Amerika Katil Katil!
Amerikan Emperyalist Menifestosunu Senatör Albert J. Beveridge 27 Nisan 1898'de şöyle açıklıyordu: "Dünya ticareti bizim olmalıdır, olacaktır. "
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Amerikan Emperyalist Menifestosunu Senatör Albert J. Beveridge 27 Nisan 1898'de şöyle açıklıyordu: "Dünya ticareti bizim olmalıdır, olacaktır. "
Farkında mısınız, insanlar akıllı cep telefonları ve bilgisayarların başında vakit geçirmekten doğallıklarını yitirdiler, halada yitiriyorlar... Geçenlerde Kızılay Durağından bindiğim metroda yanımda oturan delikanlıya yan gözle baktığımda oyun oynadığını gördüm. Son durağa kadar başını kaldırmadan, sağa sola bakmadan oyun oynadı arkadaş...
Beni kertmediler, ama bilemem sizi ya da başka birilerini beşikte kerttiler mi kertmediler mi? Beşik kertmesi, erkek ve kızın daha beşikte bebekken, gelecekte evlenmesine dair verilen karar. Dede Korkut Kitabında geçer. Anadoluda bu gelenek şöyle işler: Bir kızın doğum haberini alan ve bu kızın ailesiyle akraba olmak isteyen
Başka bir isimle de anmak isterseniz Maganda da diyebilirsiniz... En büyük özelliklerinden birisi ki aslında müthiş bir özellik olup şimdiye kadar onlardan başkasında da görülmemiştir, evet sıkı durun söylüyorum Okumadığı ve araştırmadığı halde her şeyi biliyor olmak. Bu özellik şimdiye kadar onlardan, yani kırolardan başkasında görülmemiştir...
Bir zamanlar var olan insanlık değerlerinin nostaljik hatırlanışı ve günümüzde yaşanan ahlaki çöküşün eleştirisi. Yazar, komşuluk ilişkilerinin sıcaklığından teknoloji ve sosyal medyanın getirdiği yabancılaşmaya uzanan toplumsal dönüşümü sorgularken, beğeni peşinde koşan, sahte imajlar yaratan bir neslin portresini çiziyor. Kaybolan değerler üzerine içten bir ağıt...
Yazarın şikayetçi olduğu her ne kadar en çok kendisi olsa da her bir bireyin eksik kalan yanlarını kaleme aldığı serzenişi, şikayet mektubuna dönüşüyor…
Bu ülkede taklit konusunda iki farklı görüşle karşılaşıyorum. Küçükler büyükleri, zayıflar kuvvetlileri nasıl taklit ederlerse, geri kalmış, fakir milletler de gelişmişleri, zenginleri öyle taklit ederler.
Kadın soyunduğu zaman, üzerinden çıkardığı her giysi parçasıyla biraz daha soyunur, oysa erkek üzerindeki donu çıkarana dek soyunmuş sayılmaz. Bu işlemi yaptığı zaman da sahnede olan kendisi değil aslında penisidir. Çıplak bir kadın vücudunu izleyen göz, cinselliği vücudun bütün noktalarından algılayabilir, ancak çıplak bir erkek bedeninde ister önden
Fetvacı Muhterem! Bu saydığın yiyecek ve içeceklerin belki az da olsa şehveti artırmada rolü vardır; ama şunu unutma ki şehvette asıl rolü oynayan kafadır, beyindir beyin! E
Tarihte birçok filozof, bütün kötülüklerin anasının cehalet olduğunun altını çiziyorlar. Ferdî cehalet, kişinin kendisini ve yakın çevresini felâkete sürükler. Toplumsal cehalet ise askerî savaşlara, yıkımlara ve on binlerin ölümüne sebep olur.
Sene 1993 Askeri lojmanlarda kalıyoruz o zaman... Salonun penceresi bakıyor Sümbül dağına... Görüyor, anlıyor ve biliyorum silah ateşlenmesini... Uzaktalar ama seslerden ötürü de bir o kadar yakınlar
Bir toplumu doğru anlamak, doğru ve güzel şeyler yapmak için, insan mutlak okumalı; kitap okumalı, gönül okumalı, zihin okumalı, gerektiğinde de meydan okumalı...
Unutmayalım ki,
Kemiyet ve Keyfiyet , Beden ve Ruh gibi birbirini tamamlayan, birbirine muhtaç iki dinamiktir
ama kemiyete değer katan keyfiyettir ya da insan kalanların çokluğu cemiyeti zirveye taşır.
Şimdi ise karşımızda hem kemiyeti hem de keyfiyeti yok etmek isteyen bir Küresel
Sosyo toplumsa nedenle elbette bu da tam böyle değildi. Ama "suyun rengini kabın rengi olduğunu" unutan şiirin temasına göre kişisi yetkin olmazlık (suyun rengi) ile el kaldırmayı özdeşleşen bu sav çok güçlü ve bu sav öyle göz ardı edilir gibi değildi.
Son yıllarda patlak veren ve ayrık otu gibi çoğalan bir mesleğe ve bu mesleğin çoğalmasıyla toplumumun ne kadar ilerleyip, kültürel değerlere sahip çıktığına değinmek istiyorum. Bu meslek Kişisel Gelişim Uzmanlığı...
İhsan Oktay Anar