"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"

Eleştiri

Hanıyağma

Açık denizlere çıkmak için boğazlardan geçmek lazım. ' Şu boğaz harbi yok mu var mıdır dünyada eşi ' demiş Üstad. Acaba Üstad olayın bu boyutunu düşünmüş müdür? Hanıyağma İran kültüründe vardır. Türk kültürüne de geçmiştir. Yemek verildikten sonra ziyafete katılanlar sofrada kullanılan çatal, kaşık, tencere gibi ne varsa

Türk Sinemasında Kürtler

Türk Sinemasında Kürtler ifadesi ne kadar itici ve üzücü bir kullanım değil mi? Bu ülkenin vatandaşlarını ötekileştirmek ve zencileştirmek Amerikaya yakışsa da Türkiyeye yakışmayacak bir yaklaşım biçimidir.

Allah'ın Laneti Üzerlerine Olsun!..

"...15.000 Türk Askeri Esir edilmiş ve bir ERMENİ DOKTORU İngilizlerle birlikte Türk Esirlerinin gözlerini asitli suyla kör edip, asit havuzlarına atmışlar, havuzlardan sağ çıkmamışlar. Etleri kemiklerinden ayrılana kadar bu vahşeti izlemişler. Türkiye Bu savaş Suçuna Neden Hala Tepkisiz? Bir avuç ERMENİ TASARISINI Dünyaya kabul ettiriyor..."

Önce İnsanlar Bozuldu Ekmekler Sonraki İş

"Önce Ekmekler Bozuldu, sonra her şey" diye başlar kitap. Oktay Akbal'a saygımız sonsuz mutlaka ama önce insanlar bozulmuş gibi geliyor bana. Çok eski bir hikâyedir, ta Hazreti Âdemin çocukları Habil ile Kabil'e kadar gider sebebi de basit bir kıskançlıktır aslında. İşte insanların bozulması burada başlar sonra gerisi çorap

Milliyetçilik Kötüdür

Ama onlar özgür halkların özgür iradeleriyle bir amaç doğrultusunda birleşmesini istemiyor. Onlar tek bir halka ve ruhsuz koca bir ET YIĞININA İNDİRGENMİŞ hımbıl, akılsız bir kitleyi "KENDİ hakimiyetleri altında" istiyor.

Nur Topu Gibi Bir Barışımız Doğdu… Peki Sonra?..

Onlarca yıl ülkemizin çocukları da, birbirine kırdırıldı. Ateş düştüğü yeri yaktı hep, nice ocak söndü. Köyler bombalandı, boşaltıldı, insanlar yerinden yurdundan edildi. Şehirler göç edenlerle doldu, göçün yarattığı sorunlar yaşandı, yaşanmakta.
Ayrı devlet, demokratik özerklik, federatif yapı derken, şimdilik üniter devlette pazarlık bağlandı. Bizim sınırlar, Misakı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü"nden, Şapşal Şabalak Konserlere, Cicili Bicili Mağazalara

Devlet adamlarımız ve eşleri, pek önemserler bizi. Günün “mana ve ehemmiyetine uygun” kutlama demeçleri yayınlanır. Belediyeler şapşal şabalak konserler düzenlerler, göbekler atılır şen şakrak. Töre cinayeti denir, kadınlar öldürülür bir yandan. Memeleri tomurcuğa durmamış kızlar, dedelere peşkeş çekilir, alınır satılırlar. Bahçedeki ağaçtan ya da bir tavandan sallandırılmış ipin

Başa Dön