"Yazmak, aslında hayatın kendisiyle alay etmenin en ciddi yoludur." ― Virginia Woolf"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
SORUN YARATAN KISIM ASAGIDA BULUNAN KISIM CEVAP BEKLIYORUM... MUMKUNSE.BAĞLANTI ILE ILGILI BIR SORUN OLDUGUNUDA DUSUNMUYORUM CUNKU BAGLANTILARIM HER ZAMAN HIZLI VE SAGLAM.... YARDIMLARINIZI BEKLERIM... Yazı Yükleme Formu
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
YAZDIĞIM YAZILARI SİTENIZDE BULUNAN KISIMDAN UYE OLDUGUM HALDE ILETEMIYORUM....NE YAPMAM GEREKIYOR????? YAZI EKLE KISMINA GELIYORUM.YAZIYI AKTARIYORUM KAYDET DIYORUM... KARSIMA CIKAN BOMBOS BIR BEYAZ SAYFA ?????? SEBEBINI OGRENMEK VE YAZILARIMI SIZLERE BASKA NE SEKILDE ILETEBILIRIMIN CEVAPLARINI MUMKUNSE MAIL ADRESIM VAR ORAYA BEKLIYORUM... SAYGILARIMLA
? Kitap Dünyası
CANIM SIKILDI. gece. ben de en azından birilerini eleştireyim dedim. kuralımı çiğniyorum. oysa uslu çocuk olacaktım. televizyon kanallarında 20 yaşında bir kız geziyor. 16 yaşında çıktığı seks maceralarını anlatıyormuş. bağıra bağıra söylüyorlar. ana haber bülteninde üstelik. peki bizim 16 yaşında bir kızımız böyle bişey yapsa. yapamaz. keserler. yok. kesmezler... bilen bilir, şimdinin çok ünlü bir kadın yazarı, 18 yaşında bir kitapta çıkmıştı. içinde ensest bir ilişki anlatılıyormuş. yayıncı bu kitabı belli hileler yaparak yayınlamış. izde bir metin okudum. bir genç arkadaş yazmış. ilk okurken gülme krizine tutuldum, o öyküleyü okuyanlar hatırlar. içinde kaba bir cinsellik vardı... burda o öyküyü eleştiriyor değilim. o metni yazdığı için yazar adayını kutlamak gerek. diyeceğim şu, kimi yazarlar belli söyleşilerinde cinselliğin iyi anlatılmasından dem vura dursun, elin 20 yaşındaki kızı gelip burda olay yapsın. eh, yayıncının abisi televizyoncu. yoksa koyarlar mı ana haber bültenine... CANIM SIKILDI DEDİM YA ARKADAŞLAR, BENİ CİDDİYE ALMAYIN. evet, gayet açık, cinsel ya da cinsel çağırışımlı şeyler yazmak epey iyi. aslında bunun benzeri bizde çok. yani. bilmem hangi dansöz, bilmem hangi genel ev kadını, bilmem hangi porno yıldızı da kitap bastırıyor, macerasını anlatıyor... neyse. BEN RAHATLADIM. TAMAM. ŞİMDİ USLU ÇOCUK OLUP KİMSEYİ ELEŞTİRMEYECEĞİM. bu arada, teomana kafayı taktım. şarkıcı. ceket kıravat giymekle liselileri tavlayacağını sanıyor. bu insan oğlu o kadar değişiyor ki. yani öyle güzel oyun oynuyor ki çıkarı için. öyle güzel maske takıyor ki. bir gün ben de öyle olacağım. tabiki. ohhhhhhhhhhhh, rahatladım, ne iyiymiş eleştirmek... isa kantarcı.
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
iyi günler. Benim sorunum yazılarımın "son eklenen düzyazılar" bölümünde görünmemesiyle ilgili... 2. yazım ve 5 gün önce yazmış ve yollamış olduğum yazılarımı "son eklenen düzyazılar" kısmında göremedim. bu benim için bir sorundur ve bu sorunun ilgililerin düzeltmesi gerekmez mi? Saygılar...
? Kitap Dünyası
Tebrikler. Cesaretini alkışlıyor ve imreniyorum. Kolay gelsin. Bir çocuğun var artık. Saygılar.
? Kitap Dünyası
Tebrikler. Cesaretini alkışlıyor ve imreniyorum. Kolay gelsin. Bir çocuğun var artık. Saygılar.
? Kitap Dünyası
KİTABIN ADI BELİRLENDİ: KARMA AY SONUNDA ÇIKMASI DA KESİNLEŞTİ İÇERİĞİNDE ŞİİR/ÖYKÜ VAR DAĞITIMA GİDECEĞİ İÇİN ONU KİTAPÇILARDA BULABİLİRSİNİZ E DERGİSİ’NDE YANILANAN BİR ÖYKÜM VAR İÇİNDE. BAŞKA YERDE YAYINLANAN ÖYKÜLER VAR. YAŞAR DOĞAN’LA YAZDIĞIM BİR ŞİİR KİTABA EN İYİ METİNLERİ KOYDUK YÜZLERCESİNDEN EN İYİLERİ METİNLER BİRÇOK EDEBİYAT DERGİSNDE KOLAYLIKLA YAYINLANABİLECEK BİR NİTELİKTE EH, BEN DE ON SENEDİR BOŞUNA UĞRAŞMADIM. BU ARADA KİTABINI BASTIRMAK İSTEYENLER VARSA, ONLARA ELİMDEN GELEN YARDIMI YAPARIM. İSA KANTARCI
?
Yarışmalar
Açık Büfe
"Bir varmış bir yokmuş"la başlayan masallar, çizgi filmlere, bilgisayar oyunlarına yenik düşmüş gibi görünse de, bir kez daha uyku saatlerine konuk olmaya hazırlanıyor. Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), Polatlı Belediyesi ile gerçekleştireceği yarışmada, edebiyatla ilk tanışıklığı kuran masala, itibarını iade etmeye hazırlanıyor. TYB genel merkezinde, Polatlı Belediye Başkanı Yakup Çelik ile bir basın toplantısı düzenleyen TYB Genel Başkanı Yakup Deliömeroğlu, gayretlerini, pop kültürüne karşı bir ilaç olarak niteledi. Pop kültürünü fast food'a benzeten Deliömeroğlu, "Bu kültür, ruhlarda obeziteye yol açıyor." diye konuştu. Polatlı Belediye Başkanı Yakup Çelik de modernleşmenin sorunlarıyla kültürel değerleri yaşatarak mücadele etmek gerektiğini belirtti. "Hâlâ Anlatacak Masallarımız Var" başlıklı yarışmaya katılmak isteyenlerin masallarını, 1 Nisan 2005'e kadar Polatlı Belediyesi Kültür Müdürlüğü adresine ulaştırmaları gerekiyor. Yarışmada birinciye 3 bin, ikinciye 2 bin, üçüncüye bin YTL, 3 kişiye de 500 YTL'lik mansiyon ödülü verilecek. Yarışma ödül töreni, 23 Nisan 2005'te, Polatlı Belediyesi 13 Eylül Kültür Merkezi'nde yapılacak.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşım elime bir kağıt tutuşturdu ve "bu yarışmaya öykülerinden gönder" dedi, sevimli bir emirle. Kağıda ilk bakışta hemen gözüm aramadığını buldu; "30 yaşın altındakilere açıktır" Bastım kahkahayı. Arkadaşım hayli şaşkın. Gülme krizim non-stop devam. "Ne gülüyorsun gıcık gıcık" dediğinde, biraz kendimi toparladım ve "30 yaşın üstüne yasakmış bu yarışma" dedim. Sevimli bir şaşkınlık ve ardından "sen 30 yaşını geçtin mi?" sorusu. İyice koptum. "30 yaşını geçeli tam 10 yıl oldu yahu. Ama yine de teşekkürler sana, beni 30'unda bile görmediğin için" dedim. Gülüştük. Bir şeylerin sınırlandırılmasına oldum olası karşıyımdır ama bazen gerekmiyor da değil hani!.. Çocuklar arasında düzenlenen yarışmalarda da karşılaşırız sınırlarla. gayet de doğrudur. Her yaşın becerisi, yeteneği, kavrama düzeyi farklıdır. Eğitimci arkadaşlar iyi bilirler, ilkokul öğrencileriyle, lise öğrencileri aynı binada ders görmezler. Bunun çok çeşitli sakıncaları vardır. Buna uzun uzun girmek istemiyorum. Burada tartışılan konuya gelince, çok gereksiz buluyorum. Söz konusu olan bir dergide olabilir, bir yarışma da. Yaş sınırı konulması, ilgili kişilerin tercihidir ve saygı duyulması gerekir. Aksini savunan kişiler de, "çıkarırlar bir dergi, 30 yaşın altındakilere yasak" derler, olur biter. Gençlik adına, bir şey yapılacaksa bunu en iyi yine gençler yapacaktır. Kaldı ki bu onların en doğal haklarıdır. "Ulusların Kendi Kaderini tayin Hakkını" benimseyip de, iş bireye gelince, "Olmaz" demek "çelişki" değil midir?.. 16 yaşındaki "Duygu Ergun" isimli gencimizin yazdığı yazıları okuyunca, gençliğe "yolunuz hep açık olsun" demekten başka bir şeye gerek olmadığını düşünüyorum. Saygılarımla Orkun
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Eleştiri, tayfuna denk gelir poyraz olur, lodosun sıcağı bozar balıkları. Üç gün ömrü olan b alıklar, misafirlerle bir kokar. Muşka nın dışında tüm köpekler kemiğe koşar. Muşka havayı koklar. Kedileri sever, rutubete dayanamaz…Rahmetliyi saygı ve sevgilerimle anıyorum. Hiç aranmıyor değilsin.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Hey Girl, Blue Jean, Miço... hepsinin yaş sınırları var. Onların olabiliyorsa, bunların niye olmasın? Bazen televizyona genç bir yazar, genç bir ressam ya da genç bir müzisyen çıkar ve "bakın neler yapabiliyorum üstelik ben hâlâ 13 yaşındayım!" der. O ana kadar merakla izlediğim bu genç çocuk, bir anda o 'ufacık' yaşına rağmen, ucuzluk yapmış gibi gelir bana. Benden söylemesi, yaşlarınızın arkasına saklanmayınız. Siz kurun, siz yönetin ama "büyükler giremez!" gibi 'çocukça' bir prensiple hareket etmeyin. Nitekim sanatla uğraşıyorsunuz, derginizin amacı, ilkeleri, yolu yordamı içerikte olsun, dilde olsun, şekilde olsun ama insanların edebiyat ve sanatla ilgisiz özelliklerinde olmasın. Yoksa farkına varmadan bir Miço olarak çıkarsınız karşımıza. Saygılarımla, M. Doğan
?
Sinema ve Edebiyat
Edebiyat Tartışmaları
CİNSEL ÇIĞLIK Üşümüş Yalnız Hastalıkların en belalısı yakasında Kaplamış dudaklarını Gözlerinin esrarengiz dehlizlerini Kahverengi gözlerinde siyah bir gelinlik Onu avutacak bir ses bir kıvılcım arıyor küçük Sessiz Uzun tırnaklı Soğuk elleri İçinde bir çıyan Çıyan sonra kelebek oluyor Kadının ruhunun engin mavisinde kanat sallıyor Isıran Ilık Nemli Bir karanlık dolanıyor içerde Ürperten notaları usul usul çöküyor odanın çehresine Dudakları bir şey arıyor kadının Ruhu tıngır mıngır bir şey Elleri bir tutam sıcaklık Zarafet dalında birinci olmalarına gerek yok Yalın Düz bir sıcaklık Arıyor Titriyor Dudakları bir şey arıyor kadının Bilmiyor Arıyor Sağa sola bakıyor İniltiye benzeyen Dudakları bir şey arıyor öptükçe güzelleşen Öpücük yağmurları pırıltılar saça saça dökülüyor ruhundan aşağı Hoş ayaklarında bir dudak gezmeye başlıyor Uyduruk bir dudak ama Karanlık ruhunda bir bıçak geziyor Canı bin beter sıkılıyor Öptüğü adamları düşünüyor Kalbinin kırmızı buğusunda yeni hayatlar beliriyor Dudakları bir şey arıyor Bir şarkı mıydı Bir söz müydü Yoksa birine hoşça kal demeyi mi unutmuştu Yoksa Neydi o Hatırladı birden Sigara paketine yöneldi Sigara yanarken düşüncelerini de yakmaya başladı İçindeki akrep Peşine bir orduyu takmış şarkılı türkülü geliyordu Nırınay nırınay nırınay nırınay nırınay Rap rap rap rap rap rap rap Terliyor Terliyor Yeşil eteğini çıkardı oturdu Bir ileri bir geri sallanıyor Sanki içinde bir ateş var Önüne ne gelirse yaka yıka gidiyor Siyah iç çamaşırlarını çıkardı Ruhundaki bıçaklar çoğalıyor Ruhunda akrepler ordusu cızırtılar çıkarıyor Mutfaktan armut aldı Bıçakla dilimleyip yemeye başladı Bıçakla karnını deldiğini düşündü Armut bitmişti Can sıkıntısı gitmemişti Makarna aldı yedi Beş tabak Zaten kilo sorunu hiçbir zaman olmamıştı Ne var ki doymamıştı Açtı Ama neye Ayaklarında bir dudak duydu Sanki gerçek bir dudak Bir nefes Dudaklar göğüslerinde dolaşmaya başladı Zevkle iniltileri havaya titrek titrek yükselmeye başladı Cinsel organıyla oynamaya başladı Çığlıklar başladı Nihayet aradığı şeyi bulmuştu Ruhundaki bütün akrepler gebermişti. Kapı çaldı Giyinmenin g’si yoktu Haz dumanı tüten beyninin yeşil ormanlarında Az evel sanki uçmuştu Sarı çiçekler döküyordu yüzü Belki de sevdalanacağı adam vardı kapı ardında İki kütüğe benzeyen adam içeri hücum etti kapı açılır açılmaz AYNISINI BİZLE YAPMAYA NE DERSİN BEBEK!?
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Sevgili Ronay Savaşer, size teşekkür ediyorum. Bizi anlayan köşeden bakabildiğiniz için, inanın bazı arkadaşların şiirlerine dergilerde yer verilmiyor. Ben bir kaç bilindik usta şairle aynı ortamdayken onların hazımsız tavırlarıyla karşılaştım. Hep zorluklar çıkıyor önümüze ve kendimiz çaba sarf etmek zorunda kalıyoruz. Bunu kimse anlamıyor çünkü bizim yaşadıklarımızı yaşamıyorlar. Bizi anlamanız bile yeterli, eleştiri bile alsam şu durumda memnun olurdum. Ama görüyorsunuz, hakaret ve aşağılayıcı ifadelerle gelindiğinde sadece üzülüyoruz. Gençlere herkes köstek oluyor, herkeste bir kapris, hazımsızlık var ne yazık ki. Ama edebiyat bu değil. Olmamalı. En azından gençler olarak daha farklı bakmalıyız bizler edebiyata... Tekrar teşekkür ediyorum. Saygılarımla... S.Aylin Antmen
?
Sinema ve Edebiyat
Edebiyat Tartışmaları
AŞK YARATIĞI Yere düştü çırılçıplak Gözleri fal taşı gibi açıktı ebemkuşakları dans ediyordu ölünesi gözlerinde Işıyordu büyük bedeni Kavuniçi bir yalnızlık gibi fırıl fırıl bir aydınlatma yayıyordu geceye Geceyarısıydı gıcır gıcır Birkaç yorgun yıldız vardı kadife siyahı gökyüzünün vadilerinde Issızdı sokak Bir kadının çığlığı sokağı yalaya yalaya geçti gitti sonsuzluğa Öldüren hüzünler sarmıştı yalnızları Uyuyamayanlar kırık hayatlarıyla hesaplaşıyordu Evlerden birinde bir kadın yeni düşler icat etmeye çalışıyordu Eli yüzü geçmişin hayaletleriyle kirlenmişti Kaçmak kurtulmak istiyordu Sokağa çıkıp yüz kilometre hızla koşmak istiyordu Direniyordu Yeni düşler büyük çatırlar yaratmaya başlamıştı ruhunun akasyasında Sokak karanlığa gömülüydü Yaratık kadına baktı pencereden Onu uygun bulmadı Bir ıslık çaldı Kadın pencere yanaştı Hiçbir şey göremedi Geri döndüğünde gördü Masa üstündeki düşleri karmakarışık olmuştu Ağlamaya başladı gece usulca eğildi çöktü kadının yanına Kırk yaşındaydı Düş kurmak için çok mu geç Sil baştan yaptı İlk cümlesi ne olmalıydı Yaratık sansar gibi ilerliyordu kavuniçi aydınlık yayıyordu Birden ışığı fark etti Usulca bitiverdi pencerenin önünde İçerde yaşlı bir kadın hesap kitap yapıyordu Biriken hüzünlerini bozdurmayı düşünüyordu Mezar taşına gül resimleri yaptırmayı düşünüyordu Kırılgan yüzünde bir keman coşmuştu Gece usulca eğildi yaklaştı bir kibar çiçek bıraktı kadının önüne Çekip gitti Yaratık manzaraya alaylı baktıktan sonra uzaklaştı Gücü azalmıştı Zamanı kısıtlıydı Ona uygun insanı bulmalıydı Altınsı kaygılar davul çalmaya başladı çevresinde Tükürüyorlar küfrediyorlar şamar atıp kaçıyorlardı Koşmaya başladı Evlerin camlarında kristal bir vızıltı bitmeye başladı Kristal bir ışık uzuyordu arkasında Tüylüydü Tırnakları uzundu Kafası kocamandı Keskin dişleri vardı Kabusuna bıçak çekerek uyandı adam Nefes nefeseydi Hemen bir sigara aradı ışığı yakmadan Düştü Sövdü şansın damarına Sonra buldu sigarayı çaktı kibriti Allah kahretsin Her türlü korkudan ve kabustan geçebilecek umut yaratamamıştı Kızdı kendine Otuz beş yaşındaydı Artık bundan sonra karakterini vermeliydi hayatına Yoksa çok mu geç olmuştu Bir vınıltı duydu birden Durdu Kendinden geldiğini sandı Delirdim diye düşündü Vınıltı kurşun vınlamasını andırıyordu Hiç duymamıştı böyle bir şey Sanki bir piyano fısıltısıydı Çok garip Onun bir eşi benzerini duymamıştı şu garip kulakları İlahi bir mesaj aldığını düşünmeye başladı Bir ıslık duydu Kapıya koştu Sokağa baktı Yaratık keyifle onu izliyordu gülümsüyordu Kim var orda diye bağırdı adam Yaratık kahkaha attı Adamı ensesinden yakaladı Adamın beynindeki uru gördü Onu ileri fırlattı Adam korkudan ne yapacağını bilemez haldeydi Yaratık ordan uzaklaştı Bir koku duydu yaratık Bir genç kız kokusu Büyülü derinlikleri olan koku Yaratığın ruhunda büyük patlamalar yapıyordu Yaratığın ayaklarını yerden kesiyordu Koşarak eve yanaştı yaratık Gül bahçesini aştı Bir sıçrayışta çatı katındaki odaya yükseldi Kız çıplaktı Ayna önünde kendini seyrediyordu Bir mırıltı vardı taze Elektromanyetik dalgalar yayan kalın Eşsiz Hiç kaybetmemiş dudaklarında Beyazdı Dikti göğüsleri Kalçaları Garip bir ıslık çalıyordu Dudaklarını yaladı yaratık Titredi Vınıltı başladı yine Genç kızın dağdan bakan duygulu gözleri tedirgin oldu Vınıltıyı dinledi Yaratık keyiflenmişti Bir ıslık çaldı efkara çok uzak Alabildiğine deniz coşkulu Kız pencereyi açtı Yaratık saçlarından yapıştı Kız bağıramadı Ama kendini güçlü pençeden kurtarabilmişti Yaratık ona dokunduğunda görmüştü Bu kız tam ona göreydi Aşka karşı bir kız İç odaları pembe sadece Pencereye yumruk attı Hiç ses çıkmadı Dağılan cam parçaları önce havada süzüldü Süzüldü Sonra sanki kanatları varmış gibi Yere düştü En ufak bir ses çıkarmadan Kız karşısında yaratığı gördü birden Yaratık nefes nefeseydi Kız kilitlenmişti korkuyla Yaratık ışık haline girdi birden Kızın kalbine sonra ruhuna doğru aktı Kız birden kendine geldi DEV BİR AKREP PARLIYORDU YÜREĞİNDE AŞK AŞIK OLMALIYIM Diyordu kendine Garip parıltılar sarmıştı yüzünü Bedeninde şimşeğe benzeyen bir enerji kıpırdıyordu KİM KİM KİM KİM KİM KİM KİM KİM KİM Yaratık kızın ruhunda bir rakı sofrası kurmuş, kahkahalar patlatıyordu
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
sevgili aylin ve onun gibilerin amaçları ve çalışmalarını son derece gerekli buluyorum. "yer verilmiyor" dediği bir kesim olduğunu hepimiz biliyoruz.. o bu kesimi "gençler" diye adlandırıp işe koyulan bir destekçi anladığım kadarıyla. "çok satan" romancılardan birinin son çıkan romanı üzerine söylediklerini özetleyeyim size; "bu kurguyu ödüllerimi almadan, isim yapmadan önce yayınevine götürdüğümde, bununla hiç kimse ilgilenmez, kimse okumaz denip geri çevrilmiştim. ama şimdi aynı ürün yayınevini ihya eden bir yapıt oldu." sevgili nida, biliyoruz ki aynı ürün virgülü değişmeden bir süre sonra kıymet kazanabiliyor, onu yazanın kıymetlenmesi paralelinde. bir dergiye öykü gönderirsin öykündeki imgeler saçma bulunur, sonra günün birinde bir yarışma kazanırsın döndüğünde aynı öyküdeki imgeler bu kez çok çarpıcı bulunur, bu ne yaman kaypaklık... böyle bir ortamda karamsarca yazmaktan soğumak bile mümkünken, bazılarının çıkıp ürettiklerine değer verip kaleme daha fazla sarılmaya teşvik etmesi kösteklenmemesi gereken bir örgütlenme. bu noktada olan bitenden en çok muzdarip kesimlerden biri gençler olduğu için onlara yardımcı olmaya çalışan duyarlıların olması bence çok normal. bu bir görev dağılımı gibi.. bir atölye ya da dergi yaşı gençlerle, bir atölye yazısı gençlerle; bir atölye ideolojik yazanlarla, bir atölye soyut yazanlarla ilgilidir.. genel olarak amaç ortak, "yer verilmeyenlere" kapı açmak...
Başa Dön