"Yazarın kaderidir; ya açlıktan ölürsün ya da yazdıklarınla başkasını doyurursun." – Terry Pratchett (kurgusal olarak)"

Söz bitti, dua kaldı

yazı resim

Yenildim…
İnsanların kör gözlerine, taş kesilmiş kalplerine, acımasızlığın soğuk bıçağına yenildim.
Bir zamanlar içimde filizlenen merhamet, yavaş yavaş söküldü yüreğimden.
Artık iyiliğe dokunmak istesem bile, parmak uçlarımda hissedemiyorum o sıcaklığı.
Her şey dondu. Her şey uzaklaştı.

Ashab-ı Kehf gibi bir mağaram yok benim;
gizlenip bekleyeceğim bir sabah da yok.
Sığındığım her duvar, zamana karşı taş kesiliyor.
Uykusu rahmet olan gençlerin aksine,
benim uykularım sabaha varmayan gecelerde boğuluyor.

Onlar, bir gecede uyutuldular ve bir sabah yeniden dirildiler.
Ben ise her sabah uyanıyorum ama dirilemiyorum.
Belki de fark bu.
Belki de Allah, bazı kullarını uyutmuyor;
acılarını diri diri taşımayı öğretiyor onlara.

Ne kadar daha kaybetmem gerektiğini bilmiyorum.
Ama öğrendim ki insanın “keşke yapmasaydım” dediği anlar,
ruhun en derin yaralarıymış.

Ve şimdi biliyorum:
Gücünün yetmediği derdi, derdin sahibine bırakmak gerekir.
Çünkü insan kaderiyle savaştıkça erir.
Ve bazı dertler vardır ki,
insanın omuzlarına değil, yalnızca Allah’ın rahmetine sığar.

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön