Elektrikler Kesikti, Yeni Jenerasyon Çalışamadı…
Günümüz üniversite gençliğinin son gelmiş olduğu hal...
"Yarın 6 Mart 2026. Dünya'nın dönmeye devam ettiğine dair elimizde güçlü kanıtlar var." - Terry Pratchett (kurgusal)"
"Yarın 6 Mart 2026. Dünya'nın dönmeye devam ettiğine dair elimizde güçlü kanıtlar var." - Terry Pratchett (kurgusal)"
Günümüz üniversite gençliğinin son gelmiş olduğu hal...
Bu âleme anlam kazandıran şaheseri, hangi ölçülerle tespit ederek, yaratanın azametini idrak edeceğiz!
Bu azamet ve haşmet karşısında, kul olabilmenin şuuruna nasıl varacağız?
Mevzu bahis yalnızca bireysel ilişkiler değildir. Ali ile Ayşe'nin veya İngiltere ile Amerika'nın dostluğu. Kirli ruhlar ve ihanet bin bir kılıkta.. İlişkiler ve politikalar.. Her kılıkta da yakar içimizi.
Burada Arapça ezan yasağının meclisce kaldırılma kararı fazlasıyla yetiyordu. Meclis kararını duyan Anadolu minarelere Arapça ezan okumaya koşmuştu.
Ünlü opera sanatçımız Leyla Gencer vasiyetinde, ölünce yakılıp küllerinin İstanbul Boğazı’na savrulmasını arzulamışlar.
Hayırlı olsun! Desek acaba “hayır” mı dilemiş oluruz? Yoksa “nayır, nolamaz” mı demiş oluruz?
" Sevgili dostlarım ! Hakikat elden gidiyor ! Hakikatin ipleri haylaz bir maymunun elinde, oynatıyor hepimizi bu hayat sahnesinde. Kanmayın dostlar buna , Tanrıya tamamıyla adamayın dileklerinizi, nihayetinde siz de Tanrının yeryüzündeki ufak bir parçasısınız. "
Benim tanımlamam şu. Türk toplumu, Kuran Müslümanı değil. Doğruluğu belli olmayan kimi hadislerin ve hurafelerin Müslümanı.
Aslında bütün suç, Batının reform ve rönesanslarla bilim devrimi yapıp kimsenin bileğini bükemeyeceği bilim ve teknoloji devi haline gelmesi ve tahrif edilmiş Hıristiyanlık-Antik Yunan kaynaklı aşırı dominant kültürünü dünyaya dayatmasında. Yoksa öncelikle biz Müslüman Türkler ile doğu Müslüman halkların suçu neydi ki?
....Bilirmisiniz kelebeğin ömrü birgün imiş. Ördüğü kozadan çıkmayı, gün ışığına kavuşma sabrını, çiçeklerin özlemini yaşarmış onca vakitte birgün sürermiş sefası. Bilmezmiş ikinci gününde olduğunu, bilmezmiş güneşin yeniden doğacağını...
Elbet kutlamalara karşı değiliz. Kutlanılacak bir şey varsa kendi dini ve kültürel değerlerimizle gayri meşruluğa kaçmadan kutlanmalıdır. Güçlü batı kültürü tüm dünyaya yılbaşını kendi kültür kutlamalarını dayatarak kutlatıyor. Müslüman toplumlar açısından Müslüman biri olarak bu dayatmada dini sakıncalar görüyorum.
Aziz okur,
Bir öğretmen dostumuz anlatıyor:
“-Özel eğitim ile ilgili ilköğretim öğretmenlerinin katılmasının zorunlu olduğu bir seminerdeyim. Nedense bana zorunluluk esasına dayanan proğramlar faydalı olmamaktadır. Ben de seminer esnasında zamanımın bir kısmını zorunluluktan kaynaklanan nedenden dolayı semineri (slayt proğramını) sunan öğretmeni dinliyorum. Zamanımın diğer
Levye, kavgacı sürücülerin taş devrinden kalma silahı!
Bu metin, toplumsal değişimleri nostaljik bir bakış açısıyla ele alıyor. Yazar, eskiden var olan güler yüzlü yaşlıları, emeklileri ve ahilik geleneğini sürdüren esnafı özlemle anıyor. Günümüzde bu değerlerin kaybolduğunu vurgulayarak okuyucuyu vicdanını dinlemeye ve gerçekleri görmeye davet ediyor. Metin, sosyal eleştiri barındıran duygusal bir çağrı niteliğinde.
Ötekine göre yaşamak kendine göre yaşamaktan daha değerlidir bu toplumlarda. Elalem ne der? Konu komşu ne der? Büyükler ne der? Birilerinin bir şey demesi senin ne dediğinden daha önemlidir. Dolayısıyla bu toplumlarda sapkınlık az görülür. Çünkü çok riskli ve affedilmez tabulardır. Tüm sapkınlıklar gizli, girift ve karanlıktır. Buna
Hayatımızı etkileyen bir çok şey var. Mesela duygular. Her türlü duygudan bahsediyorum. Sevgi, aşk, nefret, tutku, acı, açgözlülük ve korku... Ama bunların nedeni nedir diye sorsam cevap veremez çoğu insan... Çünkü düşünmeye vakit yok! Biz, yaşamamız için bahşedilmiş süreyi ziyan etmeyi tercih eden bir türüz. Bu yazı herkes
Toplumsal sorumluluk sahibi insanlar, konuyu bir de bu açıdan görün!
Sanayi toplumunun atıklarıyla gittikçe kirlenen, yaşanmaz bir hale gelmekte olan dünyamızda, duyarlı bir insan olarak verilecek mücadele, kendi kapımızın önünü temiz tutmaktan daha aktif bir çaba gerektiriyor.
Sema Kaygusuz