Roman Yazmak Korkunun Ötesinde Bir Şey...
Roman yazmak korkunun ötesinde bir şey...Öncelikle hangi konu hakkında yazacağını düşünmek sadece aylar değil, yıllar alabiliyor.
"Yazmak, aslında kâğıdı kandırmaktır; boşluğa, anlam taklidi yapmasını sağlarsın." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"
"Yazmak, aslında kâğıdı kandırmaktır; boşluğa, anlam taklidi yapmasını sağlarsın." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"
Roman yazmak korkunun ötesinde bir şey...Öncelikle hangi konu hakkında yazacağını düşünmek sadece aylar değil, yıllar alabiliyor.
Kitapta hikemî bir edep, sufîyane bir sezi, yazarın kelimelerin bohçasına sakladığı bir çeyiz gibi korunuyor. Saflık ve temizlik içinde dupduru, yalın, hoş bir sızı kendini ele veriyor. Öykülerdeki oyun içinde oyun, zaman içinde zaman, kuş bakışı bir görünümle ama aynı zamanda tüm detayları ince ince, sabırla çizen bir
Ömer Akşahan gazeteciliğini, felsefesini, edebiyat dilini belirlerken insandan yana oluşun ölçütlerini yazılarına da yansıtıyor.
Mistik Doğu coğrafyasından cımbızla çekerek Karsı ve Karsın kültürel şahsiyetinde bizi, özümüzü, özümüzün kültür devlerinden birini mukayese yoluyla anlatmaya çalışacağım dilimin döndüğünce, edebî gücümün yettiğince...
Gaziantep'in ünlü şairlerinden Mehmet Nacar'ın yayınlamış olduğu 6. şiir kitabının tanıtımı...
Birilerinden bir anı dinlerken hep, "Ben ...ken " diye başlayan ve sürüp giden cümleler... Ne güzel olurdu bir şairden bir yazardan anı dinlemek...
Ben de aynını kullanacağım. Ben ilkokula başladığımda ilk kez İstiklal Marşıyla tanıştım. Herkes kıpırdamadan duruyordu. Sanki ufukta bir zaferi görüyormuşçasına başlar dik ve
Öykü yazıldıkça karakterler belirginleşmeye başlar. Bir el onları düşüncenin karanlık, dipsiz derinliğinde uyuklarken bulmuş çekip çıkarıyordur yüzeye. Direnirler mi? Sanmam, barınacak beden bulmuşlardır çünkü. Yazarın boyun eğilecek iradesi üstelik o yaşlanıp giderken kendilerini ilk günkü canlılıkla ölümsüz kılacak sürece götürmektedir.
“Tirşikci gazeteci” ne demek?
“Tirşikci gazeteciler” kim?
Tirşikci gazeteci; hep sağda solda karın doyurma peşinde koşuşturanlardır.
Tirşikci gazeteciler; açlığını birilerinin uzattığı ekmekle giderip, kendisini doyuranların yanında kuyruksallayanlardır.
Bu nedenle Tirşikci gazeteciler; dış mihraklı beslenip kendi öz değerlerine saldırırlar hep…
Kazandığın an kaybettin demektir. Çünkü kazanmak, aynı zamanda bir vazgeçiştir. İster bir piyango, ister yıllarca peşinde koştuğun bir makam ya da iş olsun, değişmez. Değişen yalnızca yeni bir katmanda yol alacak olduğundur. Kazanmadan önceki konumda artık olamazsın.
Malatya halkının istifadesine sunmak üzere açmak istediği bilgisayar ve internetine kadar okuma merkezinden müteşekkil kütüphanenin bir odasına Büyük Doğu’nun kurucu üyelerinden M. Sait Çekmegil’in, bir başka okuma odasına da Malatya ekolünü oluşturan Müftü İsmail Hatip Erzen’in kendi kaleminden çıkan kitapları ve kaynağından beslenip “Malatya Ekolü”nü oluşturduğu kitaplar ile
Ey okuyucu, borçlu olduğun yazarın kıymetini bil. Sahip çık. Eserlerini yaşat. Yazarı onurlandır. Yazara gereken değeri, önemi vermeyi ihmal etme. Onu ölüm tarihleriyle hatırlama, ya da fuarlarda göz göze gelmekle yetinme. Kalbine inebilmeyi beceren yazara saygıda kusur etme. Zamanında teşekkür et. Yazara, kendini hissettir.
Kırmızı karanlık’ı okuyunca…
Kırmızı karanlık’ı okuyunca şairin ne anlatmak istediği hiç de umurumda değildi. Çünkü şair bu kitapta ne anlatmak/yazmak istediğini zaten anlatmış/yazmış…
Benim için önemli olan, henüz mürekkebi kuramamış ekmek sacından yeni inmiş ve taze ekmek gibi kokan bu şiir kitabının beni ne
Türk milleti anasından şâir doğar. Hiç anlamayanımızın bile mutlaka bir dörtlük karalamışlığı vardır.
Tevfik Fikret,Servet-i Fünûn Topluluğunun başta gelen şairlerinden birisidir.Hatta bu edebî kitlenin yayın organı olan Servet-i Fünûn dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yapmıştır.Şiirlerini “Rübab-ı Şikeste” adlı eserde bir araya get
Zor biliyorum, çok zor, olmaz gibiyiz, kısmetim değilsin.
Yakarız be sanki yangınlarda küllerimizi, hı, ne dersin?
Eski aşktan kalma bir acı,
Şimdi sen eski aşk mı oldun? Ya bu taze ateş de ne içimdeki?
İnsanlar vardır ki canını dişine takarak büyük bir mücadele örneği gösterirler.Dünyaya gelirken fizikî eksiklikleri olsa da bunu ruhî üstünlükleriyle telâfi ederler.
İşte size böyle olur şairlerin sonu dedirtecek bir yaşam öyküsü. Macar, toplumcu gerçekçi akımının bir şairi Attila József...