Bir Gecelik Aşk
Toparlandı, soba sönmüş, odanın içerisinde soğumuştu.
‘’Hepsi rüyayıymış, keşke gerçek olsaydı’’ deyip, yorganının altına girdi ve derin bir uykuya daldı.
"Uyanıklık, her zaman bir şeyden kaçmak için en iyi bahanedir. Özellikle de sabah 4'te." — Franz Kafka"
"Uyanıklık, her zaman bir şeyden kaçmak için en iyi bahanedir. Özellikle de sabah 4'te." — Franz Kafka"
Toparlandı, soba sönmüş, odanın içerisinde soğumuştu.
‘’Hepsi rüyayıymış, keşke gerçek olsaydı’’ deyip, yorganının altına girdi ve derin bir uykuya daldı.
Yasin Usta şekerleme faslını geçip derin uykuya kavuşmak üzere. Çırak, elini hafifçe omzuna koyuyor. Yavaşça sıkıyor. Usta, aralıyor göz kapaklarını azıcık daha uyusa, kafasını eğmiş olduğu sol omzu ıslanacak ağzından akan sularla. Sersemliyor önce, mavi gözlerini kocaman açıp hiddetle soruyor:
Bir ülkeye savaş ilân eder gibi, bütün hesaplarımı gözden geçirmiş, cephaneliğimi kontrol etmiş, bütün hazırlıklarımı tamamlamıştım. Birkaç defa yutkunup boğazımı çalıştırdım. Gereksiz biçimde öksürdüm. Derin bir nefes alıp verdim, ancak tam en iyisini seçtiğime karar verdiğim o büyülü sözleri söyleyecekken nedense son anda karar değiştirdim ve ağzımdan şu
Bir tarafım seni deliler gibi özlerken diğer tarafım otur diyor kendinle baş başa kal FAYDASIZ!!!
...
...
Trenin hareket etmekte olduğunu işte o zaman gördü adam. Nasıl da duymamıştı lokomotifin havayı yırtan düdük sesini!
“Bu trenin bir dönüşü olmalı, mutlak olmalı!” diye haykırdı. Artık koşuyordu da.
“Nerede? Ne zaman?”
Birlikte mutlu geçirebilecekleri sayılı durakları sessiz bekleyişle tüketmek ne acı. Kaç durak birlikte gidebilirlerdi ki bir arada. Elbet biri inecekti birazdan. Ve devam eden yeni birisini bulacaktı. Eskisini hemen unutarak. Sessiz, uzun bekleyiş.
Kalbin ta derinlerinden gelmiş bir kaç damla göz yaşı,
bir kaç damla haykırış...
Ne olursun sev beni...
Kadınca, kadın gözü ile, çeşitli kadınlarla yapılan görüşmelerin ortaya çıkarttığı yazıların ilki. Kadın gözü ve kadın duygusu ile kadınca paylaşımdır.
Fehmi, telefondan gelen sesle birlikte kendinden geçti. Her şeyi unutmuş, telefondan gelen ses ve iniltiler, kendinden geçmesine yetmişti. Selda sürekli neler yaptığını en ince ayrıntısına kadar anlatıyor, Fehmi sessizce dinliyor, zaman zaman kendisi de b
Çatlamaya yakın,yıllanmış bir şişeyim.Ruhum ise sonsuzluğundan sonra ki ilkbahar kadar sensizliğe muhtaç...
insan sevince ,aşık olunca nereye baksa sevgilisini görür ve zaman sevgilisi ile arasına kara kedi gibi girer isterki sabahtan akşama kadar onunla olsun isterki akşamdan sabah kadar sevgili ile olsun doymaz yanı doyumsuz bir şii
Gerçekten ne kadar çok istiyordu orada olmayı.
Şehir var olduğu için kaleler vardı, yollar vardı bitmezcesine ve arabalarda varoluyordu böylece...
Ne zaman göç etsem
Önce içim boşaldı .
Bindiğim her otobüste
Yanım dolarken
Hülya, arkadaşının sözünü tuttu. Bir daha Ahmet ile görüşmedi ama, onu her zaman ilk gün ki gibi sevdi. İstem dışı oluşturduğu ortam, onu sevdiği, unutamadığı ama kendisinden sadece yararlanmak için yaklaşan Ahmet’i aklına getirdi.
Mert Başaran