..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gerçek sanat, gizlenmesini bilen sanattır. -Anatole France
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazarlar ve Şairler
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 18
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

Kolektif alan, kendisini özelleştiren iştaha göre bir kezlik dağıtılıyordu. Hikâyeye göre ilk dağıtım sürecinde kolektif güç kimi kişilere takdir edilerek verilmişti. Bu takdir içinde her şey dört dörtlük değildi. Takdir edilenler mülk sahipli eylem alanı içinde yaşandıkça aksamaların düşünce, eylem, söylem davranışları ortaya konup geliştirilecekti. Özel mülk sahipliği anlayışı iki ayrı eylem, söylem ve düşünce alanı açmıştı. İlki varlıklı kes

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Yazarlar ve Şairler
 "Anlamı Yok Tüm Sözlerin"  (Yûşa Irmak)

Fikret Kızılok’un en çok sevdiğim artık kült bir şarkısı olan: “Bu Kalp Seni Unutur mu?”da geçen bu dize zaman zaman dilime takılır… Başlıktaki söz ve şarkının tamamını mırıldanınca; halin susup, dilin konuştuğu ve sözün çürümeye başladığı bir zamanın bedbahtlarından bir bahtsız olarak, sessizliğin kalbindeki o sükunete giremediğimi de bilvesile paylaşmak isterim. Bizlere bunun gibi nice güzel şarkıları miras bırakan usta sanatçının acılarından ve anılarından söz etmek ve biraz da olsa sevgiliye halimi bugün bu şekilde anlatmak istiyorum…
 Şairlerin Kendi Seslerinden Ölümü  (Yûşa Irmak)

Anladım ki bir şair, ölüm üstüne yazar en güzel şiirini. Son şarkısı gibi kuğunun. En son ve en güzel… Ondan öncekiler hep buna hazırlık, hep bunun provası. Bir kuğu, bir şair son şarkısına mı saklar en manidar nefesini?
 Sevgi - Li Edebiyat  (GAYE DİLEK GEZER)

Meşgalemiz Edebiyat ise eğer sevgiyi ötelemek mümkün müdür? Aksine eşitlikçi ve ’’bizcil’ sevgi dolu bir selam, paylaşmaya dair nice nice güzellikler doğurur. Edebiyat da böyledir işte bambaşka dünyalarla buluşturur. Edebiyat insanlığa çok önemli bir misyon da yüklüyor peki bunun farkında mıyız? Bu eşsiz sihrin hikmetinde bizler tüm karanlıkları aydınlatıp nefretleri pekâlâ yok edebilir, sevgi ana kartlı Edebiyatla ve de edebimizle yaşama tutunabiliriz.
 Verem Edebiyatı  (Yûşa Irmak)

Yahudi asıllı Amerikalı yazar Susan Sontag’ın eseri “Bir Metafor Olarak Hastalık”ı hafızam beni yanıltmıyorsa bundan 5 yıl önce bir arkadaşın tavsiyesi üzerine okumuştum… “Bir Metafor Olarak Hastalık” kitabı 1988 yılında Dr. İsmail Murat tarafından Türkçe’ye çevrilerek BFS (bilim-felsefe-sanat) yayınları tarafından basılmış.
 Deneme Ustası Evliya Çelebi  (Yûşa Irmak)

Şu fani dünyaya ısmarlama bir insan olarak gelen Evliya Çelebi'nin daha ana rahmine düşmeden ne olacağı hakkında meydana gelen hadiselere baktığımızda böyle bir insan olacağını hemen sezebiliriz aslında..
 İlla da Ben… Ben!..  (Yûşa Irmak)

Çoğumuzun “Çeşmeler Kâşifi” veya “İstanbul Seyyahı” olarak tanıdığı Ruşen Eşref Ünaydın’ın “Diyorlar ki” kitabını lise çağlarımda okumuştum. Hatta 10 yıl önce Milli Eğitim Bakanlığı bu eseri ortaöğretim öğrencileri için tavsiye eserler arasına alınca sevinmiştim. Ancak benim kadar sevinmeyen arkadaşlarım olduğu gibi bir sürü yazarın kitabın tavsiye edilmesini eleştirdiklerini hatırlıyorum…
 Aramızdaki Şeyler  (Yûşa Irmak)

Hüzün ve kederle, tahin ile pekmez gibi ayrılmaz bir ikili olduk, çıktık… Böyle düşünceli, kederli anlarda insan, sığınacak bir liman bulamayınca, kitaplığına, kitaplarına sığınıyor… Dün gece ben de tam da böyle hüzün sellerinde kulaç atarken kitaplığımdaki “Dokuz Öykü” kitabına sarılarak rahatlamaya çalıştım..
 Refik Halid’in Ahmed Midhat Efendi’si  (Yûşa Irmak)

Felâtun Bey ile Rakım Efendi’de, Rakım Efendi’yi, onun değerlerini, yaşama biçimini savunduğu için bağnaz bir Doğu yanlısı sayılmış Ahmed Midhat Efendi. Hatta Tanpınar, Ahmed Midhat’a bildiğin mesafeli duruyor. Eserden yola çıkarak, edebiyatımızın ilköğretmeninin hayata dar bir perspektiften baktığını ileri sürüyor.
 Tolstoy’un Karısı  (Yûşa Irmak)

Edebiyat tarihi bir gün bazı kadınların itibarını iade edecekse, söz konusu listenin başında Lev Tolstoy’un hayatını kararttığı söylenen Sofya Hanım yer almalıdır. Zira biz onu, Tolstoy’u ömrünün son zamanlarında evden kaçırtıp bir istasyonda acılar içinde ölüme terk eden acımasız, vahşi ve huysuz bir kadın olarak tanımıştık.
10 
 Abdülbaki Gölpınarlı  (Yûşa Irmak)

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kadar Türkiye’de “Eski İstanbul Kahvehaneleri”ne aydın, akademisyen, yazar ve şairlerin büyük bir ilgisi vardı. Özellikle Laleli’de ki; “Acemin Kahvesi” ve Beyazıt’ta ki; “Marmara Kıraathanesi” son dönem yazar ve şairlerin düşünce insanlarının uğradığı sayılı mekânlar arasında yer alırdı.
11 
 Günde 25 Dolar Artı Masraflar  (Yûşa Irmak)

Her ne kadar Leo Malet gibi bir Fransız ustaya sahip olsa da kara roman, kara mizah daha ziyade Amerika’yla özdeşleşmiş türler arasında yer alır. Kara roman; klasik polisiyenin tersine, suçu istisnai bir hal olmaktan çıkarıp, toplumun geneline yayılmış bir karabasan olarak ele alır.
12 
 Yozgat Fatih Sultan Mehmet Ortaokulunda Kariyer Günleri  (Ahmet Sargın)

Okur Yazar Buluşması ve Kariyer günleri
13 
 "Suya Kanat" Ummana Karışan Şiirler  (Yûşa Irmak)

Her ne ise, hem kitapları bilirsiniz, bıraktığınız köşede, evet tam da oracıkta bir kedi gibi sessizce bekler, bir insan elinin ciltlerine, insan gözünün içlerine bakmasını isterler… Kitapların bu bakışına kayıtsız kalamadığım için şöyle minik, şirin bir çırpıda okuyabileceğim kitabı kitaplığımdan alıp okudum. Hacmi küçük ama etkisi büyük bir şiir kitabına denk geldim… Şimdi sizlere bu eser hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum...
14 
 "Korkma Sönmez... "" Şairi  (Osman AKTAŞ)

Birilerinden bir anı dinlerken hep, "Ben ...ken " diye başlayan ve sürüp giden cümleler... Ne güzel olurdu bir şairden bir yazardan anı dinlemek... Ben de aynını kullanacağım. Ben ilkokula başladığımda ilk kez İstiklal Marşı’yla tanıştım. Herkes kıpırdamadan duruyordu. Sanki ufukta bir zaferi görüyormuşçasına başlar dik ve mağrur, gözler sevinçli ve çakmak çakmak... Büyük bir işi başarmanın huzur ve sevincini yaşıyorduk bütün okulca.
15 
 Erol Toy İmparator Üzerine  (Mustafa Mert)

Roman boyunca emperyalizmin hileleri tatlı tatlı hiç yorum katılmadan, sövmeden anlatılıyor. Örneğin fakir çocuklara okulunu bitirmesi için destek olunarak, daha sonra onların devlet katında iş bulmasına yardımcı olup, onlardan birçok bilgi topluyorlar.
16 
 Karamazov Kardeşler Üzerine  (Aydın akdeniz)

Onun bu psikolojisi, 19.yüzyılın pozitivist felsefesini savunan düşünürleri çağrıştırıyor. Sanki rasyonalizmin güçlü ve zayıflar arasındaki dengeleri bozan seçiciliğinin insanı yalnızlaştırarak hayattan soyutlayacağını basiretiyle ön gören bir insanın tereddüdüne rastlıyoruz İvan’da. Fakat tercihini yine de rasyonalizmden yana yapıyor. Babasının kardeşi tarafından öldürüleceğini bilmesine rağmen suçun işlenişine göz yumduğu gibi aynı zamanda dolaylı bir destekte vermişti. “Bir sürüngen bir diğerini yutmaya hazırlanıyor” diyerek kayıtsızlığını koyuyordu ortaya.
17 
 Cemil Meriç'i Kelimelerle Anmak  (Melika)

Cemil Meriç'in şiir tadındaki yazılarıyla 12 Aralık doğum yıldönümünde anmak
18 
 Peyami Safa'dan Bahsetmek  (Melika)

Okunacak kitaplar
19 
 Ahmet Haşim ve Yalancı Ay  (derya eğilmez)

Bütün gün kırlarda, deniz kenarlarında dolaştık. Güneş, hayale müsaade etmeyecek tarzda her şeyi vazıh ve berrak gösterdiği için yalnız gözlerimizle yaşadık ve hiç eğlenmedik.
20 
 Tanpınar’ın Şark ve Garp Çıkmazı Üzerine…  (Yûşa Irmak)

Doğu ve Batı üzerine birçok esere imza atan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın takdire şayan çabası, yaşadığı dönemde maalesef pek anlaşılamamış… Hatta döneminin birçok yazarları tarafından ortaya koyduğu bu eserler küçümsenmiş, yadırganmıştır. Söz konusu bu çabanın bugün bile yeterince anlaşıldığını sanmıyorum maalesef…

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14  Sonraki Sayfa




son eklenenler
"Anlamı Yok Tüm Sözlerin"
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
İlla da Ben… Ben!..
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Verem Edebiyatı
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Sevgi - Li Edebiyat
GAYE DİLEK GEZER
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Günde 25 Dolar Artı Masraflar
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Abdülbaki Gölpınarlı
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Tolstoy’un Karısı
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Deneme Ustası Evliya Çelebi
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Aramızdaki Şeyler
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Bizi Birleştirenler
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Açık Deniz Kenarında
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Mahmur Bakışlara Akif Göstermek
Osman AKTAŞ
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Kıskanmak
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
Bir Cumartesi Akşamı,
Yûşa Irmak
Deneme > Yazarlar ve Şairler
"Korkma Sönmez... "" Şairi
Osman AKTAŞ
Deneme > Yazarlar ve Şairler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.