İsyan
Bazı dostların bazı şeyleri, bazı şeylerle bağdaştırma yeteneği ve algılama seviyesi olmadığı için; ben onların gözlerindeki perdeyi kaldıracağım İnat ettim Tabiatım böyle.
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
Bazı dostların bazı şeyleri, bazı şeylerle bağdaştırma yeteneği ve algılama seviyesi olmadığı için; ben onların gözlerindeki perdeyi kaldıracağım İnat ettim Tabiatım böyle.
Günümüzde, dünyada ve ülkemizde, insanların duygu ve düşüncelerini yönlendirme, güdümleme, iğdiş etme, tek tipleştirme çabaları, artık bilimsel yöntemlerle sürdürülmektedir. Medya, basın-yayın, tümü tekelleşmiştir ve ne yazık ki, dünyaya dayatılan bu postmodern çarpık kültüre hizmet etmektedir. Aynı yaklaşım, devletler için de geçerli olduğundan bu gidişe “dur” diyecek bir güç,
Freudun Henüz yanıtlanamamış ve kadın ruhuyla ilgili otuz yıl süren araştırmalarıma karşın benim de yanıtlamayı başaramadığım çok önemli bir soru var: Kadın ne ister? sözlerine karşı çıkıyorum asi kadın ruhumla
Fikret Başkaya
Arap baharları, Kürt sorunsalı, savaşlar... Ölen çocuklarımız... Hepsi... Her şey... Ne için?...
147 uluslar ötesi/üstü şirketin ve işbirlikçilerinin bitmek tükenmez aç gözlülükleri ve kârları için...
Para... Paranın gücü...
Para, karşı devrimciyi devrimci, şeriatçıyı ileri demokrat; diktatörlüğü demokrasi, kullanılıp atılmış ya da yeterince
Kadıköy'de bir cenaze töreni... Siyah giyinimli kadınların gözlerindeki koyu renkli gözlükler gözyaşlarına kalkan olmakta. Belki de ölüme savaş açmanın bir yolu da gözlere, gözlükleri kalkan yapmaktır böyle semtlerde. Kadıköy'deki cenaze töreninde fırfırlı kilotlar ölüye rahmet okumakta. Böyle muhitlerde duayı kilotlardaki oyalar yapmakta herhalde. Bütün kıyafetler siyah renkte iken,
Çok fazla inandık. Çok fazla güvendik. Çok fazla kaybettik. Suçlusu aslında biziz ama başkalarını suçlamayı seviyoruz.
İçi boş beynine profilimi doldurma çalışması içinde olamam. Sendeki kafa dipsiz bir kuyuya benzer. Bana Yusuf yüzlü diyeceksin diye karanlık sularına düşemem. Sulanmış beyninin kılcal damarlarında çıplaklığımı yüzdüremem. Sen beni düşüncelerinle boğmaya çalışırsın. Bir girdaptır, bir karanlık sudur beyninin içi. Bana aydınlıktan ve yakamozdan dem vurma.
Türkiye’nin aydınları, gazetecileri, bilim adamları, akademisyenleri, yazarları nedenini bilmedikleri “sözde garip suçlardan” yıllardan beri cezaevindeler. Onlar terörist değil. Hiç kimseyi öldürmediler. Soygun yapmadılar. Kimseyi gasp etmediler. Sadece düşüncelerini söylediler. Üstelik, haklarındaki iddianame daha okunmadı bile. Yani, nedenini bilmeden içerde “çürümeye” terk edildiler. İddianamenin okunmasının bile çok uzun bir
Kurtlar Vadisi, büyüyen Türkiyenin sesi olma yolunda ilerlemektedir. Dizi, kahramanlarına bu paralellikte söylemlerle konuşturmaktadır. Büyük Türkiyeyi isteyenler ve istemeyenleri bir potada ele alan dizi, iki tarafında gerekçesini dillendirerek, kararını BÜYÜK TÜRKİYEyi isteyenlerden yana kullanmaktadır.
Ah! be gözlerim kara kıta Afrika'da bir lokmaya muhtaç insanlar gördün. Birileri kuş sütünün eksik olmadığı sofralarda tıka basa karınlarını doyururken, kusacak kadar yemek yerken, kara kıta Afrika'da bir lokma ekmek için, bir kilo patates, pirinç için birbirini ezen çiğneyen insanlar gördün. Okula gitmesi gerekirken, küçücük çocukların elinde
Yeni eğitim-öğretim yılı başladı…
Hayırlı ve uğurlu olsun.
Adı üstünde; “Yeni eğitim-öğretim” diyoruz…
Yani; “eğitim” kelimesi, “öğretim” kelimesinden önce zikredildiğine göre; tüm eğitimcilerimizden, yeni eğitim-öğretim yılında, öğretimden daha çok önce eğitime önem vermeleri dilek ve temennilerimle yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı ve uğurlu
İhsan Oktay Anar