Affet Bizi Atam
Türk milleti zekidir,çalışkandır demiştin ya... Yalan çıktı maalesef o Atam. Hala senin gibisi gelmedi, hala
sana muhtaç duyuyoruz
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
Türk milleti zekidir,çalışkandır demiştin ya... Yalan çıktı maalesef o Atam. Hala senin gibisi gelmedi, hala
sana muhtaç duyuyoruz
Çünkü ben, OKUR’UM...
Hiçbirinin görüşüne katılmayabilirim.
Bazılarının görüşüne katılır, bazılarına katılmayabilirm.
Bazılarının, bazı görüşlerine katılabilirim.
Ama ben, HEPSİyim.
Ah! be gözlerim kara kıta Afrika'da bir lokmaya muhtaç insanlar gördün. Birileri kuş sütünün eksik olmadığı sofralarda tıka basa karınlarını doyururken, kusacak kadar yemek yerken, kara kıta Afrika'da bir lokma ekmek için, bir kilo patates, pirinç için birbirini ezen çiğneyen insanlar gördün. Okula gitmesi gerekirken, küçücük çocukların elinde
Ayfer Tunç
8 Mart’ı “Emekçi Kadınlar Günü” olarak tanımlamak, kadınların çok büyük bölümünün, sömürü karşısındaki konumunu saptar. Kadının, sömürüldüğünün farkına varışının, bilincinin uyanışının, başkaldırısının tarihini simgeler. Ayrıca “Kadın”a vurgu yaparak, onun katmerli ezilişine dikkat çeker.
Böylece, “Emekçi” sözcüğünden kaçışın anlamı da ortaya çıkıyor.
güneş doğmuş ülkemin üzerinde.......
bulutların arasından çıkarak. Ya Rab! bu bizmiyiz... bu ağlayışlar bu kin bu öfke de ne..
yoksa bu mutluluk gözyaşlarımız mı bizi sınayan...
Hiçbir şey asla ama asla bedava değildir Hiçbir şey ama Hatta ve hatta Hem bedava hem de zorlanıyorsa Burada sıkıntı var demektir.
en büyük eksiğimiz kendimizce gideremeyeceğimiz bir şey ihtiyacımız var ama istediğimiz bir başkasında
IV. Murad; Allah, peygamber korkusu bilmez alçaklar! Unutmayın ki, intikam gecikir ama asla yaşlanmaz! diye bir söz söylemiş. Hani geçmişte de demek ki Neyse.
Ota Benga, 1904 yılında, Samuel Verner adlı evrimci bir araştırmacı tarafından Kongo'da yakalandı. Adı, kendi dilinde "dost" anlamına gelen yerli, evli ve iki çocuk babasıydı. Bir hayvan gibi zincirlendi, kafese konarak Amerika'ya götürüldü.
Daha şafak sökmeden, “Gül parmaklı uyku” okşarken bizi, korku salan sirenler, homurtulu motor sesleri, evlerin önüne yığılan polis arabaları ve askeri araçlar, postal sesleri... Üstüne tiril tiril, kaliteli kumaştan yapılmış pantolon parçalarının, ince güzel derili mokasen ayakkabılara döküldüğü sorgucu ayaklarının, halıları çiğneyişi, göğüslere dayanan silahlar...
Sosyalleşi̇yoruz Ve Bu Kadar Sosyal İnsan İçi̇nde Ben Asosyal Bi̇r Yerdeyi̇m....
Bir ana hasta çocuğu için sosyal medya da yardım istiyor, merhametli ve samimi arkadaşlar da bu ananın yardımına koşmaları için yardımseverleri uyararak önayak oluyorlar. Gerçekten çok güzel bir davranış. Duygulanmamak elde değil.
Zülfü Livaneli