..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Başka dillerle ilgili hiçbir şey bilmeyenler, kendi dilleriyle ilgili de hiçbir şey bilmiyorlar. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Toplum ve Birey
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İnsan Nasıl Ortaya Çıkmıştı? 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

Türler kendi fark (potansiyel) biyolojileri içinde zaten bir çeşitlilikti. Çevre de kendi özel yalıtımı içinde ister istemez bir düzen ve ilişkilerin bütünüydü. Orman gibi, çöl gibi, bataklık gibi, deniz gibi, vaha gibi yanardağ fay hatları gibi, süngersi kaya gözenekleri gibi, kaya çatlakları gibi vs. çevre yalıtımlı ortamdı. Hayat ta ister istemez kendi çeşitlilik eğimlimi ile yalıtımlı doğal yolların seçmesine denk düşecek bir parça fark çeş

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey
61 
 Eleştirinin Eleştirisi - 3  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Sende olanları neden başkalarına veriyorsun?Bilgilerin sende kalsa daha iyi olmaz mı? - Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.
62 
 Söylemler ve Eylemler - 9  (Hilâl Erboyacı)

Elbette yalnızca bizi ilgilendiren bir çarpıklık değil bu. Alexander Graham Bell’in hikayesini hepimiz biliriz. Telefonun icadında bile Hristiyan halk, İncil’i bahane ederek karşı çıkmış, bugün iletişim konusunda elimizden düşürmediğimiz böyle bir buluşa. İskoç mucit John Logie Baird televizyonu icat ettiğinde önce kimse ciddiye almamış onu.
63 
 Ekmeklerini Çöpten Çıkaranlara Selam Olsun  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Son söz:Ekmeklerini çöpten çıkaran bu insanlarımızın o öpülesi kirli elleriyle verdikleri yaşam mücadelesini takdirle karşılıyorum ve onları saygı ile selamlıyorum.
64 
 Gez Dünyayı, Gör Konya'yı  (Adem KALINSAZ)

Atalarımız “Gez dünyayı, gör Konya’yı” demiş. Bununla ne kastedetmişler diye biraz düşünmekte yarar var kanısındayım.
65 
 Çekilebilir Bir Hayat İçin Ne Gerekiyor?  (Müşerref ÖZDAŞ)

Neler bekliyor bu yuvarlak dünyayı daha? Bu biranın sloganı ise şu : “Hayat çocuklar için bile içki olmazsa çekilmezdir.” Ne denir ki? Bu dünyayı içkisiz çekilir kılmaya çalışmak bu kadar zor mu?
66 
 Kentlinin Otobüse Binme Kuralları  (Şevket Başıbüyük)

Oysa büyük şehirlerde daha çok kalabalıklar var. Büyük şehirlilerin/kentlilerin bu konuda yoğunluğu bizimkilerden kat be kat fazla olmasına rağmen onlar bizim bindiğimiz gibi binmiyorlar otobüslere… Onlarda kural; herkes sırasına bekleyecektir… Otobüs var ya da yok; tek sıra halinde, (ya da çift sıra) ama nizami, ama hiç kimse kimseyi arkadan itmeden, kakmadan, ayaklamadan (güçlü göçsüzü ezmeden) sırasını bekler…. Lütfen ama…
67 
 Bir Çaresi Olmalı  (Orhan Bani)

Evet! memleket hepimizin ve tabii vatan ve toprak uğruna tıpkı ecdadımızın yaptığı gibi can da vereceğiz,vermeliyiz de zaten toprağı vatan yapan verilen bu canlar değilmi...
68 
 İnsan Denen Mahluk  (Ahmet GÜNAY)

Cenab- Hak nurunu tamamlamak için insanı yarattı. Düşünen, tefekkür eden bir mahlük...
69 
 Nazım Bilgin Öldü… Bitkiler Öksüz Kaldı…  (M.NİHAT MALKOÇ)

Ölüm bayram seyran dinlemiyor. Vakti dolan kişi dünyadan göç ediyor. Bunu gösteren bariz bir örnek yaşadık geçtiğimiz günlerde. Kurban bayramının ilk günü(20 Aralık 2007) herkes bayram ederken Sürmene ilçesi esnaflarından Nazım Bilgin aramızdan ayrıldı. O, Trabzon’un önemli insanlarından biriydi. Seksen yaşında olmasına rağmen bir delikanlı gibi diri görünüyor, sürekli çalışıyordu. Karadeniz’in zengin bitki çeşitlerini toplattırarak ilaç sanayinde kullanılmasını sağlıyordu. Bu işten hem dar gelirli vatandaş, hem kendisi, hem de ilaç firmaları kazançlı çıkıyordu. Ona Sürmene’de “bitkilerin babası” diyorlardı.
70 
 Kabak Aşılı Karpuza Dikkat  (Ahmet GÜNAY)

Yasal olmıyan at eti kesimi it eti kesimi derken Yasal olan KABAK AŞILI KARPUZ lada tanıştık ya. Daha neler görüp duyacağız kimbilir.. Görelim MEVLA NEYLER.....
71 
 Köprübaşılılar Derneği ve Hemşehri Dayanışması  (M.NİHAT MALKOÇ)

Günümüzde Türkiye’de büyük kentlere hızlı bir göç söz konusudur. Memleketlerinde iş ve aş bulamayanlar büyük şehirlerin yolunu tutmaktadır. Küçük bir Anadolu kentinden büyükşehirlere gelen kişilerin buralarda tutunması hiç de kolay değildir. Onun içindir ki sanayinin ve istihdamın yoğun olduğu şehirlere göç edenler buralarda teşkilatlanmaktadır.
72 
 Gül'mü Lâle'mi ve İslâm'ın Sembolü  (Ahmet GÜNAY)

Gül asil bir çiçektir.Kutlu Doğum Haftası etkinliklerindeki tanıtıcı pankartlarda hep GÜL kullanılmıştır. Doğrudur da. Bu derneğin bu tanıtıcı pankartında neden Lâle kullanılmıştır..
73 
 İçimizdeki "Boş Şehir"ler...  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Anneler babalar ve kahırdan ölmeler faslını geçtikten sonra sıra geliyor "beni ne kadar kırdın biliyor musun?" durumuna. Aslında ben bu iki kardeşi ironik biçimde çok şanslı görüyorum. Çünkü dünyanın bir çok yerinde kardeşler hayatları boyunca bu kırgınlıklarını dile getiremiyorlar bile. Bu kırgınlıklar ve içe atmalarla gidiyorlar mezara. Ölüme giderken bile bütün o söylenememiş sözleri yanlarına alıp öteki tarafa götürüyorlar. Bence asıl acı olan bu durum.
74 
 Yoksa Öldüm de Cehennem de mi Yaşıyorum Ben Anne?  (Emine Pişiren)

Onur ve can ancak Allah'a son nefeste verilirmiş. O yavruların ne suçu vardı? Bilinen 34 dernek çocukları kirleten vakfı korumak adına girişimlerde bulunmuşlar bile. Ya Çağdaş Yaşama Dernekleri hallaç pamuğu gibi tarumar edilip, 35 bin çocuğun bursları hiçe sayılırken, üstelik kanser tedavisi gören Türkan Hocamızı hastaneden apar topar alınıp, günlerce sorguda tutukluyken hangi dernekler sokaklara dökülmüşlerdi?
75 
 Camilerin Görevi ve Ahmet Yüter Örneği  (M.Nihat MALKOÇ)

Arapça bir kelime olan caminin sözlük anlamı “toplayan”dır. Müslümanların ibadet mekânı olan camiler kulluk görevlerimizi ifa ettiğimiz yerlerdir. Camiler Müslümanlığın şiarıdır. Camiler Müslümanların toplu halde veya tek başına namaz kılıp, ibadet ettikleri umuma açık mübarek mekânlardır. Türkiye’de 80 bin civarında cami bulunmaktadır. Bu camilerin tamamına yakını halkın hayırlarıyla yapılmıştır. Devlet bu camilerin çoğuna imam atıyor ama camilerin elektrik, su, bakım ve onarım giderleri hayırseverler tarafından karşılanıyor. Türkiye’de camiler bir türlü dolmuyor, insanları camilere bir türlü çekemiyoruz.
76 
 Kaybedilen Umutlar, Kazanilan Muharrem Ince  (Alp Şahin)

Her devrim, baskaldiri, cesaret orneginin sonu mutlu bitmeyebilir ama her seye ragmen tarafini ve kimligini belli ederek sevgi ve saygimizi kazandin. Bizim umutlarimiz bitti ama senin bitmesin lutfen…
77 
 Doğumunun 63. Yılında Ahmet Hilmi İmamoğlu  (M.Nihat MALKOÇ)

Köprübaşı’mızın değerli simalarından biri olan Ahmet Hilmi İmamoğlu’nu 31 Mayıs günü kaybetmiştik. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinden olan ve uzun yıllardan beri eğitim camiasına hizmet eden İmamoğlu’nun çok geniş bir dost çevresi vardı. Buna cenazesinde bizzat şahit olmuştuk. Şiddetli bir yağmurda ebedî istirahatgâhına gönderdiğimiz Ahmet Hilmi Hocamızı binlerce insan son yolculuğuna uğurlamıştı. Bu insanların çoğu onun öğrencisiydi. Duyan herkes son vazifeye koşmuştu.
78 
 Kırk Şehitli Bir Yürek  (Osman AKTAŞ)

Evet, şehitler ölmüyor, zihniyeti bozuklar yüzünden eşi, çocukları, anası, babası, kardeşleri, bacıları ölüyor. Siz, sadece yoksul evlerine bir bayrak asıp, acılarını bile kendilerince yaşamalarına izin vermeyip, bir sloganla perdeliyorsunuz.
79 
 Milletimin Hali Bu Maalesef  (Ahmet Zeytinci)

Elinde mikrofon spiker soruyor. ’’Bize üç tane dünya edebiyatından klasik eser ismi sayar mısınız?’’ Saymaz mı benim vatandaşım, hemen sayıyor. ’’Anna Karenina-1 Anna Karenina-2, Anna Karenina-3’’ Vaaaav ne müthiş cevap gözlerim yaşardı... Sonra tekrar soruyor ’’Magazin programı veya evlilik programı yapan üç isim sayar mısınız?’’ Ondan kolay ne var? Hemen sayıyor ’’Seda Sayan, Esra Erol, Müge Anlı’’
80 
 İfakat Belgeseli  (M.NİHAT MALKOÇ)

Toprak kokar Karadeniz kadınının elleri… Kınalı parmakları aş ve iş’te yara bere olmuştur hayatla mücadele eden bu yiğit savaşçıların. Odun kesip taşımak, çay toplamak, tarla kazıp biçmek, inek sağmak, fındık toplamak, evin işlerini görmek…. Bunlar Karadeniz’de kadının bitmek tükenmek bilmeyen işleridir. O eli öpülesi kadınların bu işlerden emekli olma gibi bir şansları da yoktur. Son nefeslerini vermeden bu işler onları bir türlü bırakmaz.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Saçmalamaktan Korkun
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Toplum ve Birey
Bireysel ve Toplumsal Cehalet!
Cahit KILIÇ
Eleştiri > Toplum ve Birey
Aşağı Yukarı Değil İleri Bak!
Alp Şahin
Eleştiri > Toplum ve Birey
"Hakkın Kulu Sayılır Mı"
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Toplum ve Birey
Atatürk Üzerine Bir Kaç Kelam
Yûşa Irmak
Eleştiri > Toplum ve Birey
Cem Yılmaz Neyimiz Olur?
Yûşa Irmak
Eleştiri > Toplum ve Birey
Senden Adam Olmaz
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Toplum ve Birey
Maymuna Sahip Olmak mı?
Yûşa Irmak
Eleştiri > Toplum ve Birey
Kimin Hayatı Roman?
Yûşa Irmak
Eleştiri > Toplum ve Birey
Öyle mi Alay Komutanı?
Alp Şahin
Eleştiri > Toplum ve Birey
Siz Yöneticiler
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Toplum ve Birey

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.