"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, kollarında hep o soğukluk kalır." - Stephen King"

Öykü

Avuçlarımla Kanımı

baş parmaklarımla yokladığımda nabzımı titreyen bir enjektör sessizliğinde düğümlendim diyetimle.
kahpedir ey zat hayatın altın fiyatındaki fiyakası.
bağrında sancı
ağrında kapatılmış
kapatmaları.

İkizler

O da, gördüğüne şaşırdı. Şapkasını havaya attı.
Taylar, anasının memesine uzandılar.
Dışarı çıktık. Babamla burun buruna geldik. Dayanamadım, konuştum.
\- "Müjde baba!" dedim, "İkiz tayımız var:"
O;

Evler

Ensemin keyfi bilir. Bir adım atarım deniz...bir adım atarım evciğim...bir adım atarım deniiizzzz...bir adım atarım evciğiiiimm...Hem yürür hem şarkılar söylerim...bir durur, bir bakar, birden de koşarım. İstersem. İsterim.

Ddt

Doğanın ve ananın kucağında, babanın yanıbaşında yetişen bir köy çocuğunun, gündelik yaşamından geleceki
günlerine yansıyanlar.

Sıradan Bir Gün

sıradan bir gün değil…
Bir kabusun ortasından başlıyorum, içim biraz uyku istiyor, aleni sevişmek az biraz da…
Yine geçici sahiciliklerin dokunuşlarıyla evcilleştiriyorum kendimi, masalım her geçen gün daha da kalabalıklaşıyor ama gözüm hiç birini ısırmıyor…
Keyifsiz bir yağmur düşüyor toprağın çıplak göğsüne,

Yüceler

Ne zaman Yüceler zirvelerine karalar bağlasa, hep o şaibeli sessizlik çökerdi kasabanın üstüne. Evlerin ışıkları soluklaşır, gece kara bir deliğe dönerdi.

Başa Dön