söylediğim gibi bir uzaktan izleme, tutukluk hali var belki ama yazmayı önemseyen hiç kimsenin böylesi bir yaklaşım içinde olduğu düşünülemez. Çok fazla yorum yapılmadığı da doğru... Yine de yazılanlar için olumlu, olumsuz görüş bildiren arkadaşların bunu tanışıklık gereği yapmadığına da adım gibi eminim... Önyargılı olmayalım. Eğer yazıyorsanız ve yazdıklarınız için görüş alamadıysanız bile bunu istemeniz halinde kesin olarak geri dönüş alırsınız. Bu siteye ilk yazmaya başladığımda ben de Kamuran hanım'dan özel olarak böyle bir ricada bulunmuştum. Fazlası ile yol gösterdiğini buradan tekrar teşekkür ederek belirtmek isterim.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Uzun zamandır burada yazılan bazı yazıları okuyorum.Bazen diyorum ki ne güzel bir yesbit yapmış.Bazen de saçmalıkla nitelendiriyorum.Cevap yazmak için de çırpınıp duruyorum ama malesef sistem sorunundan dolayı yazamıyordum. Bu" iZEDEBiYAT'DA HERKES KENDi YAZILARIYLA ALAKADAR" ne kadar yanlış bir tesbit ve ne kadar mesnetsiz bir suçlama.Böyle bir konuda genelleme yapıp herkes demek çok yanlış bir tutum. Böyle mesnetsiz bir suçlamayı sahibine burada ki şair ve şair adayları adına iade ediyorum...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
iZEDEBiYAT'DA HERKES KENDi YAZILARIYLA ALAKADAR! BUNU BiLiR, BUNU SÖYLERiM. BiRBiRLERiNi TANIYAN ARKADASLAR, BiRBiRLERiNE YORUM YAZIYoRLAR! BÖYLE, YAZAR oLUNMAZ Ki! oKUMA VE ELESTiRME KÜLTÜRÜ EDiNMEK LAZIM. YoKSA, KENDi KiTABINIZI, SADECE KENDiNiZ OKURSUNUZ...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
İzedebiyatla tanışıklığımın aylarla sınırlı olması mazur görülecekse eğer, benim de söyleyeceklerim var… Öncelikle üye olduğum ilk günden bu yana forumlara akratılan her yeni iletiyi okuduğumu, ancak genellikle forum başlığı ile bağlantı kuramadığımı belirtmek isterim. Forum alanlarının daha çok teknik sorun iletileri ile dolduruluyor olması, yazarların bu konuda da birbirleri ve editörler ile paylaşımda bulunmaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor ki belki de bu iletiler için ayrı bir alan gerekiyor. Bunun dışında iletilerin tarihlerine göz atıldığında yoğun bir kullanım olmadığı rahatlıkla anlaşılıyor. Mesela “devran-I şairane” isimli forum alanında sadece 8 ileti var oysa bu sitede sadece “aşk ve romantizim” başlığı altındaki şiirler 220 sayfa civarında. Bunca şiirin sahipleri sadece kendilerince bir şiir tanımı yapmış olsalardı dahi ortaya oldukça renkli ve doyurucu bir tablo çıkardı doğrusu. (Bu tembellere ben de dahilim). Üstelik şiir konusunun şöyle evire çevire eleştirilip yontulmaya ihtiyacı olduğu da kesin. Aynı atalet ve kısırlık benzer biçimde eser yorumlarında da dikkati çekiyor. İzedebiyatla münasebetleri eskiye uzanan arkadaşların bir çoğunun eski tarihli yazılarında yapılan yorumları gördüğümde gözlerim yaşarıyor doğrusu. Yazar ve eser sayısının artmasının ilgiyi bölüyor olması bir yere kadar anlaşılabilir elbette ama yeni izedebiyat zamanına gore uzun zaman çok okunanlar listesinde yer bulmuş bir eserin bile altında hiç yorum olmayışı ne demek oluyor ben anlamıyorum. Kamuran Hanım’ın özenli takibini saymazsak bu eleştiri benim için de geçerli. Onca okunmanın ardından hiç kimse bir şey hissetmemiş diye mi düşünmek gerekli acaba? En azından bir kişi bu okumanın kendisine bir şey vermediğini ifade etse, yazarını yazdıklarını yeniden gözden geçirmeye veya ortadan kaldırmaya itecektir ki bu bile benim için kimseye bir şey vermeyen satırları orada tutmaktan daha iyidir. Hepimiz yazdıklarımızı bir yerlerde kayıt altında tuttuğumuza ve bu siteye arşivleme amacı ile göndermediğimize göre yapılan işler üzerine bir çift kelam etmeye mecburuz. Not: Yukarıda yazılanlar temelde bir özeleştiridir ; Size ne ifade eder bilemiyorum ama en azından ben, artık daha çok şey söylemek durumundayımJ
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Ben yazar adresim ve şifremle giriş yapıyorum ama beni forum katılımcısı gösteriyor.Bu sorunu nasıl giderebiliriz?
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Bu kadar katı görüşeler benimsemeyin.Hepimiz özellikle biz genç yazarlar (yazar - şair adayları) mutlaka hatalar yapabiliriz bu Türkçe noktasında da olabilir.Bunlar eğer affedilemeyecekse yazmayı bırakmak zorunda kalırız. "yada" yı "ya da" olarak yazmayanlar olabilir bu yaptıyı hatayı düzeltemeyeseği anlamına gelmez.O nu affetmemek yerine yanlışını göstersek ya da gösterseniz daha olumlu olmaz mı?
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
konuyla ilgili özgür arkadaşın önerisi çok geçerli bence.en azından editörler eserle ilgili birkaç satır yazabilir.
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Yazmıs oldugum yazıları yazarlar kısmına uye oldugum halde kayıt etmeye calısıyorum ama maalesef gonderdıkten sonra yazdıklarımı goremıyorum.Sebebını bılen varmı. Bırde orada kayıt yapamıyorsam buradan yazılarımı gonderebılırmıyım.Su an onlıe bır yetkılı varsa bu yazdıklarımı okuyorsa acılen cevap alabılırmıyım???
Başa Dön